Kadınlarda Kalp Hastalığı Belirtileri

Kadınlarda Kalp Hastalığı Belirtileri

Merhaba. Kalp hastalıkları, öldürücü hastalıkların başında yer almaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalara göre; kadınlar, erkeklere göre kalp hastalıklarına ait belirtileri daha fazla oranda göz ardı ediyor ve bu durum tedavi süreçlerini olumsuz olarak etkilemektedir. Kadınlarda kalp hastalığı belirtileri farklı yorumlanıyor.

Kalp hastalıklarının bulgu ve belirtileri, her iki cins içinde aynıdır. Ancak, kalp hastalıklarının belirtilerinin algılanması ve buna bağlı olarak herhangi bir tıbbi tedavi arayışına girişmek; herkes için oldukça farklılıklar göstermektedir.

Kadınlar, erkeklere göre daha optimistik

kadınlarda kalp hastalığı belirtileriKadınlar, erkeklere göre kalp hastalıklarının belirtilerinin yorumlanması konusunda daha belirgin oranda optimistiktirler. Başka bir deyişle, mesela kalp hastalığına maruz kalma konusunda erkeklere oranla daha az risk altında olduklarını düşünürler. Bu düşünceye bağlı kalarak, tedavi konusunda bir girişimde bulunmazlar, mevcut hastalığın durumunu da ağırlaştırırlar.

Harvard, kökenli çalışma kadınların hastalıklarının daha çok son döneminde müracaat ettiklerini ortaya çıkarmıştır

Harvard, Toplum Sağlığı okulunun yaptığı bir araştırma sonucuna göre; hastane veya bir tıbbi merkeze, tedavi amacı ile müracaat eden kadınların; genellikle kalp hastalıklarının son döneminde olduklarını ve tedavi seçeneklerinin de oldukça sınırlı kaldığını ortaya koymuştur. Araştırmacılar, bu durumun “kadınların hastalığını inkar etme” durumları ile ilgili olabileceği hipotezini destekler niteliktedir.

Araştırmanın ilginç sonuçları var

Harvard’da yapılan bu araştırmanın ilginç sonuçları mevcut. Bu araştırmaya göre, göğüs ağrısı gibi bir kalp hastalığının ilk belirtisinden, koroner anjiografi gibi tedavinin ilk aşamasına dek 6 tipik aşamanın olduğunu ortaya koymuştur. Bu aşamaları sıralayacak olursak;

  1. Emin olunmayan bir dönem: Bu dönemde, hastaların çoğu, hastalığa ait (gerçek) semptomları, başka bir sağlık sorunu ile ilişkilendirmektedirler. Örneğin, yemek sonrası dönemde ortaya çıkan göğüs ağrısını, reflü ile ilişkilendirmek gibi.
  2. Kabul etmeme, red etme: Semptom veya semptomları kabul etmeme (red etme) hali.
  3. Arkadaş veya ailenin diğer bir üyesinden, yardım veya yol göstermesini isteme, fikir danışma: Genellikle, 3. aşamada ortaya çıkan bir durum olup. Hastalık ile ilgili olarak, aile içerisinde daha tecrübeli birisinden görüş alınması ile karakterizedir.
  4. Semptomların ciddiyetinin farkına varılması: Bu aşamada, mevcut hastalığa ait semptomların farkına varılır, gerçek hastalık ile ilişkilendirilir.
  5. Tıbbi yardım aranması: Bu aşamada, artık hastalık ile ilgili olarak, bir yardım arayışına geçilmiştir.
  6. Durumun kabul edilmesi: Artık hastalık veya hastalıkların inkar edilmemesi (kabul edilmesi) durumu oluşmuştur.

Erkek ve kadınlar için, aslında bu aşamalar ortaktır. Ancak, kadınlar; erkeklere göre daha yüksek oranda, “hastalığı inkar” etme aşamasında takılıp kalmaktadırlar. Ayrıca, bu araştırma kadınların, erkeklere göre yaklaşık 1.5 kat daha fazla bir süre semptomlarının daha ciddi olmasını beklediklerini ve bundan sonra bir tıbbi tedavi arayışına giriştiklerini de ortaya koymuştur. Kadınların hastalıkları, çoğu zaman başvurduklarında ileri dönemde olmaktadır.

İlginç olarak, kadınlar; hastalıklarına ait olan semptomlarda herhangi bir hafifleme, düzelme veya ortadan kalkma olduğunda tedaviye olan gereksinimlerini tekrar değerlendirip, tedavi iptaline kadar gidebilmektedirler.

Kadınların, hastalıklarını inkar etmelerinin farklı nedenleri mevcuttur

Kadınların, hastalıklarını neden inkar ettikleri konusunda farklı görüşler mevcutsa da; daha çok kendi durumlarını öncelikli bir durum olarak görmemeleri (bakmak zorunda olduklarını düşünmeleri) ve kalp hastalıklarını aslında bir erkek hastalığı olarak görmelerindendir.

Ancak, gerçekte kalp hastalığı sadece erkeklerde gözlenmemektedir. Kadınlarda da, son yıllarda belirgin oranda kalp hastalıklarının gözlenme oranlarında bir artış mevcuttur.

Kadınlar, erkeklere göre kalp hastalıkları açısından daha şansız

Son yıllarda yapılan araştırmalar, 55 yaş altında, kalp krizi geçirenlerin %25’inin kadın olduğunu ortaya koymuştur. Bu oran, yadsınmayacak kadar yüksek bir orandır. Ayrıca, kadınlar, kalp krizi sonrasında hastanede erkeklere göre daha uzun süre kalmakta ve hastane ölüm riskleri de buna bağlı olarak daha yüksek olmaktadır.

Evet, kalp hastalıkları kadın veya erkek diye bir ayırım yapmamaktadır. Her iki cins için, ciddi bir risk oluşturan kalp hastalıklarında, tedaviden daha çok önlemek artan bir önem kazanmaktadır. Hastalığa ait belirtilerin anlaşılması ve zamanında müdahale edilmesi ile daha fazla sayıda insanın yaşamı da kurtulacaktır.

Eğer, kalp ve damar sağlığınız ile ilgili sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazımı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Kapak resimi, www.freeimages.com adresinden alınmıştır.

Cevap Yaz