Filebit Nedir?

Filebit Nedir?

Merhaba, filebit nedir? Bu sorunun yanıtı ile ilgili kısa bilgiler vermek istiyorum. Bu durum ile, ilerleyen yaşlarda sık olarak karşılaşmaktayım. Hastalarımın çoğu, merak ettikleri bu durum ile ilgili olarak oldukça fazla soru sormaktalar.

1- Filebit nedir?

Filebit nedir sorusunun yanıtı aslında, kendi içerisinde gizlidir. Filebit aslında farklı iki kelimeden oluşur. İlk kelime olan “file”; toplardamar, ikinci kelime olan “itis” ise basit olarak iltihap (inflammasyon) demektir. Yani, filebit toplardamar iltihabı demektir.

Genel olarak, toplardamar enfeksiyonlarının hem iltihabi (enfeksiyon) hem de enfeksiyon dışındaki nedenlere bağlı olan durumları filebit kapsamı içerisinde değerlendirilir. Aslında, bu biraz karışık bir durumdur. Ancak, halk arasında filebit deyince anlaşılan ise genel olarak, toplardamarın iltihabi olanıdır.

Neyse, bu konu üzerinde daha fazla durmayacağım. Gelin biraz da detaylarına girelim filebit’in.

2- Filebit neden oluşur?

Filebit oluşumu için sıklıkla toplardamar içerisinde kanın herhangi bir nedene bağlı olarak yavaşlaması, bunun sonucunda küçük çaplı pıhtı oluşması ve oluşan bu pıhtının toplardamar duvarı içerisinde lokal bir hassasiyet (inflammasyon) oluşturmasına bağlıdır.

Toplardamar pıhtılaşması ile ilgili bu yazımın (kan pıhtılaşması) ilginizi çekeceğini düşünüyorum.

Şimdi filebit’in neden oluştuğu üzerinde odaklanalım. Filebit, oluşumu için kanın toplardamar duvarı (ven) içerisinde yavaşlaması ve pıhtı oluşturması gerekir demiştim. Buna yol açan durumlar filebit nedenleri içerisinde yer almaktadır. Bunlardan bazıları, venöz yetmezlik veya varis, toplardamar içerisine yerleştirilen kateter (plastik borucuk), enjeksiyon amacı ile yapılan girişimler, tanı amacı ile kan verme sırasında toplardamar hasarı, kol veya bacakta gelişen travma, bazı kanser türleri, susuz kalma (dehidratasyon), romatizmal hastalıklar, bazı ilaçlar. Bu liste uzar gider. Ama, ben size konumuzun temelini oluşturan venöz yetmezlikli veya varis hastalarında ortaya çıkan flebit durumundan bahsetmek istiyorum.

Venöz yetmezlik veya varis durumunda oluşan flebit; toplardamar içerisinde kanın, özellikle dinlenme sırasında geri kaçışına bağlı olarak biriken kanın pıhtılaşması ile oluşmaktadır. Bu durum özellikle, eğri – büğrü şekilde görünen variköz pakelerin içerisinde daha fazla oranda oluşmaktadır. Bunun sonucunda da, flebit bu bölgede daha sık karşımıza çıkmaktadır.

3- Filebit bulguları nelerdir?

Filebit bulgularına göz atacak olursak; bu bulgular daha çok bölgesel olmaktadır. Yani, toplardamar içerisinde oluşan pıhtının o bölgede yaptığı uyarı sonucunda gelişir. Kızarıklık, toplardamar üzerinde hassasiyet ve ısı artışı karşımıza ilk çıkan belirtilerdir. Çoğu hasta, ağrılı olan toplardamarına dokunamaz. Bazı durumlarda, toplardamar içerisinde bulunan pıhtı, elle dışarıdan hissedilmektedir.

Filebit’in şiddeti hastalığa katılan toplardamar sayısı ve uzunluğuna bağlı olarak değişir. Ama, genellikle bu durum küçük bir bölgede izole toplardamar içerisinde başlar. Daha ileri hastalarda ise filebit daha yaygın ve şiddetli olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu durumlarda, sıklıkla altta yatan daha ciddi rahatsızlıkların olabileceği de göz ardı edilmemelidir.

filebit nedir

Filebit, çoğu zaman bölgesel ısı artışı ile seyreder.

4- Filebit ve tarihsel önemi

Filebit’in tarihi 1800’lü yıllara dayanmaktadır. O yıllarda, Almanya’da yaşayan Rudolf Virchow, kendi ismi ile anılan üçleme (triad) yi tarif ederken, aslında filebit’i de vurgulamıştı.

Virchow Üçlemesi (Virchow Triadı);

  1. Damar duvarında bozulma (travma, yaralanma),
  2. Kan akışında yavaşlama,
  3. Pıhtılaşmaya eğilimin artması, durumlarında toplardamar içerisinde pıhtı gelişim riski belirgin olarak artmaktadır diye vurgulamış o zamanlar Dr. Virchow. İşte, o günlerden günümüze bu kavramda aslında fazla bir değişiklik oluşmadı.

5- Toplardamar içinde pıhtı oluşması tehlikeli mi?

Filebit geçiren hastalarımın en sık sordukları soruların başında, toplardamar içerisinde oluşan bu pıhtının akibeti ne olmaktadır yer almaktadır. Aslında, merak ettikleri şey, bu pıhtının beyine atıp atmadığıdır. İşte, size bu sorunun yanıtını da hazır sırası gelmişken vermek istedim.

Filebit’in geliştiği toplardamarlar, diğer adıyla venler, sıklıkla yüzeysel toplardamarlardır. Yani, aslında filebit, hastalığın doğası gereği zaten yüzeysel toplardamarlar içerisinde gelişmektedir. Bunun sonucunda da, pıhtı atması gibi yüksek riskli, ölümcül olabilen durumlara neden olması beklenemez. Ancak, bu durumun istisnası mevcuttur. Örneğin, flebit, veya tromboflebit, eğer derin toplardamarlara oldukça yakın olan toplardamar içerisinde gelişir ve ileri derecede tromboza (pıhtı) neden olursa ve bu pıhtı da hareketlenip, derin toplardamara ulaşırsa, işte bu durumda derin ven trombozu (derin toplardamar pıhtılaşması, DVT) veya akciğer embolisi (pulmoner emboli) gelişebilir. Ancak, bahsettiğim tüm bu aşamaların bir hastada oluşması ihtimali de biraz düşüktür. Bu nedenle, son yıllarda da yapılmış olan birçok bilimsel çalışmanın sonucuna bağlı kalarak, yüzeysel de olsa flebit gelişmiş olan hastalarda, derin toplardamarlarda herhangi bir sorun olup olmadığını ortaya koymak açısından, venöz doppler ultrasonografik incelemenin (renkli doppler ultrasonografi) yapılmasının gerekli olduğu kanısına varılmıştır.

6- Filebit tedavisinde ne yapılmalıdır?

Filebit tedavisinde, klasik bir tedavi olarak Aspirin ve varis çorabı uygulaması uzun yıllardan beri yapılmaktadır. Ancak, flebit, her ne kadar iltihabi bir olay olarak algılansa da aslında, olayın altında yatan durum bir inflammasyon hadisesinden başka bir şey değildir. Enfeksiyon çoğu zaman gelişmez bile. Flebit’li toplardamarın kendisinin hassas olması, dokunmakla ağrı hissedilmesi, çevresinin sıcak ve kırmızı renkte olması, enfeksiyon varlığını düşündürerek bize antibiyotik tedavisi uygulama konusunda teşvik edici olmaktadır. Ancak, dediğim gibi, çoğu zaman enfeksiyon ajanının saptanması imkansızdır, çünkü gerçekte orada hiç olmamıştır. Bu noktada, önerim, soğuk kompres uygulaması olmaktadır. Basit olarak, çeşmenin soğuk tarafından alınan suyun, bir leğen içerisine konulduktan sonra, yine temiz bir eşarp veya tülbent, içerisine daldırılır. Daha sonra, hafifçe sıkılır ve flebit’li toplardamar üzerine uygulanır. Yaklaşık 10 – 15 dakika bu şekilde tutulur. Benzer uygulama, tüm gün boyunca yaklaşık 40 – 50 kez uygulanmalıdır. Bu sayede, inflammasyon hadisesi hızla azalır.

Ancak, antibiyotik tedavisinin gerekli olduğu durumlar da mevcuttur. Mesela, ıslak kompress uygulamasına rağmen, 2 – 3 gün içerisinde bir düzelme saptanmazsa, antibiyotik tedavisi düşünülmelidir.

7- Filebit tedavisinde, kan sulandırıcı ilaçların kullanımı gerekli mi?

Filebit tedavisinde, kan sulandırıcı ilaçların kullanımı, antibiyotik kullanımındaki gibi, belli şartlara bağlıdır. Yukarıda da bahsettiğim gibi, eğer yüzeysel toplardamar içerisinde gelişmiş olan flebit; derin toplardamarlara çok yakın ise (5 cm den daha az bir mesafe mevcutsa) kan sulandırıcı ilaçların başlanmasının faydalı olabileceği farklı bilimsel çalışmalar tarafından gösterilmiştir. Kan sulandırıcı ilaçlar ile ilgili, daha detaylı bilgi için bu yazımı (kumadin alternatifi yeni nesil kan sulandırıcılar) okuyunuz.

Evet, filebit nedir yazısı da burada biter. Bu konu ile ilgili veya başka konular ile ilgili olarak, bana buradan kolaylıkla ulaşabilir ve yanıtını merakla beklediğiniz soruyu sorabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce mutlaka bu yazımı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

p.s. Yazının kapak görseli www.selimimerphotography.com adresinden alınmıştır.

Cevap Yaz