Kahve ve Kalp Sağlığı

Kahve ve Kalp Sağlığı

Merhaba, size kahve ve kalp sağlığınız ile ilgili bilgi vermek istiyorum. Daha doğrusu, Kafein, Kahve ve Kalp Sağlığımız Hakkında Bilmeniz Gerekenler ile ilgili konuşmak istiyorum. Daha önceki yazılarım içerisinde de bahsettiğim gibi, muayene için gelen hastalarımın muayene sonunda en sık sordukları sorulardan birisidir, kahve içebilir miyim veya ne kadar içmeliyim? Kahve ve kalp sağlığı konusunda merak edilenler bu yazıda.

Tarihsel olarak kahve, birçok hastalığın nedeni olarak suçlanmış, kalp hastalıkları ve bazı kanser türlerinin sorumlusu olduğu bildirilmiştir. Ancak, son yıllarda artan oranda yapılan çalışmalar bu durumun tersine döndüğünü söyler niteliktedir.

Kahve ve Kalp Sağlığı: Kahve, iyi mi kötü mü?

Gelin bu sorunun yanıtını, yazımı okuduktan sonra siz karar verin.

Bu arada, bir not; yazımın içerisinde zaman zaman kafein ve zaman zaman kahve kelimelerini kullanacağım. Kafein ve kahve ile aslında aynı şeyi söylemek istiyorum. Kahve, günümüzde kafein açısından zengin en fazla tükettiğimiz madde. Bu nedenle, kahve ekseni çevresinde bilgi ve örnekler vereceğim. Şimdiden, bir yanlış anlaşılmaya neden olursam da, bahsetmek istediğim temel madde aslı

Doğal olarak, yaklaşık 60’tan fazla bitki içerisinde bulunan beyaz renkli bir maddedir kafein

Kafein doğa da özellikle kahve çekirdekler, çay yaprakları (özellikle Paraguay Çayı – Yerba Mate) , daha az miktarda ise kakao içerisinde bulunur.

kahve ve kalp sağlığı

Mate çayı, iyi bir kafein deposudur. moazbd / Pixabay

Kafein, alkali yapıda olup, oldukça acı bir tadı vardır. İlk kez 1819 yılında, Alman kimyager Friedich Ferdinand Runge tarafından bulunmuştur.

Kafein, besin katkı maddesi ve ilaç olarak değerlendirilmektedir

Tanımlanmasından sonra, dünya da en fazla tüketilen psikoaktif ilaç olarak tarihe geçmiştir. 2005 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Kuzey Amerika’da yetişkinlerin %90’ının hergün kafein aldığını ortaya koymuştur.

Doğal kaynaklar içerisinde yaygın olarak bulunan kafein, günlük kullanım içerisinde karşımıza en sık kahve, çay, çikolata ve kola ve kola benzeri içecekler ile çıkmaktadır. Bunların kafein içerik miktarları oldukça değişkenlik göstermektedir. Aynı zamanda özellikle kahve ve çay içerisinde bulunan kafein miktarları, hazırlanma biçimine de (örneğin damıtılma) bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.

Enerji içecekleri içerisinde de kafein bulunmaktadır

Kafein, sadece kola ve kolalı ürünler içerisinde bulunmamaktadır. Son yıllarda, artan oranda kullanılan enerji içecekleri içerisinde de yüksek oranda kafein bulunmaktadır. Bu içecekler içerisinde bulunan kafein miktarı 60 ile 250 mg arasında değişmektedir.

Kafein, ilaç hammaddesi olarak kullanılmaktadır

Kafein, uyarıcı etkisinden dolayı özellikle yorgunluğun azaltılması amacı ile ilaçlar içerisine de eklenmektedir. Sadece yorgunluğun azaltılmasına katkı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda uyanıklık durumunu da sağlamakta ve kişide bir enerji artışı hissi vermektedir.

Kafein, vücudumuzda neler yapar?

Kafein’in, bir ilaç olarak değerlendirildiğinde diğer ilaçlar içinde geçerli bir durum olan; olumlu ve olumsuz etkilerinin bulunabileceğinin akılda tutulması gerekmektedir.

Kafein, ağızdan alındığında mide ve ince barsaklardan hızla emilir. Kana karıştıktan sonra ise, doğrudan merkezi sinir sisteminin tüm bileşenlerini (beyin, omurilik ve sinirler) uyarıcı etkisi başlar. Uyarıcı etki sonucunda (kelimenin tam karşılığı) tüm vücudumuz uyarılır, dış uyaranlara daha duyarlı hale gelir. Buna bir nevi artmış uyarılma da denilir. Mevcut olan yorgunluk azalmış, konsantrasyon ise artmıştır. Kafein, melatonin hormon (uyku verici bir hormon) salınımını da azalttığından dolayı, uykusuzluğu daha da arttırıcı bir etki sağlar.

Kafein’in uyarıcı etkisi sadece merkezi sinir sistemi üzerinde kalmamaktadır. Kana doğrudan karışan kafein, mide asit salınımıni da belirgin oranda arttırmaktadır. Kafein’e bağlı olarak artmış olan mide asit salgısı başlangıç sürecinde birçoğumuz tarafından tolere edilebilmekte iken, zaman içerisinde asit salgısı artışının devamlılığı ve artan miktarları karşısında mide ve yemek borusu alt ucunda yanma, mide asit reflüsü (geri kaçağı) ve ilerleyen zamanda da hazımsızlık gözlenmektedir.

Kahve ve Kalp Sağlığı: Kafein ve kalp ve damar hastalıkları ile olan bağlantısı

Yapılan bir meta-analiz çalışma (tıp açısından özellikle değerli olan) günlük 3 – 4 fincan kahve tüketenler arasında; koroner arter hastalığı ve felç oranlarının belirgin oranda düşük olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Kafein temel etkilerini özetleyecek olursak;

  • Güçlü bir merkezi sinir sistemi uyaranıdır,
  • Solunum sistemini uyarır, solunum sayısını arttırır,
  • Kalp hızını uyarır, taşikardi yapar,
  • Az miktarda idrar söktürücü (diüretik) etkisi mevcuttur.
kahve ve kalp sağlığı

Kahve ve kalp sağlığı

Kafein, atletik performansı arttırmaktadır

Kafein, yukarıda da bahsettiğim gibi uyarıcı etkisini sadece merkezi sinir sistemi üzerinde yapmakla kalmaz, benzer etkileri kas sistemi üzerinde de yapar. Buna bağlı olarak, hem aerobik hem de anaerobik durumlarda performans artışı, kas yorgunluğunun gecikmesini sağlamaktadır. Özellikle bu olumlu etkiler, bisiklet ve koşu gibi sporlar sırasında belirgin olarak ortaya çıkmaktadır.

Kahve ve kalp sağlığı, kafein, ne kadar güvenlidir?

Bu soruyu, hastalarım tabii ki böyle sormamaktadır. Karşıma en sık olarak, iki şekilde çıkmaktadır bu soru.

  1. Ameliyatım sonrasında kahve içebilir miyim?
  2. Kahve ne kadar içsem zarar verir?

Kafein, Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi (FDA) tarafından, genel olarak güvenli ilaç olarak bildirilmiştir. İlaç olduğunun bilinmesi, ve dikkatli olarak tüketilmesinin gerekliliğinin altını çizmek isterim.

Çoğu insan için, günlük 400mg kafein alımında herhangi bir belirti ortaya çıkmaz.

Kafein bağımlılığı nedir?

Kafein, bağımlılık yapar mı? Buna verilecek bilimsel yanıt hem evet hem hayır olarak olmaktadır. Ancak, benim hem hastalarımdan hem de bir dönem fazla miktarda kafein tüketmiş birisi olarak, tecrübelerime göre kafein; bağımlılık yapmaktadır. Bu bağımlılık farklı şekilde tanımlanmaktadır. Hatta, bağımlılık tam olarak bile tanımlanamamaktadır.

Kafein bağımlılığı, kokain veya amfetamin bağımlılığından farklıdır. Kafein, adenozin reseptörlerini bloke eder. Bunun sonucunda, vücudun doğal uyaranlarından olan Dopamin ve Norepinefrin seviyeleri yüksek oranlara çıkar.

Yapılan bir çalışma, günlük olarak 100 mg kafein tüketen birisinde, fiziksel bağımlılığın ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmada, fiziksel bağımlılık belirtileri ise; başağrısı, kas ağrısı, uyku hali, konsantrasyon bozukluğu, bulantı ve kusma, depressif ruh hali olarak belirtilmiştir.

kahve ve kalp sağlığı

Kahve, güçlü antiokasidan özelliği sayesinde kalp ve damar hastalıkları açısından oldukça faydalıdır. Alexas_Fotos / Pixabay

Bahsettiğim gibi, bilimsel anlamda kafein bağımlılığı konusunda henüz tam bir fikir birliği oluşamamakla beraber, tanım olarak kafein bağımlılığı uluslararası hastalık ve sağlık sorunları değerlendirme sınıflamasına girmiştir.

Hamilelik veya gebelikte kafein ne kadar güvenli?

Sık olarak, bana sorulan bir diğer sorudur bu.

Hamilelik veya gebelik dönemi içerisinde kafein veya kahve tüketilmesinin doğumsal anomaliler veya büyüme – gelişme geriliği gibi durumlara neden olduğuna dair tam bilgi mevcut değildir.

Hamilelik veya gebelik süreci içerisinde, kafein veya kahve tüketimi konusunda tam bir fikir birliği oluşmamıştır. Ancak, genel olarak gebelik veya hamilelik döneminde kafein tüketiminin, günlük olarak bir fincan kahve miktarını aşmaması önerilmektedir. İngiltere’de Gıda Standartları Bölümü, hamilelik veya gebelik süreci içerisinde günlük kafein tüketiminin 200 mg altında olmasına dikkat edilmesini önermektedir. Bu da, günlük olarak taze olarak yapılmış 1 kahve fincanına karşılık gelmektedir. Benzer olarak, Amerikan Kadın ve Doğum uzmanları birliği de bu verilerin doğruluğunu desteklemektedir. Ancak, tüm bu verilerin tersine veriler de mevcuttur. Örneğin, gebelik – hamilelik sürecinde kafein’in metabolik yıkımının yavaşlamasına bağlı olarak, daha az oranlarda bile uzun etkisinin olabileceği bildirilmiştir. Ayrıca, bazı veriler doğrultusunda bu süreç içerisinde kahve tüketiminin, düşük doğum ağırlığına neden olabileceği de rapor edilmiştir.

Kafein, çocuklarda ne kadar güvenli?

Kafein, her ne kadar genel olarak güvenli değerlendirilse de özellikle gelişim çağında çocuklarda dikkat edilmelidir. 12 yaş altında, kilogram başına günlük kafein tüketiminin 2.5 mg’ı aşmaması tavsiye edilmektedir. Bu miktar 12 yaş için, günlük olarak yarım fincan kahveye karşılık gelmektedir.

Kahvenin, çocuklar için uygun bir içecek olmadığının bilinmesi, ve eğitimin başlangıç olarak bu şekilde verilmesinin doğru olduğunu düşünmekteyim. Ne kadar geç, o kadar iyi felsefesi yani…

Dekafeinize kahve nedir?

Dekafeinizasyon, kelime olarak kafeinin çıkarılması demektir. Bu yöntem ile kahve içerisinde bulunan kafein, çıkarılmakta ve kahve daha az uyarıcı bir hale getirilmektedir. Bunu sağlamak için eskiden beri farklı yöntemler kullanılmıştır. Bu yöntemler arasında; kahvenin Benzen, Kloroform, Trikloretilen ve Diklormetan gibi çözücüler ile işleme sokulması bulunmakta idi. Ancak, yapılan bilimsel çalışma ve araştırmalar bu yöntemlerin tamamının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini ortaya çıkarmıştır. Bunun sonucunda ise günümüzde suyun çıkarılması, karbon dioksitin çıkarılması veya organik çözücülerin kullanılması gibi insan sağlığı açısından daha güvenli yöntemler kullanılmaktadır.

Şimdilik kahve ve kalp sağlığı ile ilgili yazacaklarım bu kadar. Sizin bu konuda veya başka konularda sormak istedikleriniz varsa, bana buradan kolaylıkla ulaşabilir ve yanıtını merakla beklediğiniz soruyu sorabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazıyı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

p.s.: Kapak ve yazı görseli www.freeimages.com adresinden alınmıştır.

2 Yorum

  1. Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu
  2. Zehra Akören

Cevap Yaz