C Vitamini ve Kalp

C vitamini ve Kalp

Kış geldi. Henüz soğuk havalar ile tam olarak karşılaşmamış olsak da, yılın bu döneminde özellikle kalp hastalıkları ve buna bağlı yakınmaların gözlenme sıklıklarında, diğer aylara oranla bir artış gözlenir. Bu nedenle, bağışıklık sistemini güçlendiren tarzda beslenmek bu dönemde ayrıca önemlidir.

C Vitamini ve Kalp: C vitamini; kalp hastalığı riskini azaltıyor mu?

Bugün, size Danimarka’da yapılmış yakın zamanda Amerikan Klinik Beslenme Dergisinde yayınlanmış bir çalışmadan bahsedeceğim. Çalışmanın orijinal başlığı; “Genetically high plasma vitamin C, intake of fruit and vegetables, and risk of ischemic heart disease and all-cause mortality: a Mendelian randomization study” olup, özet PDF’ine buradan ulaşabilirsiniz.

Şimdi size biraz çalışmadan ve sonuçlarından bahsetmek istiyorum.

2015 yılında, Danimarka’da yapılmış olan bu çalışma bize sebze ve meyve tüketilmesine bağlı olarak, yüksek C vitamini kan seviyesi değerlerinin, kalp hastalıkları riskini azalttığını belirtmektedir.

Çalışma o kadar iddalı ki; sebze ve meyvelerle alınan yüksek miktardaki C vitaminine bağlı olarak; kalp hastalığı gelişim riski yeterli miktarda C vitamini almayanlara oranla %15 daha az oranda gözlenirken, benzer şekilde ani ölüm riski de %20 oranında daha düşük olmaktadır.

Kabaca günlük yeterli C vitaminini; bir tas çilek, bir büyük portakal veya bir tabak taze brokoli tüketerek sağlayabilmekteyiz.

C Vitamini ve Kalp: C vitamini, bağ dokusu oluşumunda ve vücut demir emilimi için gereklidir

Antioksidan özelliğinin yanında, C vitamini vücutta farklı birçok noktada etkili ve gerekli olan bir vitamindir.

Suda çözünen bir vitamin olduğu için, vücutta depolanamaz. Bu nedenle de; vücut fonksiyonları için devamlı ve yeterli oranda alınması gerekmektedir.

Vücut içerisinde depolanmadığı için, fazla miktarda alındığında birikime bağlı olarak zarar verebilme potansiyeli yüksek değildir.

Danimarka’da 100000 kişi üzerinde yapılan bu detaylı çalışmaya benzer olarak, Amerikan Kalp Dergisinde yayınlanan bir çalışmada da; litre başına kanda, C vitaminindeki her 20 mikromol artış; kalp yetersizliğine bağlı ölüm oranını %9 oranında azaltmaktadır.

Benzer olarak, başka bir çalışmada da, hergün eğer herkes 500 mg C vitamin almış olsaydı, heryıl 216000 kişinin ölümden kurtulacağını belirtmektedir.

C Vitamini ve Kalp: C vitamini, güçlü bir antioksidandır

Güçlü bir antioksidan olarak bilinen C vitamini, serbest radikallerin DNA üzerinde yaptıkları hasarı minimize eder. Bu sayede, serbest radikaller başta yaşlanma olmak üzere vücutta kalp hastalıkları ve benzer sağlık sorunlarının oluşumunda etkili olamazlar.

Benzer olarak, yeterli C vitamini alan bireylerde, yüksek kan basıncı değerleri de kısmen düşer. C vitamini, aynı zamanda, damar sertleşmesi (ateroskleroz) gelişimini de azaltıcı bir etkiye sahiptir.

C vitamini seviyeleri düşük olan hastalar sadece kalp hastalığı açısından risk altında olmakla kalmazlar, aynı zamanda periferik arter hastalığı, felç (inme) ve ateroskleroz ile ilgili diğer hastalıklar açısından da risk altındadırlar.

Fransa merkezli bir diğer çalışmada da, C vitamini yetersizliğine sahip bireylerde öldürücü kanamalı felç gözlenme olasılığı oldukça yüksektir.

Bu ve benzer çalışmalar çoğaltılabilinir. Ancak, tüm bu çalışmaların ortak noktası yüksek seviyelerdeki C vitaminin, kalp ve damar hastalıklarının gelişimi açısından koruyucu bir faktör olarak rol aldığıdır.

C Vitamini ve Kalp: C vitamini, kalp ve dolaşım sistemi açısından neden faydalı?

C vitamini, kalp ve damar sağlığımızın adeta dostudur. Etkilerini 3 farklı mekanizma üzerinden gösterir. Bunlar;

1- Glutatyon değerlerini yükseltmek: C vitamini, vücudumuzda bulunan en güçlü antioksidan olan Glutatyon değerlerini yükseltir. Glutatyon; her hücrede bulunan üçlü yapıdaki bir peptid’tir.

Glutatyon, adeta antiokasidanların kralı pozisyonundadır. Nerede ise vücudumuzda bulunan tüm antioksidanların (E vitamini, Koenzim Q10, alfa lipoik asit gibi) etkilerini arttırıcı bir güce sahiptir.

Etkisini, hücreleri ve mitekondrileri oksidatif ve peroksidatif hasarlardan korumaktır. Ayrıca, toksinlerden korunma, enerji kullanımını arttıcı ve yaşlanmayı engelleyici etkileri de bulunmaktadır.

2- Damar duvarını güçlendirici etki: C vitamini, atardamar duvarında bulunan kollajen adı verilen yapı maddesinin sentezlenmesinde gereklidir. Adeta yokluğunda, kollajen sentezi kesintiye uğrar. Bu durum, atardamar duvarının LDL, homosistein, sigara ve ağır metallere karşı daha hassas olmasına neden olur. Buna bağlı olarak; atardamar duvarında kireçlenme gözlenir.

3- Damar genişletici etki: C vitamini, damar genişletici etkisi bulunan nitrik oksit adı verilen maddenin bulunabilirliğini arttırır. Buna bağlı olarak; kalp krizi ve felç gözlenme riski azalır.

C Vitamini ve Kalp

C Vitamini ve Kalp Hastalıkları

C Vitamini ve Kalp: C vitamininin, kalp hastalıklarından koruma özelliği dışında faydalı etkileri var mı?

C vitamini, yaşlanmayı engelleyici özellikleri olan bir vitamindir. Önleyici özelliklerinin yanında, yaşlanma ile ortaya çıkan diğer sorunlardan da korunmamızı sağlar. Aynı zamanda, soğuk algınlığı, kanser, osteroartrit, yaşa bağlı maküler dejenerasyon, astım gibi hastalıkların oluşmasını da engeller.

C vitamininin tedavisinde etkili olduğu diğer hastalıklar arasında;

  • Bağışıklık sistemini güçlendirmesi,
  • Uveiti (gözün orta bölümünün iltihabı) olan hastalarda görmeyi arttırması,
  • Egzema ve benzeri allerjik hastalıkarın tedavisi,
  • Güneş yanığının tedavisi,
  • Ağız kuruluğunun tedavisi,
  • Yaraların ve yanıkların tedavisi,
  • Şeker hastalarında, kan şeker seviyelerinin düşürülmesinde,
  • Viral hastalıklarla savaşma (örneğin enfeksiyöz mononükleoz),
  • Sağlıklı diş etlerinin sağlanması bulunmaktadır.

Yeterli miktarda sebze veya meyve yemek, yeterli C vitamini almamızı sağlar

C vitamini açısından yoksun kalmamak için; hergün farklı kaynaklardan yeterli miktarda sebze ve meyve tüketilmesi gerekmektedir. Sentetik bir C vitamini olan, Askrobik Asit’in tek başına alımı bu açığın doldurulması açısından yeterli olmamaktadır.

C vitaminini yeterli miktarda alabilmenin bir diğer yolu ise; sebze sularıdır. Yakın zamanda, giderek artan oranda bir ilgi odağı halini almıştır.

C vitamini açısından zengin kaynaklara bir göz atacak olursak;

  • Tatlı biber,
  • Şili biberi,
  • Brüksel lahanası,
  • Brokoli,
  • Enginar,
  • Tatlı patates,
  • Domates,
  • Karnıbahar,
  • Portakal,
  • Papaya,
  • Çilek,
  • Kivi,
  • Greyfurt,
  • Kıvırcık lahana

Sebzelerden elde edilen C vitamininin faydaları saymakla bitmez

C vitamini kaynağı olarak sebzelerin tüketilmesinin faydaları saymakla bitmez. Gerçekten, sebzeler sadece vitamin açısından değil, yüksek lif kaynağı olmalarından dolayı da oldukça faydalıdır. İçerdikleri yüksek orandaki antioksidanlar ile de diğer hastalıklar ve yaşlanma ile olan kıyasıya savaşları da büyük bir avantajdır.

Bitkilerde bulunan ve fitokimyasal olarak adlandırılan maddeler, iltihabi olayların azaltılması, karsinojen (kanser yapıcı maddeler) ortadan kaldırılması gibi durumlarda oldukça yarar sağlarlar.

Sebzeler ile beslenmenin başlıca yararları arasında;

  • Felç riskini azaltması,
  • Tip 2 Şeker hastalığı gelişim riskini azaltması,
  • Yüksek kan basıncını düşürmesi,
  • Alzheimer hastalığı riskini azaltması,
  • Kalp hastalığı riskini azaltması,
  • Bazı kanserlerin gelişim riskini azaltması,
  • Böbrek taşı riskini azaltması,
  • Yüksek bilişsel beceriler,
  • Yüksek antioksidan kan seviyeleri,
  • Oksidatif stresi azaltması bulunmaktadır.

C vitamininin faydaları hakkında daha söylenecek çok şey var. Doğanın bize sunduğu bu seçeneklerden yararlanmak elimizde. Unutmayın, en güçlü iyileştirici güç insanın kendi içerisindedir. Mevcut, hastalıkların birçoğu aslında kendi bedenimiz tarafından, doğal olarak tedavi edilebilir.

Eğer, sizin de, bu konuda veya sağlığınız ile ilgili sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazımı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz