Derin Ven Trombozu ve Uçak Yolculuğu

Derin Ven Trombozu ve Uçak Yolculuğu

Merhaba, Derin Ven Trombozu (bacak toplardamar pıhtılaşması) ile ilgili hastalarımın sık olarak sorduğu, önemli bir soruyu yanıtlamak istiyorum. Derin Ven Trombozu’m var, uçak ile seyahat edebilir miyim? Derin ven trombozu ve uçak yolculuğu konusuna bir göz atalım.

Yazıma başlamadan önce, eğer derin ven trombozu ile ilgili bilgilerinizi biraz tazelemek isterseniz, mutlaka derin ven trombozu ne demek? başlıklı yazımı okuyunuzuz. Eğer, derin ven trombozundan şüpheleniyorsanız, derin ven trombou teşhisi başlıklı yazım da ilginizi çekecektir.

Derin Ven Trombozu (toplardamar pıhtılaşması) Nedir?

Derin ven trombozu, diğer adıyla toplardamar pıhtılaşması, özellikle büyük toplardamarlar (küçük çaplı olanlarda da karşımıza çıkabilmektedir) içerisinde kanın pıhtılaşması ile karşımıza çıkan, ölümcül, ölümcül olmadığında da günlük yaşantımızı ciddi anlamda etkileyen bir hastalıktır. Kan pıhtılaşması ile ilgili daha detaylı bilgi için kan pıhtılaşması yazım tam size göre.

Derin ven trombozu, sık olarak bacak toplardamarları içerisinde ortaya çıkar. Tanı konulana dek, sıklıkla karın içi ana toplardamarlara dek çıkabilmektedir. Daha ileri hastalarda ise, oluşan toplardamar içi pıhtı (trombus, tromboz), daha küçük parçalara ayrılır (emboli) ve akciğerlere doğru hareket ederek, çok daha ciddi bir durum olan pulmoner emboli’ye (akciğer embolisi) neden olur.

Derin Ven Trombozu Ne Zaman Olur? Derin Ven Trombozu Risk Faktörleri Nelerdir?

Derin ven trombozu, kanın toplardamar içerisinde pıhtılaşması ile ortaya çıkan bir durumdur. Özellikle, bacak toplardamarları içerisinde bulunan kan akımının yavaşlamasına neden olan durumlar, derin ven trombozu gelişimi için birer risk faktörü olarak değerlendirilmelidir. Bu durumların en başında;

  • hareketsizliğe neden olan tüm durumlar,
    • uzun yolculuklar (uçak, araba, otobüs),
    • trafik kazaları,
    • kemik kırıkları,
    • obezite (şişmanlık),
    • yatağa bağlı olma (Alzheimer, demans, felç halleri)
    • yaşlılık
  • kanın akım yavaşlamasına bağlı olmadan, pıhtılaşmasına neden olan durumlar özellikle kan pıhtılaşma bozuklukları (genetik hastalıklar – tromboza eğilimli durumlar, Faktör V Leiden Mutasyonu (faktör V Leiden mutasyonu ve derin ven trombozu), Hemoglobin C ve S) başlıca nedenler arasındadır.

Son yapılan çalışmalar ve gözlemler; dehidratasyonun (susuzluk) da risk faktörleri arasında olduğunu ortaya koymuştur. Şimdi gelelim asıl sorumuz ve yanıtına…

Derin Ven Trombozu ve Uçak Yolculuğu: Derin Ven Trombozu Teşhisi Konuldu. Uçak ile Seyahat Edebilir Miyim?

derin ven trombozu ve uçak yolculuğu

Derin Ven Trombozu ve uçak yolculuğu, sırasında özellikle yeterli miktarda sıvı tüketimine dikkat edin. StelaDi / Pixabay

Bu sorunun yanıtı; EVET’tir. Ancak, bazı noktalara dikkat etmelisiniz. Aslında, önemli noktalardan yukarıda biraz bahsetmiştim. Yapılan bilimsel çalışmalar, Derin Ven Trombozu’nun uzun uçak yolculukları ile olan ilgisini ortaya koymuştur. Ekonomi sınıfının azalmış olan koltuk mesafesi ve uzun yolculuğun hareketsizlik etkisi ile bacak toplardamar kan akımı olumsuz etkilenmekte, pıhtılaşmaya artan bir eğilim gözlenmektedir.

Toplardamar içerisindeki kan akımı pasif bir akım olup, atardamarlarda olduğu gibi kalbin kas pompasının itici gücü etkili olmamaktadır. Bunun yerine, özellikle diz altında baldır bölgesinde bulunan güçlü kasların pompalayıcı etkisi daha belirgindir. Ancak, uzun uçak yolculuğunda olduğu gibi oturmak, baldır kaslarının aktif şekilde çalışmasını engellemektedir. Bunun sonucunda da, bacak (özellikle diz altında) toplardamar içerisindeki kan akımı yavaşlamaktadır.

Bu etkiye, olumsuz olarak katkıda bulunan bir diğer faktör ise; oturma sırasında dizin arkasından geçen toplardamarın pozisyona bağlı olarak kıvrılmasıdır. Anatomik olarak, kıvrılmış olan bu toplardamar içerisindeki kan akımı belirgin olarak yavaşlamakta ve pıhtılaşmaya eğilimi arttırmaktadır.

Uçak Yolculuklarında Yeterli Sıvı Tüketimine Özen Gösterin

Derin Ven Trombozu, dehidratasyon (susuzluk) ile yakın ilişkilidir. Dehidratasyon, önemli bir risk faktörüdür. Bu nedenle, hareketsizliğin ön planda olduğu uzun uçak yolculuklarında, dehidrate (susuz) kalmamaya özen gösterilmelidir. Düzenli olarak, su tüketilmelidir. Su tüketimi ile, artan idrar oluşumu, aynı zamanda uçak içinde tuvalete olan seyahatleri de arttırmakta, derin ven trombozu gelişimi açısından aslında biraz koruyucu bir rol üstlenmektedir.

Derin Ven Trombozu ve Uçak Yolculuğu ile İlgili Tavsiyeler Nelerdir?

  1. Bol su için ve tuvalete gidin.
  2. Alkol almamaya özen gösterin. Alkol, dehidratasyonu (susuzluk) arttırıcı etki gösterir.
  3. Bacak, özellikle de baldır kaslarınızı hareket ettirin. Gerilme egzersizleri yapabilirsiniz. Bu sayede, yavaşlamış bacak toplardamar kan akımının hızını da arttırmış olursunuz. Her 30 dakikada bir, yaklaşık 20 kere yapınız.
  4. Uçak yolculukları için özel olarak tasarlanmış, uçuş çoraplarından alın. Bu çoraplar, tasarımlarının etkisi ile bacak toplardamar kan akımını arttırıcı, dinamik halde tutucu etkilere sahiptirler.
  5. Koltuk seçimi konusunda, koridor tarafını seçmeye özen gösterin. Bu sayede, hareket kolaylığınızın ve sıklığınızın artacağından emin olabilirsiniz.

Derin Ven Trombozu ve uçmak ile size söylemek istediklerim bunlar. Ancak, sizin bu veya diğer konular ile ilgili sormak istedikleriniz varsa, bana buradan kolaylıkla ulaşabilir ve yanıtını merakla beklediğiniz sorunuzu sorabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazımı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

p.s.: Yazı görseli; www.freeimages.com adresinden alınmıştır.

Cevap Yaz