Çocuklarda Kalp ve Damar Hastalıkları: Önlemek İçin Ne Yapmalıyız?

Çocuklarda Kalp ve Damar Hastalıkları: Önlemek İçin Ne Yapmalıyız?

Sağlıklı bir kalbe sahip olmak, her yaş ve cinsiyette önemlidir. Bunun önemini, hepimizin bildiği gibi ilerleyen yaşlarda daha iyi anlamaktayız. Uzun yıllar, yetişkin yaşlarda ortaya çıkan çoğu hastalığın farklı nedenlerle ortaya çıktığı fikrine inanılırdı. Anca, son yıllarda, son zamanlarda yapılan araştırmalar; çocukluk döneminden başlayarak bizimle şekillenen beslenme tarzımızın özellikle kalp ve damar hastalıklarının yetişkin dönemde ortaya çıkmasında etkili olduğunu ortaya koymuştur. Bu araştırmaların sonuçlarına dayanarak, kalp ve damar hastalıklarının önleminin çocukluk ve özellikle beslenme dahil bir olayın etkilendiği adölesan döneminde alınabileceği gerçeği ortaya çıkmıştır. Bugün yazım içerisinde, çocuklarımız için biz neler yapabiliriz, ne tür önlemleri alabiliriz, gelin bunlar üzerinde biraz konuşalım.

Çocuklarda Kalp ve Damar Hastalıkları: Risk Faktörleri Neler?

Dediğim gibi, beslenme tarzımız aslında, ebeveynlerimizin bize öğrettikleri (bir başka deyişle yedirmeye çalıştıkları) besinler ile başlar. Çoğumuz, bu durumun farkında bile değilizdir, ama bu durum öyle başlar ve bizle devam eder gider. Bizimle de durmaz, kendi çocuklarımıza geçer.

Çocuklarda kalp ve damar hastalıkları

Çocukluk döneminde, kalp ve damar hastalıkları açısından dikkatli olunmalı

Çocukluk döneminde kötü beslenmenin sonuçlarını hemen o dönemde görmeyiz. Aslında, dibimizde, tam karşımızda duruyordur. En sık karşımıza bu durum obezite olarak çıkar.

Neyse, lafı fazla uzatmadan size net, aklınızda kalacak bazı bilgileri vereyim.

Çocuklarımızın beslenmeleri içerisinde temel olarak 3 şeyin miktarını çok yakından takip etmeliyiz. Bunlar;

  • yağ
  • tuz
  • şeker

Ben bunlara bir de egzersiz’i de eklemenizi öneririm. Şimdi sırası ile bunların üzerinde biraz durmak istiyorum.

Çocuklarda Kalp ve Damar Hastalıkları: Tuz ve Önemi

Çocukluk döneminden başlayarak, fazla miktarda tuz tüketilmesinin yetişkin dönemde kalp ve damar hastalıklarına alt yapı oluşturduğunu, Antartika’daki penguenler bile duydu, siz halen duymadınız mı? Kendinizi suçlu mu hissediyorsunuz şu an…. Zararın neresinden dönerseniz o kar’dır… Şimdi size, her yaş için tüketilmesi gereken maksimum tuz miktarlarını günlük olarak vereceğim (keşke hiç tüketilmese….)

  • 1 ile 3 yaş arası: 2 gram tuz (0.8 gram sodyum karşılığı)
  • 4 ile 6 yaş arasıı: 3 gram tuz (1.2 gram sodyum karşılığı)
  • 7 ile 10 yaş arası: 5 gram tuz (2 gram sodyum karşılığı)
  • 11 yaş ve üzeri ise: 6 gram tuz (2.4 gram sodyum karşılığı)

Evet, şu an sizi duyabiliyorum galiba. Ben bunları nasıl ölçeceğim diyorsunuz? Evet haklısınız, bunları ölçüp, sıkı sıkıya takip etmek gerçekten zor ama, imkansız değil. Daha doğrusu, kendi çözümlerinizi üreteceksiniz. Bu konuda, size yardımcı olacak kişi kendiniz…

Ama kolaylık olsun diye bir benzetme vereyim. Mesela, hafta sonu ailecek gittiğiniz meşhur hamburgercide yediğimiz menü (küçük patates, hamburger ve eğer izin veriyorsanız (bunu başka bir yazıda konuşalım) kola) yaklaşık 1.8 gram tuz içermektedir. Bu da, 5 yaşındaki yavrumuzun günlük alabileceği tuz miktarının yarısından fazladır. Durum bu, bir öğün sağlıksız beslenme ile zaten aşırı miktarda tuzu vermiş oluyoruz çocuklarımıza.

Konserveler, hazır çorbalar, paketlenmiş ürünler (raflarda aylarca bizi bekleyen gıdaların büyük çoğunluğu) nerede ise tamamı, fazla miktarda tuz içermektedirler. Örneğin, hazır çorbada yaklaşık 1.4 gram tuz bulunmaktadır.

Size önerim, yediğiniz ve yedirdiğiniz her şeyin içinde ne olduğuna bakın. Sadece bakmakla kalmayın, uygulayın. Yaşam şeklinizi, beslenme alışkanlıklarınızı size öğretilenlerden, kendi öğrendiklerimize çevirmenin belki de tam zamanı.

Evet, yediklerimizin içerisindeki tuz miktarlarına lütfen dikkat edelim.

Çocuklarda Kalp ve Damar Hastalıkları: Yağ ve Şeker, Ne Kadar Zararlı?

Tuz örneğinde olduğu gibi, besinlerle alınan yağ (doymuş, yani kabaca dış ortamda katı halde duran yağ, mesela margarin, tereyağ gibi) ve şekeri çocuklarımızda mutlaka kısıtlamalıyız. Şeker ve yağın beslenme ile fazla miktarda alınması halinde; kolesterol yükselmesi, şeker hastalığı ve yüksek tansiyonun erken yaşlarda çocuklarımızda görülebileceğinin altını çizerim. Dünya Sağlık Örgütü, yetişkin dönemde görmeye alıştığımız birçok hastalığın artık çocuklarda da gözlenmeye başladığını belirtmektedirler.

Bu kadar katı olmak istemiyorum. Biraz esnetelim, aslında beslenmemiz sırasında aslında bir miktar yağ gereklidir. Ancak, özellikle vücudumuzun yapamadığı Omega-3 buna dahildir. Ama bir taraftan da yağın yüksek kalorili olduğunu da unutmayın. 1 gram yağ, bize 9 kalori sağlar ve kullanılmayan bu kalori (yani yağ), depo yağ şeklinde vücudumuz içerisinde ileride kullanılmak umuduyla depolanır. Bu depolama olayı sadece yağlar ile sınırlı kalmıyor, karbonhidratların ve proteinlerin fazlası da aynı kadere maruz kalır. Ve sonra o kader de bizi etkiler.

Yağların girişinde de bahsettim. Yağlar, iki gruba ayrılır. Doymuş ve doymamış yağlar olarak. Doymuş yağlar, işte zararlı olanlar yani, genellikle dış ortamda katı haldedirler. Tadı güzel birçok üründe de bulunan budur. Doymamış, yani faydalı yağlar ise, zeytinyağı başta olmak üzere bulunur.

Doymuş yağlar, daha çok hayvansal besinlerden temin edilir. Buna, et, süt ürünleri, sosis, tereyağ, peynir, krem peynir, dondurma, çukulata, biskuit, kek, pasta girmektedir. Bu listenin aslında nerede ise sonu yok. Bilmemiz gereken şey, doymuş yağın yediğimiz ürünlerde ne miktarda olduğudur. Yetişkin birisinin günlük alabileceği maksimum doymuş yağ miktarı yaklaşık 20 – 30 gram arasıdır. Çocuklar için bu miktarlar çok daha azdır.

Gelelim şeker konusuna. Yetişkin birisinin günlük tüketebileceği maksimum şeker miktarı 30 gram olup, yaklaşık 7 adet kesme şekere karşılık gelmektedir. Bunu birçok yerde görmüşsünüzdür. Çocuklar için durum daha farklıdır. Çocukların, günlük, maksimum tüketebileceği şeker miktarları;

  • 4 ile 6 yaş arası: 19 gram (5 adet kesme şeker)
  • 7 ile 10 yaş arası: 24 gram (6 adet kesme şeker)

Şekerin, bulunduğu kaynakları belirtmeme gerek yok. Tatlılar, kekler, bisküit, çukulata, meyve suları, kola ve benzeri içecekler. Bu kaynaklardan şeker alımını kısıtlayarak işe başlayabilirsiniz.

Çocuklarda Kalp ve Damar Hastalıkları: Önlemede Egzersiz ve Önemi

Çocukların büyük çoğunluğu yeteri kadar aktiftirler. Ancak, uzun süre ile televizyon seyreden veya bilgisayar başında zaman harcayan çocuklar yeteri kadar aktif olamamaktadırlar.

5 yaşın altındaki, yürüyebilen çocukların günde ortalama 180 dakika süre ile aktif olmaları gerekmektedir. Egzersizler ev içinde veya dışında yapılan tarzda olup, süre gün içerisine yayılmalıdır.

5 ile 18 yaş arasındakiler için önerilen aktivite her gün ortalama 60 dakika süre ile olmalıdır. Burada önerilen egzersizler orta derece egzersizler olup, bisiklete binmek veya koşmak örnek olarak verilebilinir.

Okul döneminde bulunan çocuklar için mesela okula yürüyerek gitme veya takım sporları iyi birer egzersiz örneğidir. Bu egzersizler sayesinde koordinasyonu ve denge gibi yeteneklerini geliştirebilme şansını elde ederler. Futbol, voleybol veya basketbol gibi sporlar okullarda yapılabilecek takım sporlarından bazılarıdır. Takım sporlarını sevmeyen veya yapmak istemeyen çocuklar için ise, yürüyüş, yüzme veya savunma sporları önerilebilinir.

Eğer, bana bu konu ile veya başka konularda sormak istedikleriniz varsa bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce bu yazımı okumanızı öneririm.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz