Bilgisayar ve Doktor: Tıp Biliminde Neler Oluyor?

Bir doktor olarak benim yerimi bir gün bir makinanın alacağı fikri cidden rahatsız etmektedir. Yakın zamanda karşıma çıkan bir makale konusunda sizi bilgilendireceğim. Bilgisayar ve Doktor: Tıp Biliminde Neler Oluyor?

Bilgisayarlar Doktorların Yerini Alacak Mı?

Bir bilgisayarın, tıp gibi karmaşık, ince eleyip sık dokunan bir bilim dalında tam olarak doktorların yerini alacağı konusunda tartışabiliriz, hatta bu durum bir çok teknoloji dehasının yakın gelecekte olacağını şimdiden belirttiği bir durumdur. Bu kişiler gerçekten haklılar mı, bu konuda endişe duymalı mıyız?

Karmaşık durumların çözümleri için bilgisayar programlarını kullanmak yeni bir durum değildir. En bilineni, 1997 yılında, satranç konusunda bir dev olan Garry Kasparov ile Deep Blue’nun mücadelesidir.

Uluslararası bilgisayar şirketi IBM, günümüzde geliştirdiği Watson adlı programı sayesinde kanser hastalarının teşhis ve tedavi rejimlerinin hesaplanmasına katkıda bulunuyor. Bu super beyin programı yardımı ile, inanılmaz miktardaki bilgi ve istatiksel algoritmalar kolay ve hızlı bir şekilde hesaplanarak, kişiye özel, en uygun tedavi saptanmaktadır. Burada uygulanan, Bilgisayar Destekli Tıp yaklaşımı günümüzde bir çok alanda, biz doktorların hizmetine sunulmuştur. Bu sayede, karmaşık durumların kolaylıkla çözülebilmekte, en doğru tedavi uygulanmaktadır.

Bilgisayarlar günümüzde, kalp yetmezliği ve diyabet gibi kronik hastalıkların takip edilmesinde, kanser ve diğer hastalıkların erken dönemde teşhis edilmesi için solunum yolu ile ortaya çıkan metabolitlerin analizinde ve tele tıp durumlarında kullanılmaktadır.

Bilgisayar ve Doktor: Doktor Mu, Bilgisayar Mı?

Akla, gelen soru; gerçekten, bir doktorun, verileri inceleyen ve kendi başına karar verebilen bir bilgisayar ile değiştirilmesini düşünmek uzak mı?

Teknik hesaplamaların bilgisayar tarafından yapılması sadece bir şey iken, tıptaki insan iletişiminin değişimini sağlayabilmek çok daha büyük, kapsamlı bir şeydir. Ayrıca, bir çok hasta gerçek bir doktor ile konuşmak isteyecektir. Bunun tersini düşünen ya da isteyenler de mevcuttur (örneğin, bir insan doktor yerine bilgisayar avatarı ile konuşmak gibi). Bunun dayanağı da, bilgisayarların asla kötü bir günlerinin olmayacağı, asla kaba veya rahatsız edici olamayacaklarına dayanmaktadır. bilgisayar ve doktor

Değişim bir çok profesyonel için rahatsız edicidir. Ancak, değişim kaçınılmazdır ve durdurulamaz. Eğer bundan 15 yıl önce, bana varis ameliyatlarının lokal anestezi altında, ultrasonografi (venöz doppler ultrasonografi, renkli doppler ultrasonografi) eşliğinde lazer ile yapılabileceğini söyleseydiniz size güler ve bir psikiyatrise görünmenizi önerirdim. Ancak, bu durum günümüzde şu an olmaktadır, üstelik daha iyi sonuçlar ve düşük tekrarlama oranları ile beraber.

Eklem ameliyatlarında, prostat cerrahisinde robotlar günümüzde her gün artan oranlarda kullanılmaktadır. Bazıları, bir robotun insan tarafından kontrol edilmeden bağımsız şekilde, kendi başına karar vererek ameliyat yapabileceğini düşünebilir.

19 yüzyılda yaşamış olan Alman filozof Arthur Schopenhauer Gerçeğin 3 aşamadan geçtiğini belirtmiştir. 1. aşama; alay konusu olmak. 2. aşama; şiddetle karşı çıkmak. 3. aşama ise; kanıta ihtiyaç duymayacak kadar açık bir şekilde kabul etmek. Ben bunların hepsine şahit oldum.

Bilgisayarlar, insan doktorların yerini alacak mı sorusunun yanıtı: şüphe ile karşılarım. Ancak, bunun tersi konusunda asla iddaya girmem….

Bilgisayar ve Doktor, Acaba Hangisi? konusunda biraz felsefik bilgiler verdim. Eğer sizinde, varis ve toplardamar hastalıkları hakkında sormak istediğiniz bir soru varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazımı okuyunuz.

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

p.s.: Bu makale Huffington Post 31 March 2014’te yayınlanmış makaleden alıntıdır.

Cevap Yaz