Gebelikte Varis

Gebelikte Varis

Gebelikte varis, hastalarım arasında çok sık karşılaştığım bir durum. Internetin hayatımıza daha fazla girmesi (aslında hiç çıkmaması) nedeniyle giderek artan oranda hasta görmeye başladım. Çevremden biliyorum, Kadın – Doğum uzmanları arkadaşlarımda konu ile ilgili daha fazla sorulara maruz kalmaya başladılar. İşte bu yazı tam size göre. Hem sizi, hem de kadın – doğum uzmanı arkadaşlarımı biraz rahatlatacak. Bu yazıyı okumadan önce, size önerim varis nedir konulu yazımı buradan (varis nedir?) okumanız.

Hamilelikte Vulva – Vajinada Varis Normal Doğuma Engel Mi?

Hamilelik döneminde varis, vulva veya vajina bölgesinde ortaya çıkan varis veya daha ileri dönemde makat bölgesine doğru ilerlemiş varis şeklinde karşımıza çıkabilmektedir. Hamilelik öncesi dönemde, venöz yetmezlik veya varise bağlı şikayetleri olanların, daha sık olarak ikinci veya daha sonra ki gebeliklerinde sık olarak karşılaştıkları bir durumdur. Çoğu zaman, vulva veya vajen bölgesinde olabilen bu varisler normal doğum için bir sorun oluşturmazlar. Başka bir deyişle; hamilelikte vajinada varis normal doğuma engel olmaz. İlerlemiş durumlarda, ki bu çoğunlukla ikinci veya üçüncü hamilelik veya ikiz gebeliklerde ortaya çıkar, normal doğum riskli olmaktadır.

Vulva veya vajen varisleri ile ilgili olarak bu yazımı (vulvar vajinal varisler) okuyabilirsiniz.

Hamilelik veya Gebelikte Varis Bebeğe Zarar Verir Mi?

Hamilelik döneminde ortaya çıkan varis, bebek için genellikle sorun çıkarmaz. Ancak, bu hastaların kadın – doğum ve kalp – damar cerrahisi tarafından birlikte takip edilmeleri önerilmektedir.

Eğer, hamilelik döneminde, vulva veya vajen bölgesinde varis gelişirse; hamileliğin ilk döneminden başlayarak hamilelere özel olarak tasarlanmış varis çoraplarını kullanmanızı öneririm.

Özel olarak tasarlanmış bu varis çorabının hamilelikte kullanımının bebeğe bir zararı yoktur.

Hamileliğin ilerlemesi ile daha da büyüyen vulva veya vajinal bölge varisleri, eğer normal doğum açısından riskli bir durum yaratıyorsa; kadın – doğum hastalıkları uzmanı görüşü ile sezeryan yöntemi ile doğum önerilir.

Dünyada, her saniyede 2.6 doğum gerçekleşiyor.

Evet, yüksek bir rakam. Daha açık bir ifade ile, 1970 yılında dünya nüfusu, bugün olanın yarısı idi.

Dünya şu an 100 kişinin yaşadığı bir köy olsaydı, içinde 15 Afrikalı, 60 Asyalı ve 10 Avrupalı yaşıyor olacaktı.

Gebelik ve doğum hızlarındaki bu artış, beraber görülen hastalıkların sayısını da arttırmaktadır. Gebelikte varis’te bu hastalıklardan en sık karşılaştığımız.

Hamilelik; varis gelişimi için önemli bir risk faktörüdür. Kadınların yaklaşık %30’u, ilk gebeliklerinde değişen derecelerde varis ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu oran, her ne kadar hamilelik doğal bir süreç olsa da, sonraki gebeliklerde katlanarak artacaktır. Bunun neden böyle olduğu ile ilgili tam bir açıklama olmamakla beraber, fizyolojik değişimlerin bu duruma neden olduğu konusunda ortak görüşler mevcuttur. Kalça içerisinde yer alan toplardamarlara, fetus’un (gebelik ürünü) doğrudan baskısı (mekanik kompresyon) bunlardan en önemlisi olarak kabul edilmektedir.

gebelikte varis

Gebelikte varis için basit egzersizler ile bu dönemi rahatlatmanız mümkün. Greyerbaby / Pixabay

Gebelikte Varis İçin Öneriler

Tıp, tüm gebeliklerde gözlenen bu baskının neden tüm gebelerde varis oluşumuna neden olmadığını araştırırken, aslında bu olayın tek başına yeterli bir açıklama sağlamakta yetersiz kaldığını saptadı. Damarsal tonusun, gebelik hormonları tarafından etki altında bırakılması bir diğer önemli neden olarak karşımıza çıktı. Bu hormonların en önemlisi Progesteron hormonudur. Yapılan bilimsel çalışmalar, bu hormonun gebelik süresince toplardamar direncini (dayanıklılığını) azalttığını ve buna bağlı olarak bacaklarda toplardamar içi basıncı doğrudan arttırdığını ortaya çıkarmıştır. Günümüzde, gebelikte varis tedavisinde kullanılan yöntemlerin hedef noktası da burasıdır. Gebelikte hormonal durumdaki bu değişim, sadece damar direnci üzerindeki etki ile sınırlı kalmamakta, aynı zamanda da hiperkoagülabilite (artmış pıhtılaşma durumu) adı verilen pıhtılaşmaya eğilimi de arttırmaktadır. Bu konu oldukça önemli ve iki canı birden etkilediği için, ayrı bir yazımda detaylı olarak bundan bahsedeceğim.

Gebelik fizyolojisi içerisinde karşılaştığımız bir diğer durum olan, dolaşan kan hacmindeki artış (annede gebelikte gelişen göreceli kansızlığın bir diğer nedeni aynı zamanda), daha düşük bir oranda gebelerde varis gelişimini etkilemektedir.

Gelişen varislerin, doğum sonrası geri dönüşümü tam olarak gerçekleşmemektedir. Özellikle, ortaya çıkan toplardamar içerisinde bulunan kapakçıkların yetmezliği durumu maalesef düzelmemektedir. Bununla birlikte, doğum sonrası bacaklarda gebelik süresince gözlenen varise bağlı durumlar hızla düzelmektedir. Bu nedenle, lohusalık dönemi sonrasında, gebelik öncesi özellikle şiddetli derecede varis yakınması bulunan ve takip edilen hastaların yeniden muayene olmaları önem kazanmaktadır.

Gebelik süresince, genetik olarak yatkınlığı bulunan, daha önceki gebeliklerinde varis ve buna bağlı yakınmaları bulunan gebelerin, gebeliklerinin 3. ayından itibaren kalp ve damar cerrahisi uzmanları tarafından takip edilmeleri önemlidir. Yüksek riskli gebelere, gebelikleri süresince giyecekleri gebelere özel varis çorapları bulunmaktadır. Yapılacak muayene ve venöz doppler ultrasonografik (renkli doppler ultrasonografi) inceleme sonrasında önerilen bası derecesine sahip varis çorabının giyilmesi ayrıca önemlidir. Varis çorapları ile ilgili daha fazla bilgi almak için bu yazımı (varis çorapları) okuyabilirsiniz.

Gebelikte varis, yazımdan da anlayacağınız gibi ciddi olabilen bir durum. Erken dönemde başlayan tedavi ile rahat bir süreç geçirmek elinizde. Bunun için yapmanız gereken, kadın – doğum veya kalp – damar cerrahisi uzmanına muayene olmak ve bu süreci birlikte yönetmektir.

Eğer, sizin de varis, toplardamar hastalıkları ve damar sağlığınız ile ilgili sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazımı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz