Atardamar hastalıkları;

Atardamar Hastalıkları: Damar Sertliği (Ateroskleroz)

Atardamar, duvarında daralma ve daha ileri dönemde tıkanıklıkla birlikte olan ve genellikle ileri yaşlarda gözlenen bir durumdur. Vücutta, hemen her organda gözlenebilen bir hastalık olup daha sık olarak; boyun damarları (şah damarı), kalp (koroner arterler), böbrek (renal arter) ve bacaklarda (periferik arterler) görülmektedir. Tıkanmanın derecesine bağlı olarak belirti ve bulgular ortaya çıkmaktadır. Bu durum, tıkalı damarın bulunduğu organ veya bölüme bağlı olarak; felç (strok, inme), kalp krizi, böbrek yetmezliği veya ayak yarası şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

Damar sertliği, daha çok ileri yaşlarda ortaya çıkan bir durumdur. Ancak, şeker hastalığı (Diabetes Mellitus), hipertansiyon, sigara içimi ve hiperkolesterolemi durumlarında, damar sertliği daha erken ve yüksek oranda gözlenmektedir.

Damar sertliğinin tanısı, hasta şikayetlerinin değerlendirilmesi ile gerçekleşir. Her hastalığın tanısında önemli olan öykü ve sonrasında fizik muayene ile değerlendirilmeye başlanır. Radyolojik testler arasında; renkli doppler ultrasonografi ilk olarak yapılan tetkiktir. Bundan sonra ki aşamada, bilgisayarlı tomografik anjiografi (BT Anjiografi) veya manyetik rezonans anjiografi (MR Anjiografi) yapılır. Radyolojik incelemelerin her birisinin, diğerine göre avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır.

Atardamar Hastalıkları – Damar içi plak

Damar sertleşmesi, üç ciddi soruna neden olur. Birincisi, tıkanıklık zaman içinde yırtılabilir ve içinden çıkan parçalar akıntıyla gidip daha dar damarları tıkayabilir (tromboz). İkincisi, tıkanıklık yırtılmasa da büyümesi sonucunda damarın daralmasına (stenoz) yol açabilir. Her iki durumda da lezyonun bulunduğu damar tarafından beslenen organ veya vücut bölümüne yetersiz kan gitmiş olur. Hastalığın izleyebileceği 3. alternatif bir yol ise anevrizma gelişimi olarak adlandırılır; bu durumda damar genişler ve damar duvarı zayıflar, en zayıf noktasından balon gibi şişer ve patlar.

Atardamar Hastalıkları: Damar Tıkanıklığı

Damar tıkanıklığı, damar sertleşmesi adı verilen durumun zaman içerisinde ilerleyerek, damarı tam veya tama yakın derecede kapaması (tıkaması) ile ortaya çıkar. Bu durum genellikle, 45 – 50 yaş üzerinde, gelişim evrelerine göre bulunduğu damar veya vücut bölgesine göre bulgu ve belirti verir.

tr.wikipedia.org adresinden alınmıştır

Damar Tıkanıklığı ve Evreleri

*tr.wikipedia.org adresinden alınmıştır
Damar tıkanıklığının teşhisinde hastanın şikayetleri önceliklidir. En sık karşımıza çıkan şikayetler; yol yürürken bacaklarda ortaya çıkan ağrıdır. Yukarıda da bahsettiğim gibi, hastalık tarafından tutulan damar bölgesine bağlı olarak bu değişkenlik gösterir.

Renkli doppler ultrasonografi ve anjiografi, damar tıkanıklarının tanısında kullanılan bir yöntemlerdendir. Atar veya toplardamar hastalıkları ve bunların cerrahi tedavisi ile uğraşan kalp ve damar cerrahları son yıllarda, renkli doppler ultrasonografi ve anjiografi (bu yöntemle damar açılması) konularında da kendilerini geliştirmiş olup, öncelikle hastalığı daha az zarar verici bu yöntemlerle tedavi etmektedirler. Bu yöntemlerle açılamacak kadar hastalığın ilerlemiş olduğu damarlarda ise, cerrahi girişimi (damar ameliyatı) yapabilme bilgi ve becerilerine sahiptirler.