Erkekte Varis

Erkekte Varis

Erkekte varis olur mu? Varis, her ne kadar kadınların hastalığı olarak bilinse de, erkekler de varis açısından oldukça şansızlar. Tüm dünya genelinde, muayene randevusu alınan hastalıkların başında varis gelmektedir. Size, basit bir istatistik bilgisi vereyim; 50 yaşın üzerinde, her iki kişiden birisinde varis gözlenmektedir. Sanırım, artık erkekte varis olur mu sorusunun yanıtını siz verebilirsiniz.

Yine de, gelin, bu konu ile ilgili biraz konuşalım.

Varis Nedir?

Varis, bir damar hastalığıdır. Aslında, toplardamar hastalığı demek daha doğru olur. Özellikle, bacak damarları daha fazla etkilenmektedir. Varis şikayetleri arasında; bacak ağrısı, bacak şişmesi, bacakta ayak bileği bölgesinde renk değişimi üst sıralarda bulunmaktadır. erkekte varis

Az önce de bahsettiğim gibi, yetişkin yaşta varis, cinsiyet farkı gözetmez. Kadın, erkek ve hatta erken yaşlarda çocuklarda bile varis doğumsal hastalıklara bağlı olarak görebiliyoruz. Bu duruma, son yıllarda artmasının en önemli nedeni, tarım toplumlarından, endüstriyel toplumlara doğru geçişin neden olduğunu düşünüyorum. 50 yaş üzeri, her iki kişiden birisinde varis gözlenmektedir. Varis için en önemli risk faktörleri arasında; obezite, hareketsizlik, gebelik ve genetik bulunmaktadır. Varis konusunda merak ettikleriniz için bu yazıyı (varis nerelerde görülür?) okumanızı öneririm.

Erkekte Varis Olur Mu?

Sorunun yanıtını hemen vereyim; EVET olur. Ancak, erkekler varisi, kadınlar kadar dikkate almazlar.

Erkeklerin çoğu varisleri, ‘kadınların hastalığı olmasından’ ve erkekler tarafından daha çok kozmetik bir sorun olarak algılanmasından dolayı pek dikkate almazlar.

İngiltere’de yapılan bir çalışma, erkeklerin %56’sında balonlaşmış derecede varis olduğunu ortaya koymuştur. Konu aslında, tahmin edildiğinden daha ciddi bir boyutta değil mi?

  • Varis veya venöz yetmezlik, toplardamar içerisinde bulunan kapakçıkların bozulmasına bağlı olarak gelişir.
  • Yetişkin kadınların %50 – %55’inde, erkeklerin ise %40 – %45’inde varis gözlenmektedir.
  • Varise bağlı olarak karşımıza en sık çıkan yakınmalar; bacak kramp ve kasılmaları, bacakta şişme, bacakta huzursuzluk ve ileri dönemde ayak bileğinde renk değişimidir.
  • Varis tedavisinde, günümüzde uygulanan minimal invaziv endovenöz tedavi yöntemlerinin başarı oranları %95 – %98 civarındadır.

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, varisler, kadınlarda olduğu gibi, erkekler de de sadece kozmetik bir sorun değildir. Aynı zamanda, ciltte renk değişikliği, ayak bileklerinde yara, veya günlük aktiviteyi ileri derecede kısıtlayan ağırlaşmış bacaklara neden olur. Tüm bu sorunların esas nedeni, bacak toplardamarlarında ortaya çıkan kapakçık yetersizliğidir. Özellikle, ayakta uzun süre duranlarda, veya uzun sure oturarak çalışanlarda bu durumla daha sık olarak karşılaşmaktayız. Varis yarası ile ilgili olarak merak ettiklerinizin yanıtını bu yazımda (varis yarası belirtileri, venöz ülser) bulabilirsiniz.

Fransız bilim adamlarının yaptıkları bir çalışma, toplardamar duvarındaki zayıflamanın genetik geçişli olduğunu ve ailesinde varis bulunan kişilerde, varisin yaklaşık 2 kat daha sık gözlendiğini ortaya koymuştur.

Erkekte Varis

Erkekte varis, sık olarak karşılaşabildiğimiz bir durumdur Görsel: jakebwotha

Varisten korunmak için erkekler ne yapmalı?

  1. Egzersiz: Önerilen veya önerilecek konuların en başında yer almaktadır. Özellikle, sağlıklı toplardamarlara sahip olabilmenin anahtarı, düzenli egzersiz yapmaktan geçmektedir. Bu egzersizlerin, bacak toplardamarları içerisindeki kan akımını arttırıcı yönde olması tercih edilmelidir. Yüzme, yürüyüş, pilates (basit şekli ile), bisiklet sporu, aerobik gibi egzersizlerin düzenli yapılması toplardamar duvarı ve içinde bulunan kapakçıkların güçlenmesini sağlamaktadır. Varis için, özellikle önerdiğim egzersizler mevcut. Meraklısı için varis egzersizleri yazımın bağlantısı burada (varis egzersizleri). Yoga yapmanın varise olan faydaları ile ilgili olarak bir varis yogası yazım var blog’da. Okumak isterseniz, burada (varis yogası).
  2. Oturma veya ayakta durma sırasında bacak toplardamarlarında oluşan yüksek basıncın azaltılması: Yerçekimi nedeniyle oturma veya ayakta durma durumlarında kan, bacak toplardamarları içerisinde toplanmaya çalışır. Bu toplanma veya kan birikmesinin önüne geçilmesi gerekmektedir. Bunu sağlayabilecek egzersizler, veya bacakların yerçekiminin aksi yönünde, gün içerisinde en az 2 kez, 10-15 dakika sure ile havaya kaldırılması oldukça faydalıdır. Bunlara ek olarak, gün içerisinde yapılacak kısa süreli yürüyüşler bacaklarda dolaşımı aktif şekilde tutacaktır. Oturmak ile ilgili yazdığım yazımı okumak için bağlantıya tıklamanız yeterli.
  3. Diyet: Özellikle, yüksek oranda tuz içeren besinlerden uzak durulmalıdır. Yüksek oranda tuz içeren gıdalar daha çok, marketlerdeki donmuş gıdalarda, yarı pişirilmiş ürünlerde, fast-food tarzı besinlerde ve krakerde bulunmaktadır. Ayrıca, yapılan çalışmalar, aşırı kilolu insanlarda varis gelişim riskinin fazla olduğu yönündedir. Özellikle, bu hastalarda bacaklarda artmış bir dolaşım yükü mevcuttur. Bu nedenle, egzersizi bir tedavi edici unsur olarak algılamak gerekmektedir. İlginizi çekeceğini umduğum, varis için diyet hakkındaki yazıma buradan (varis diyeti) ulaşabilirsiniz.
  4. Giyim değişiklikleri: Dar, beli ve bacakları saran kot pantolonlarının giyilmesi, yüzeyde bulunan toplardamarların çalışmasını engellediği için önerilmemektedir.

Erkekte varisin sık olarak karşımıza çıktığı bölgeler; kasık (birincil yüzeysel varis), yumurtalık (varikosel) ve anüs – makat (hemoroid, basur, varis ve basur). Varikosel veya diğer adıyla testis varisi ile ilgili olarak, daha detaylı bilgi için lütfen bu yazımı (varis ve varikosel) okuyunuz. Erkeklerde, özellikle de yumurtalık bölgesinde karşımıza çıkan yumurtalık varisi (varikosel) tedavisi ihmal edildiğinde, erkek tipi kısırlık nedeni olmaktadır. Bu nedenle, varikosel tedavisinin doğru ve zamanında yapılması oldukça önemlidir.

Erkeklerde varis nasıl tedavi ediliyor? Erkeklerde varis ameliyatsız tedavi ediliyor mu?

Erkeklerde bulunan varis günümüzde, minimal invaziv endovenöz tedavi yöntemleri kullanılarak tedavi ediliyor. Bu tedavilerin ortak noktası, hasta için günlük aktivitesini kısıtlamadan yapılabiliyor olmalarıdır. Yani, işlem süreleri kısa, işlem sonrası hastalar hastanede daha kısa kalmakta, aynı gün taburcu olmaktadırlar. Özetle, bu yöntemler yaşam konforunu etkilemeden, kalitesini arttırmaktadır.

Eğer, sizin de varis, toplardamar hastalıkları ve damar sağlığınız ile ilgili sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, soru sormadan önce; bu yazıyı mutlaka okumanızı rica ediyorum.

p.s.: Kadınlarda varis neden daha fazla oluyor? Bu sorunun yanıtı ile ilgili olarak, yazdığım yazıya da buradan ulaşabilirsiniz.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz