Diyabetik Ayak Nedir?

Diyabetik Ayak Nedir?

Merhaba. Biraz aradan sonra, özellikle ileri yaşlarda Diyabete bağlı olarak ortaya çıkan, tedavisi her anlamda güç olan bir durumdan bahsedeceğim, konumuz Diyabetik Ayak.

Diyabetik Ayak Nedir? Diyabetik Ayak Neden Önemlidir?

diyabetik ayak nedirDiyabetik ayak (halk arasında bilinen adıyla, şeker ayağı), ayakta ülser (iyileşmeyen yara) ve genellikle ciddi enfeksiyon ile birlikte seyreden bir durumdur. Sık olarak karşımıza, orta – ileri yaş diyabetik hastalarda (şeker hastaları) çıkmaktadır. Yapılan istatistikler, diyabetik ayağın şeker hastalarının %25’inde gözlendiğini ortaya koymuştur. Genellikle tanı konulduğunda, yara veya ülser safhasında olur. Yaraların iyileşmesi ve tedavisi daha önceden de bahsettiğim gibi oldukça güç bir durumdur.

Diyabetik ayak hastalığı bulunan kişilerde, ayak sinir uçlarının yaralanması ve kılcal ve orta çaplı atardamarların tıkanması oldukça fazla oranda gözlenmektedir. Bu nedenle, diyabetik ayak hastalığı bulunanlarda atardamar tıkanması ve sinir harabiyetinin olup olmadığının araştırılması oldukça önemli bir ayrıntıdır.

Diyabetik ayak, diyabetik hastaların, hastaneye yatışın önemli bir nedenidir. Diyabetin, ayak damarları ile birlikte sinirlerini de etkilemesinden dolayı, oluşan yara hızla büyümektedir. Başka bir deyişle aslında diyabetik ayak, diyabet (şeker) hastalığının en son dönemini (ileri evre diyabet hastalığı) ifade eden ve bu nedenle de oldukça ciddiye alınması gereken bir durumdur.

Yaranın iyileşmesinin güçlüğü diyabetin farklı yollardan iyileşmeyi olumsuz etkilemesine bağlıdır. Diyabetik hastalarda, çoğu zaman basit bir yara, hızla daha büyük ve enfekte yaraya dönüşür. Bu nedenle, diyabetik ayak gelişmeden, basit önlemler ile gelişmesini engellemek tedavinin temelini oluşturan çok değerli bir yaklaşımdır.

Diyabetik Ayak Nedir? Diyabetik Ayak Neden Oluşur?

Diyabetik ayak oluşumunun temelinde aslında sinir ucu hasarı (periferik nöropati) bulunmaktadır. Diyabet, özellikle kontrol edilmediğinde, sinir ve sinir uçlarının hasarı ile seyreden bir hastalıktır. Duyu sinirlerinde ortaya çıkan hasara bağlı olarak, diyabetikler ayaklarında oluşan yaralanmalara bağlı acıyı hissedemezler. Buna ek olarak, diyabetin özellikle kılcal ve orta çaplı damar seviyesinde dolaşımı olumsuz etkilemesi ortaya çıkmış olan yaranın iyileşmesini güçleştiren bir diğer önemli faktördür.

Yakın zamanda, diyabet tanısı konulan hastalarda diyabetik ayak gözlenmez. Diyabetik ayak gözlenen hastaların hemen tamamı, tanısı geç konulan ve diyabeti kontrol edilemeyen (şeker seviyeleri çok yüksek) hastalardır.

diyabetik ayak nedir

Diyabetik ayak, genellikle diz altı kılcal ve orta çaplı atardamarların tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Diyabetik Ayak Belirtileri Nelerdir?

Diyabetik ayak gelişen bir hastada ağrı sıklıkla karşımıza çıkar. Bununla birlikte, özellikle geceleri ortaya çıkan ayakta iğne batma hissi tipiktir. Ağrının ortaya çıktığı diyabetik ayağın erken dönemlerinden sonra, diyabetik yara veya ülser geliştiğinde ağrının ortadan kalkması gözlenebilir. Bu durum, iyileşmeden çok diyabetik ayak durumunun kötüleştiğinin bir belirtisi olarak algılanmalıdır. Diyabetik ayağın son safhasında, bacakta lokal enfeksiyona bağlı şişme, kızarıklık, kanama gözlenebilmektedir.

Farkına varılmayan veya tedavi edilmeyen diyabetik ayak hastalığında kangren sık olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu konu ile ilgili lütfen bu yazımı (kangren nedir?) da okuyunuz.

Diyabetik Ayak Tanısı Nasıl Konulur?

Diyabetik ayak tanısı sık olarak yaranın açıldığı zaman konulur. Özellikle, diyabeti olanlarda ayak veya ayak parmaklarında ortaya çıkan yara, akla diyabetik ayak (şeker ayağı) durumunu getirmelidir.

Diyabeti olanların, damarsal sorunlar açısından yakın takip edilmeleri önemlidir. Bu nedenle, düzenli olarak damar cerrahisi uzmanına kontrole gelmeleri, fizik muayenelerinin yapılması, kontroller sırasında;

Diyabetik Ayak Tedavisinde Neler Yapabilirim?

Diyabetik ayak tanısının erken konulması, önleyici ve tedavi edici düzenlemelerin yapılabilmesi açısından oldukça önemlidir. Ancak, diyabetik ayak tanısı konulduğu zaman, kendi başınıza yapabileceklerinizi belirtmek istiyorum. Bunlar;

  • rahat, dar olmayan ayakkabı giyilmesi,
  • günlük olarak ayakların olası yaralar açısından kontrol edilmesi, potansiyel veya mevcut olan durumların daha ciddi bir hal almadan önlenmesi,
  • yalın ayak veya korumasız ayak ile herhangi bir aktivitenin yapılmaması,
  • nasır, tırnak batması gibi durumların tedavisi için tıbbi yardım veya destek alınması,
  • kan şekeri takibinizin düzenli yapılması,
  • ayakların nemli ve bakımlı tutulması, bulunmaktadır.

Diyabetik Ayak Tedavisinde Günümüzde Hangi Tedaviler Yapılmaktadır?

Son yıllarda, diyabetin daha iyi anlaşılması ve teşhisinin erken konulması, diyabet ile ilgili farkındalığın yaratılması nedeniyle diyabetik ayak ile eskisine oranla daha az karşılaşmaktayız. Ancak, günümüzde özellikle minimal invaziv yöntemlerin gelişimi ile damar cerrahları, diyabetik ayak tedavisini daha etkili yapabilmektedirler. Günümüzde, anjiografik yöntemlerin gelişmesi ve kateterlerin incelmesi sayesinde damar cerrahları diyabet nedeniyle ileri derecede daralmış veya tam olarak tıkanmış bacak diz altı atardamarlarını kateter (plastik borucuk) yardımıyla açabilmektedirler. Damar cerrahlarının, son yıllarda minimal invaziv yöntemler konusunda başarılı girişimleri sayesinde diyabetik ayak tedavisinde ciddi ilerlemeler olmaktadır. Bu konu ile ilgili olarak, aterektomi yazımı (atardamar tıraşlaması – aterektomi cihazları) okumanızı kesinlikle öneririm.

Diyabetik Ayak ile Hangi Bölümler İlgileniyor?

Diyabetik ayak bakım ve tedavisi ile farklı bölümler ilgilenmektedir. Bunların arasında; Dahiliye veya Endokrinoloji bölümü, Dermatoloji (Cildiye), Kalp ve Damar Cerrahisi, Plastik Cerrahi ve Ortopedi ve Fizik Tedavi – Rehabilitasyon bölümleri bulunmaktadır. Bu bölümler, farklı disiplinler olsalar da, diyabetik ayak tedavisinde ortak olarak hareket etmektedirler.

Diyabetik ayak nedir konusu ile ilgili, kısaca bahsetmek istediklerim bunlar. Bu konu ile ilgili bana soru sormak isterseniz, buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, merak ettiğiniz soruyu sormadan önce, lütfen bu yazımı okuyunuz.

Sağlıkla kalın.

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz