Derin Ven Trombozu Nasıl Önlenir?

Derin Ven Trombozu Nasıl Önlenir?

Derin Ven Trombozu ile ilgili farklı yazılarım var bu sitede. Hemen hepsinde, tanı ve tedavi ile ilgili bilgiler verdim. Bu yazımda ise, Derin Ven Trombozu Nasıl Önlenir? hakkında bilgi vermek istiyorum. Derin ven trombozu açısından özellikle yüksek riskli olan hastalar için vereceğim bilgilerin, faydalı olacağını düşünüyorum.

Derin ven trombozu, aslında ekonomi sınıfı hastalığı olarak bilinir. Uçak, tren, otobüs gibi uzun süren yolculuklarda (yaklaşık 4 saati aşan zamanda), dar koltuk mesafelerinde karşımıza çıkması nedeniyle bu ad verilmiştir. Açıkcası, bilgisayar monitör başından kalkmayanlarda (TV seyredenlerde de) da son yıllarda sık olarak gözlenmeye başladı. Belki de, bu nedenle, artık isim değişikliğinin zamanı da gelmiştir. Ne dersiniz?

Derin Ven Trombozu Nasıl Önlenir?

Derin ven trombozu, toplardamar içerisinde oluşan kan pıhtısının, damarda tam veya tama yakın damar tıkanıklığı yapması ile karakterize bir hastalıktır. Bacak ağrısı, nefes alamama, kaburga altına vuran ağrı, kanlı balgam veya öksürük ile kan tükürme sıklıkla eşlik eden yakınmalardan olsa da, derin ven trombozu teşhisini koymak öyle çok kolay değildir. Aslında, bu zorluk teşhis yöntemlerinden çok, hastalığa ait belirti ve bulguların farklı bir çok hastalık ile kolaylıkla karışmasına bağlıdır.

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, derin ven trombozu gelişiminde farklı neden ve risk faktörleri mevcuttur. Bu konu ile ilgili olarak, blog içerisinde farklı yazılarım mevcut. Site içi arama motorunu kullanarak bu yazılarıma kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Ancak, kısa yoldan ulaşmak isteyenler için bu bağlantıya (derin ven trombozu neden ve riskleri) tıklamanız yeterli.

1- Cerrahi müdahale (ameliyat, cerrahi girişim) Öncesi Dönemde Neler Yapabilirim? Ameliyattan Önce Derin Ven Trombozu Nasıl Önlenir?

Sadece derin ven trombozu gelişimi açısından risk altında olan hastalarım değil, doğum kontrol hapı veya herhangi bir nedenle hormon tedavisi (hormon terapisi) alan hastalara önerim; herhangi bir ameliyat öncesinde, ameliyatı yapacak meslektaşım ile ameliyat ile ilgili görüşme sırasında, meslektaşımı bu ilaçlar ve kullanımları ile ilgili uyarmalarıdır. Çünkü, doğum kontrol hapı ve hormon tedavileri (östrojen ve progesteron) kan pıhtılaşma riskini (kan kalınlaşma riskini) oldukça yükselten ilaçlardandır. Ameliyat süresi ve sonrasında, hareketsiz kalacağınız süreyi de göz önüne alarak, kan pıhtılaşması ve Derin Ven Trombozu gelişme riskinizin bir hayli artacağını unutmayınız.

derin ven trombozu nasıl önlenirAmeliyat öncesi dönemde, doktorunuz ile yaptığınız görüşme sonrasında, hem doğum kontrol hapı hem de hormon tedavisi için kullandığınız ilaçlara ara vermeniz gerekmektedir.. Bu durum sadece ameliyat öncesinde değil, aynı zamanda sonrası dönemi de kapsamalıdır. Toplardamar içerisinde, kan pıhtılaşmasına neden olan bu ilaçların kullanımlarına ne süre ile ara verileceği konusu tartışmalıdır. Bu konuda detaylı bilgiyi, kadın ve doğum hastalıkları, kalp ve damar cerrahisi ile hematoloji (kan hastalıkları uzmanı) doktorları birlikte karar verecektir.

Hastane öncesi dönemde, kullandığınız kan inceltici (antikoagülan) veya kan pıhtı eritici ilaçlar (trombolitik) ile ilgili size doğrudan öneride bulunmak istemiyorum. Bunun, en önemli nedeni kullanılan ilaçlar her ne kadar birbirine benzer olsa da farklı hastalar ve onlarla ilgili durumlar ile karşılaşıyor olmamdandır. Ancak, burada altını çizmek istediğim nokta; gerek kan sulandırıcı ve gerekse pıhtı eritici ilaçların; özellikle cerrahi girişimlerden önce kullanımlarının tartışılmasının bir sağlık profesyoneli tarafından gerekliliğidir.

Ameliyat veya cerrahi girişim; eğer genel anestezi dışında örneğin lokal anestezi ile yapılacaksa; kan pıhtılaşması ve derin ven trombozu açısından genel olarak daha az risk altında olduğunuzu söyleyebilirim. Ancak, yine altını çizmek isterim ki; bu durumu da diğer durumlar gibi, doktorunuz ile mutlaka görüşmelisiniz.

2- Hastaneye Yattım, Derin Ven Trombozunu Önlemek Açısından Neler Yapabilirim?

Hastanede iken, derin ven trombozunu önleme açısından farklı şeylerin yapıldığını fark edeceksiniz. Bir yandan, hemşireniz ve doktorunuz size daha fazla sıvı tüketmenizi, susuz kalmamaya özen göstermenizi söylerken, diğer yandan da bacaklarınıza pıhtı önleyici (anti-embolik kompresyon çorabı) koruyucu çoraplar giydirileceksiniz. Bunların yanında da, birileri gelip sizi sürekli yürümek ve hareket etmek konusunda uyaracaktır.

Diğer yandan da, trombofili (pıhtılaşmaya yatkınlık) nedeniyle hematoloji (kan hastalıkları) bölümü tarafından araştırılmaya başlanacak. Çeşitli kan testleri yapılacaktır.

Hastane içerisinde genellikle, derin ven trombozunu önleme amacı ile kullandığımız ilaçlar;

  • antikoagülanlar (kan sulandırıcı ilaçlar, kan incelticiler): bu grup içerisinde eskilerden Kumadin (Coumadin) bulunmaktadır. Son dönemlerde kullanıma giren yeni nesil kan sulandırıcılar (yeni nesil oral antikoagülanlar) da bu grup içerisindedir. Bu konu ile ilgili olan yeni nesil kan sulandırıcılar ve kullanımı başlıklı yazımı okumanızı tavsiye ederim.
  • düşük molekül ağırlıklı heparin (dmah): yaklaşık son 10 senedir, normal heparin yerine yaygın olarak kullanılan ve gerek derin ven trombozu gerekse de akciğer embolisinin ayaktan tedavisinde çığır açan, en temel ilaçlardan olmuşlardır. Düşük molekül ağırlıklı heparinlerin kullanım güvenliklerinin yüksek olması, tek doz olarak uygulanabilirlikleri (son kuşak düşük molekül ağırlıklı heparin); hastaların bu grup ilaçlara uyumunu etkileyen faktörlerin başında gelmektedir.
  • yüksek molekül ağırlıklı heparin (klasik heparin): bu grup içerisinde yer alan klasik heparin; uzun yıllar kullanılmıştır. Günümüzde, her ne kadar yerini daha güvenli ve ilaç kullanım uyumu daha yüksek olan düşük molekül ağırlıklı heparine bıraksa da; kullanım açısından tercih edildiği durumların başında; böbrek yetmezliği gelmektedir.

Hastane süreci, derin ven trombozu teşhisi konulan hastalar için, diğer hastalardan farklı geçer. Bu hastaları, sağlık ekibi tekrar derin ven trombozu gelişimi açısından yüksek riskli olarak değerlendirirler. Bu değerlendirme süreci anestezinin başlangıcından, sizin hastaneden taburcu olmanıza kadar her aşamada devam eder. Birbiri ile uyum içerisinde çalışan bir ekip işidir.Derin ven trombozu nasıl önlenir

Hastane sürecinde, yukarıda da bahsettiğim pıhtı oluşumunu engelleyen kompresyon çorapları oldukça önemlidir. Bu çorapların yanında, benzer işlevi sağlayan basınçlı, belli aralıklarda inip – şişen çoraplarıda zaman, zaman kullanmaktayız (basınçlı (pnönatik) kompresyon çorapları).  Ancak, önleyici girişimler ve ilaç tedavisine rağmen toplardamar pıhtısının oluşabileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

Kişisel tecrübe ve gözlemlerime göre; hastane sürecinde derin ven trombozu gelişim riskini azaltan iki faktör çok önemlidir. Bunlar;

  1. Erken hareket (mobilizasyon)
  2. Yeterli miktarda sıvı almak

Her iki durum, gözlemlediğim hastalar arasında, etkili tedavinin temelini oluşturmaktadır. Derin ven trombozu nasıl önlenir diye soran hastalarıma vereceğim en geçerli yanıt bu olmaktadır.

3- Hastaneden Ayrılıyorum, Derin Ven Trombozu Riskimi Azaltmak Konusunda Ne Önerirsiniz?

Sorunsuz bir hastane süreci sonrasında, hastaneden ayrılmadan önce kan sulandırıcı ilaçların kullanımı konusunda bilgilendirileceksiniz. Bu konuda, özellikle de uygulama konusunda yeterli olduğunuzu hissetmiyorsanız, lütfen konuyu hemşire veya doktorunuza iletiniz.

Hastaneden çıkmadan, size kan pıhtısı oluşumunu engelleyen kompresyon çorapları konusunda bilgi verilecektir. Büyük olasılıkla da; taburcu edilirken durum ve riskinize uygun basınçta kompresyon (varis) çorabı reçetesi de verilecektir. Çorap kullanımı, uygulama zamanları ve sonrası ile ilgili sorularınızı mutlaka sorunuz. Size reçete edilmiş olan çorapları; eczaneler yerine, çorap konusunda tecrübesi olan medikal firmalardan almanızı özellikle öneririm. Yetkisi ve tecrübesi olmayan kişi veya kişilerce verilen uygun olmayan ölçüde çoraplar nedeniyle, durumunuzun daha da kötüleşebileceğini belirtmek isterim.

Varis çorapları ile ilgili biraz daha detaylı bilgi almak isterseniz, varis çorapları (kompresyon çorabı) başlıklı yazı serisi tam size göre. Mutlaka okuyun (aslında 3 yazılık bir bölüm, ama mutlaka okuyun!!!)

4- Artık Evdeyim, Derin Ven Trombozu Nasıl Önlenir? Ev İçin Öneriler?

Sağlık içerisinde evinize geldiyseniz, size söyleyeceğim şey; hastane ortamında önerilen ve uygulanan herşeye aynen devam etmenizdir. Evet, gerçekten öyle. Evde iken, bol hareket etmek ve yeterli miktarda su içmek; riskinizi oldukca azaltır. Yaklaşık 1 ay süresince bu duruma dikkat etmeniz gerekmektedir. Hastalarımın bazıları, bu süreyi uzun bulsa da; tekrarlayan derin ven trombozlarının genellikle cerrahi müdahale sonrası, 2. – 3. haftalarda ortaya çıktığını üzülerek hatırlatırım. Bu nedenle, 1 ay (4 hafta, 30 gün) kuralından ödün vermeyin.

Derin ven trombozu nasıl önlenir demeyin. Yazının devamını okuyun.

Sigara içmeyin diye öğüt vermeme gerek yok. Hatta, sigarayı asla içmeyin, sigara içilen ortamlarda bulunmayın.

Dengeli ve ölçülü beslenme konusunda destek alın. Özellikle, kilo almamaya özen gösterin. Vücut ağırlığınızın arttığı durumlarda, toplardamar kan akımının doğrudan etkilendiğini unutmayın. Damarda kan akımı yavaşlaması, kan pıhtısı oluşum riskini arttırır.

Düzenli olarak yürüyüş yapın. Bacak baldır adalelerini çalıştıran ve toplardamar kan akımının sağlıklı şekilde olmasını sağlayan egzersizlerin en başında yürüyüş gelmektedir. Buna ek olarak, yüzme ve pilatesin olumlu etkilerinden de bahsetmek isterim. Yüzme, ağırlıksız ortamda kan akımını düzenleyen etkili bir spordur. Bacak baldır adale pompasının çalışmasını olumlu yönde etkiler. Pilates her ne kadar yüzmeden farklı olsa da; farklı kas gruplarını çalıştırması sonucunda sağlıklı toplardamar kan akımının oluşmasını sağlayan sporların en başında yer almaktadır.

5- Sağlığıma Kavuştum, Ama Seyahat Etmeyi Düşünüyorum, Yolculuk ve Seyahat Konusunda Bir Öneriniz Var Mı?

Derin ven trombozu ve/veya akciğer embolisi (pulmoner emboli) geçiren hastalarımın sık olarak sordukları sorulardandır bu. Bu sorunun yanıtı ile ilgili olarak, aslında farklı yazılarım mevcut. Bu yazılar arasında, derin ven trombozu ve uçak yolculuğu, uçak seyahati sırasında koltuk seçimi ve önemi, yazılarım tam size göre. Kesinlikle okumanızı öneririm.

Peki, erken check-in ile koltuğumuzu istediğimiz yerden kaptık (cam kenarı olmasın mümkünse, hep koridor tarafını tewrcih edelim!!!); uçağa bindik ne yapalım?

  • dikkat etmeniz gerekenlerin en başında; kullandığınız ilaçları yanınızda bulundurmak geliyor. Aman, dikkat edin.
  • uçakta bol, bol su için. Hatta o kadar çok için ki; tuvalete gitmekten helak olun. Şaka yapmıyorum, hem su içmek, hem de içtiğiniz su ile oluşan idrarı boşaltmak için yapacağınız uçak içi yürüyüş, derin ven trombozu riskinizi ciddi anlamda azaltmaktadır. Su içtik, hem de bol, ancak tuvalet için kalkmamazlık yapmayın. Lütfen, amacımız bu, sizin hareket etmeniz. Bu sayede, bacak toplardamar kan dolaşımınız sağlıklı şekilde olacaktır. Pıhtı atması riskiniz belirgin oranda azalacaktır.
  • uçakta alkol almayın. Yeşilay üyesi veya alkole karşı olan bir yapım yok. Ama, alkol eşittir susuzluk (dehidratasyon). Başka bir deyişle, içtiğiniz şarap, bira size susuzluk olarak geri dönecektir. O nedenle, uçakta alkol tüketmeyin. Sorunuzu duyar gibiyim; evet, uçaktan inince alkol tüketebilirsiniz. Ama, yine ölçülü miktarlarda tabii ki de.
  • uçakta veya öncesinde uyku ilacı, melatonin falan almayın. Uyku ilacı, sizi uyutmak içindir. Eğer uyursanız, ve çok uyursanız durum kötü. Hareket etmeyeceksiniz, yerinizden kalkmayacaksınız. Bu durum toplardamar pıhtılaşması açısından iyi değil. Melatonin (uyku düzenleyici tablet) konusunda olumsuz düşünmemekle beraber, kullanmanızı pek tavsiye etmiyorum. Yıllarca, okyanus aşırı gidip – gelmiş birisi olarak, hiç kullanma ihtiyacı hissetmedim. Jet-lag denen duruma en geç 2 gün içerisinde uyum sağlıyor bu harika makina.
  • uçakta, koltuğunuzda otururken bacak egzersizlerinizi yapmayı unutmayın. Neler mi yapacağım diyorsanız, varis egzersizleri başlıklı yazı tam size göre. Keyifli okumalar dilerim.
  • son olarak, uçağa binmeden önce size daha önceden verilmiş olan kompresyon çorabınızı giyin. Eğer çorabınız yoksa, size önerim; hafif basınçlı veya seyahat çorapları almanızdır. Bu konu ile ilgili olarak, dünyanın en iyi tıbbi çorap üreticilerinden birisi olan Sigvaris Türkiye ile ilgili olan Sante-Med seyahat çorabı bağlantısına bakmanızı öneririm.

Bir yazının daha sonuna geldim. Derin trombozu nasıl önlenir, sorusunun yanıtını vermek, bu konuda derli toplu bilgi vermek istedim. Sorularınız için bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazıyı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz