Hiponatremi: Gerçekten Suyun Fazlası Zararlı Mı?

Hiponatremi nedir?

Hemen yanıtlayayım size; sodyum düşüklüğü.

Peki, size neden bu soruyu sordum?

Hiponatremi, ile ilgili yakın zamanda okuduğum ve beni düşündüren bir makaleyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Oldukça ilginç bir makale. Gerçekten yaşanmış bir durum.

Wilderness & Environmental Medicine adlı dergi, her yönden sağlıklı olan bir kadının 5 saatlik uzun bir doğa yürüyüşü sonrasında su zehirlenmesi nedeni ile ölümü hakkında oldukça detaylı bir makale paylaşmış.

Ani Sodyum Düşüklüğü Ölüm Nedeni Olabilir

2008 yılında, gerçekleşen bu beklenmedik olay aslında tıpta doğa yürüyüşü ile ilgili akut hiponatremi (kan sodyum seviyesinin ani düşüşü) nedeniyle karşılaşılan ilk ölüm olarak tıbbi literatüre de girmiştir.

Üzücü olan bu olayın biraz detaylarına girmek istiyorum. Ayrıntılar burada gizli sanırım. 47 yaşındaki, hemen her yönden sağlıklı İngiliz kadın, Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Grand Canyon adı verilen park bölgesinde yaklaşık 9 – 10 kilometrelik bir doğa yürüyüşünü eşi ile beraber yapmıştır. Yürüyüş tamamlandıktan 1 saat sonra, doğa yürüyüşcüsü kadında, aniden kısa süreli bir bayılma gerçekleşmiş. Sonrasında toparlayan kadın, en yakın sağlık kuruluşunun acil bölümüne anlamsız konuşma, konuşma zorluğu ve şiddetli baş ağrısı nedeni ile transfer edilmiş. Kadın, transfer işlemleri sırasında, aniden destek amacı ile kollarında açılmış olan damar yolları (serum hatları) nın tamamını bilinçsiz bir şekilde çekmiş. Hemen ardından da, çok ciddi miktarda açık renkli sıvı (su) kusmuş ve şuuru tamamen kapanmış. Hastanede, her ne kadar kritik olan durumu kontrol altına kısa sürede alınmış olsa da, doğa yürüyüşcüsü kadın bir daha hiç uyanmamış. Yapılan detaylı tıbbi testler sonucunda, kusmasından yaklaşık 19 saat sonra beyin ölümünün gerçekleştiği rapor edilmiş. Olayın özeti aslında, kafatası içerisinde ileri derecede şişen beyin (beyin ödemi), kendi dolaşımını tamamen durdurması. Gerçekten, üzücü ve talihsiz bir durum bu.

Uzun yıllar benim de aktif olarak kalp ve damar cerrahisi uzmanı olarak çalışma imkanı bulduğum Amerika Birleşik Devletleri’nde bu işin peşinin bırakılmayacağını tahmin ederek yazının devamını okudum.

Dikkat !! Aşırı Miktarda Su İçmek Tehlikeli Olabilir

hiponatremi

Mcability / Pixabay

Gerçekten de, kadın yürüyüşcü nerede ise bir şey yemeden aşırı miktarda su içmiş. Uzun doğa yürüyüşü nedeniyle tüketilen fazla miktardaki su nedeniyle; kan sodyum seviyeleri çok belirgin şekilde aniden düşmüş ve bu durum egzersiz ile bağlantılı hiponatremiye neden olduğu sonucuna varılmıştır.

Uzun ve yorucu egzersizler terleme yolu ile vücuttan fazla miktarda sodyum kaybına neden olur

Yapılan egzersiz tipi ve yoğunluğuna bağlı olarak, terleme yolu ile ciddi anlamda sodyum (tuz) kaybederiz. Bu durum vücudun fazla miktarda suyu tutmasına neden olan bir seri olayı da tetikler. Sonuç olarak, hipotonik bir tablo (hücre içinde, dışından daha fazla sodyum birikmesi; hücre dışında sodyumun azalması) gelişir. Hücrenin içinde fazla miktarda biriken sodyum’a bağlı olarak fazla miktarda su hipotonik bu tabloyu dengelemek adına; adeta hücre içerisine çılgın gibi akmay başlar. Beklenmedik miktarda sıvı nedeniyle hücreler şişer. Şişen hücreler içerisinde metabolik aktivitelerin tamamı aniden durur. İşte bu durma olayı, çalışan hücrenin ölümü demektir aslında. Kadın doğa yürüyüşcüsünde ortaya çıkan durum beyin hücrelerinin (ki; 3 dakika’lık süre aşıldığında geri dönüşsüz ölüm gerçekleşir) şişerek, adeta intihat etmeleridir. Gelişen, koma tablosu, kasılmalar ve en sonunda ölüm kaçınılmaz bir durumdur.

hiponatremi

Egzersize Bağlı Hiponatremi

Egzersize Bağlı Hiponatremi Seyrek Gözlenen Bir Tablo

Aslında, egzersiz ile bağlantılı olan hiponatremi seyrek gözlenen bir durum olsa da; marathon koşucuları ve dayanıklılık gerektiren spor ile uğraşanlarda gözlenen bir durumdur. Doğa yürüyüşcüleri de istenmeyen bu durum karşısında artık risk altında olan grup içerisinde değerlendirilmektedir.

Erken fark edilirse, hiponatremiye bağlı tablo önlenebilir bir durumdur
Tahmin ettiğim gibi, trajik ölüm sonrasında yapılan değerlendirmeler ile doğa yürüyüşcüsü kadının ölümünün aslında engellenebilir olabileceği sonucuna varılmıştır. Erken fark edildiğinde, izotonik sıvı yerine hipertonik (hücre içine dolan aşırı miktardaki sıvıyı, yeniden hücre dışına çeken bir sıvı) sıvı verilmiş olsa idi tablo bu derece hızlı kötüleşmez, belki de kadın kurtarılabilinirdi.

Daha da ötesi, böyle bir tablo ile ilk karşılaşıldığında; kan sodyum değerlerine acilen bakılsa idi, çok daha erken bir devrede egzersize bağlı hiponatremi tablosunun teşhisi konulmuş olurdu.

Bu hastada, semptomların ciddiyeti, serum sodyum değerlerinin düşüşünden çok daha hızlı seyretmiştir. Buna bağlı olarak aslında, tanı koymak bu hasta için oldukça güçtür.

Trajik bu tablodan alınması gereken ders; maraton ve benzeri ağır egzersiz yapan atletler de bu tablonun ortaya çıkabilirliğinin mevcut olduğunun bilinmesi ve erken dönemde gereken destek tedavinin hızlı bir şekilde yapılması gerektiğidir. Tersine uygulamalar; mevcut hiponatremi durumunu çok hızlı bir şekilde daha da kötü hale getirmektedir.

Ek olarak, sağlık nedeni ile koyduğumuz hedeflere ulaşmak için yapılan egzersizlerin yoğunluğuna daha fazla dikkat etmeliyiz. Kısa sürede yoğun yapılan egzersiz veya egzersiz serileri yerine, uzun süreli daha az yoğun egzersizler tercih edilmelidir. Yapılan egzersizlerde de kişisel limitinizi (ki bunu da en iyi kendiniz bilirsiniz) aşmamaya dikkat etmelisiniz.

Hepinize sağlıklı egzersizler dilerim.

Eğer sizinde, bu konuda eklemek veya sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu açıklamayı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Kaynak: Myers T, Hoffman M. Hiker Fatality From Severe Hyponatremia in Grand Canyon National Park. Wilderness & Environmental Medicine. 2015.

Cevap Yaz