Kahve ve Kalp: Kahve Kalp İçin Zararlı Mı?

Kahve ve Kalp Sağlığı

Merhaba. Bugün, size keyifli bir sohbetin olmazsa olmazı, kahveden bahsedeceğim. Tıp fakültesinden mezun olduğum gün itibari ile bana en sık sorulan sorulardan birisi oldu kahve kalbim için zararlı mı? Kahve ve kalp, arasında nasıl bir bağlantı var? Sağlıklı yaşamın sevileni çay iken, konu kahveye geldiğinde ise kalp için kötü olduğu düşüncesi hakimdir. Kahve ve kalp ile ilgili size kısa bilgiler vereceğim.

Kahve ve Kalp: Kahve, kalbiniz için zararlı mı?

Kalp ve damar hastalıkları söz konusun olduğunda araştırmacıların çoğu, kahvenin aslında zararsız olduğuna inanmaktadır. Kahvenin sağlığımız ile olan ilişkisinin temeli aslında, 1700’lü yıllara dayanmaktadır. O dönemlerde kahvenin, sindirime ve gut hastalığına iyi geldiğine bu arada da empotansa neden olduğuna inanılmakta idi.

Günümüzde, kahvenin sağlıklı olup olmadığı sorusu sorulduğunda, sıklıkla akla gelen kalp ve damar hastalıkları üzerine olan etkisi olmaktadır. Bu nedenle, burada esas bahsetmek istediğim, konunun uzmanı da olarak, kalp ve damar hastalıkları ile kahvenin bağlantısı olacak.

Kahve ve Kalp: Her 5 kişiden, 3’ü güne kahve içmeden başlamak istemiyor

Kahve içilmesi ile, kan basıncı arasındaki bağlantı 1940’lı yıllarda ortaya konulmuş olup, o dönemde kahvenin kan basıncını yükselttiğine inanılmakta idi. Oysa, bugün bu halen tartışmalı bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Amerika Birleşik Devlet’inde, 2011 yılında, Michigan State Üniversitesi’nce, 33 yıllık takip verileri ve 172000 kişiyi kapsayan, daha önceden bu konuda yapılmış, 6 çalışmanın verilerinin incelenmesi sonucunda, günde 3 fincandan fazla kahve tüketilmesinin, yüksek tansiyon (hipertansiyon) ile aslında bağlantısının olmadığını ortaya koymuştur.

Kahve ve Kalp: Kahve içenlerin, %68’i; ilk fincanı uyandıktan yaklaşık bir saat sonra tüketmektedir

kahve ve kalp

Taze çekilmiş kahve gibisi yoktur.

Benzer şekilde, 2009 yılında Çinliler tarafından yapılan, 1966 ile 2008 yılları arasında yapılmış, 400000 kişinin katılmış olduğu, 21 İngilizce çalışmanın kahve tüketimi ile koroner arter hastalığı arasındaki bağlantısının meta-analiz değerlendirilmesi sonucunda, kahvenin uzun dönemde atardamar hastalıklarını arttırmadığını ortaya koymuştur.

2008 yılında yapılan bir çalışma, Amerika’da günde 1 – 3 fincan, Avrupa’da ise 3 – 4 fincan kahvenin tüketilmesinin kadınlarda, atardamar hastalıklarının gelişim riskini azalttığını ortaya koymuştur

Bu çalışma aynı zamanda, kahve tüketen 42000 erkek ve 86000 kadına ait, 20 yıllık verileri içeren iki veritabanının, değerlendirilmesi sonucunda ise; kahve içilmesinin ölümleri arttırmadığını ortaya koymuştur.

Kahve ve Kalp: Kahve yüksek miktarda antioksidan içermektedir

Son yıllarda yapılan çalışmalar, kahvenin içeriğinde fazla miktarda antioksidan bulunduğunu da ortaya koymuştur. 2005 yılında yapılmış bir çalışma, standart kahve ambalajı içerisinde yaklaşık 1300 mg faydalı içeriğin bulunduğunu belirtmiştir.

Kahve içerisinde yer alan bu maddelerin aslında kahvenin kavrulması işlemi sırasında ortaya çıktığı görüşü hakimdir. Kahve çekirdekleri, kavurma işlemi sırasında yapısal bazı değişikliklere maruz kalmakta ve ortaya; kahverenkli, nitrojenöz melanoidin adı verilen maddeler ortaya çıkmaktadır. Bu maddenin, aslında kahvenin dikkat çekici ve üzerine yoğunlaşılmış olan; antioksidan (oksidasyonu engelleyici), antimikrobiyal (mikrop öldürücü), antiinflammatuar (iltihap önleyici) ve antihipertansif (tansiyon düşürücü) etkilere sahip olduğu konusunda bir görüş mevcuttur.

Kahve ve kalp hastalıkları arasındaki bağlantı, aslında kahvenin içerdiği antioksidanlar aracılığıyladır.

Kahve ve Kalp: Kahve içenlerin %65’i, haftada 13 fincandan daha fazla kahve tüketmektedir

Kahve, özellikle içerdiği antioksidanlar sayesinde, farklı hastalıklarda risk faktörlerinin gelişimini azaltırken, tersine içerdiği kafein nedeniyle de sinirlilik ve hızlı kalp atmasına neden olmaktadır. Bu nedenle, günde 4 fincan üzerinde kahve içilmesinin, faydadan çok zarar vereceği konusunda fikir birliği mevcuttur.www.utne.com dan alınmıştır

Kahve ve kalp: fazlası zarar, azı karar

Bilerek mi söylüyordum hastalarıma, kahveyi ölçülü tüketmeleri konusunda tam olarak hatırlamıyorum. Ancak, özellikle sabahları içilen ve günlük 2 fincanı aşmayan kahve; makul bir ölçü olarak kabul edilmektedir. Gün içerisine yayılmış, 2 fincandan fazla içilen kahve, uyarıcı ve idrar söktürücü olarak etki yapmaktadır. Bu esnada, Magnezyum ve B vitaminlerini vücudumuzdan uzaklaştırmaktadır.

Kahve tüketenlerin, %57’si; şeker veya tatlandırıcı kullanmaktadır. Siyah kahve, başka bir deyişle, sade kahve; yaklaşık %35 oranında tüketilmektedir.

Pestisit ve herbisitlerden uzak durmak için organik kahve için

Eğer, düzenli olarak kahve tüketen birisi iseniz; size önerim, kaliteli (tercihen markası belli) ve organik kahve tüketmeye çalışın. Bu arada, kahveyi filtre ederek tüketmek daha faydalı bir içim yöntemidir. Antioksidan tüketimini arttırmak için; tek taraflı beslenme yöntemi olarak; kahve tüketimini arttırmak doğru değildir.

Kahvenin etkileri nelerdir?

Kahve ve içeriğinde bulunan kafeinin etkilerine bir göz atacak olursak;

  • kahve, merkezi sinir sistemini uyarır,
  • kahve, yağ dokusundan serbest yağ asitlerinin salınmasını sağlar,
  • kahve, böbrekleri etkiler. Serbest idrar miktarı artar, buna bağlı olarak dehidratasyon (susuzluk) meydana gelir.

Kafein nerelerde bulunur?

Kafein, en fazla kahve içerisinde yer alır. Ayrıca, çay, kola, çukulata ve bazı kuruyemişlerde bulunur.

Kahve yoksunluğu nedir, ne zaman ortaya çıkar?

Dünyada, çok tüketilen içeceklerin başında gelen kahve, bağımlılık yapan bir maddedir. Ancak, son tüketimden 12 – 24 saat sonra; yoksunluğu gözlenir. Genellikle 24 – 48 saat içerisinde yoksunluk durumu ortadan kalkar. Yoksunluğun en sık gözlenen belirtileri;

  • şiddetli baş ağrısı,
  • anksiyete (sıkıntı),
  • yorgunluk,
  • baş dönmesi,
  • depresyon belirtileridir.

Tüm bunlara karşın; yatmadan 6 saat önce kahve içilmemesi önerilmektedir.

Dekafeinize kahve, nedir?

Dekafeinize kahve, kahve içeriğinde bulunan kafein maddesinin, kahve çekirdeklerini ısıl işleme maruz bıraktıktan sonra, çekirdeklerin kabuğuna ulaşan kahveni kafeini; metilen klorid adı verilen organik bir eritici ile yapılmaktadır.

Kahve gerçekleri

Kahve, dünyada sudan sonra en çok tüketilen ikinci içecektir. Bu nedenle, belki de en çok araştırılan içeceklerdendir. Kahve ile ilgili gerçeklere bir göz atacak olursak;

  • Dünyada, her gün 1400 milyondan fazla fincan kahve tüketilmektedir.
  • Kahve tatili olan dünyada 3 ülke mevcuttur. Bunlar, Kosta Rika, Japonya ve İrlanda’dır.
  • Kahve, keçiler tarafından kazaen bulunmuştur.
  • Uluslararası Olimpiyat Komitesi, kahvenin doping benzeri etkileri olan bir madde olduğunu kabul ederek, oyunlar sırasında kullanımını yasaklamıştır.
  • Amerika’lıların, %90’ı kafein ve benzeri bir ürünü her gün tüketmektedirler.
  • Kafein’de aşırı miktarda alındığında öldürücü olan bir maddedir. Öldürücü doz, vücuda kilogram başına 150 – 200 mg alındığında ortaya çıkmaktadır. Zehirlenir miyim diye merak etmeyin, 4 saat süre içerisinde 100 fincan içmeniz gerekmektedir.
  • Dünyada kahve tüketiminde ilk üç; 1- Amerika Birleşik Devleti, 2- Danimarka ve 3- Japonya’dır.
  • Dünya da üretilen kahvelerin %60’ı Arabica, %40’ı ise Robusta tipi kahvelerdir.
  • Arabica tipi kahvenin özellikleri; yumuşak tad, daha az kafein içermesi ve yüksek rakımlarda yetişmesidir.
  • Robusta tipi kahvenin özellikleri ise; daha sert bir tad olması, Arabica’ya göre iki kat daha fazla kafein içermesi ve düşük rakımlı yerlerde yetişmesidir.

Evet, kahve gerçekleri ile ilgili daha uzun ve sadece bu konuya odaklanmış bir yazı planlıyorum. Bu nedenle, daha fazla uzatmadan yazımı burada noktalıyorum.

Eğer, sizin de kahve ve kalp konusu veya kalp hastalıkları ve damar sağlığınız ile ilgili sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, her zaman olduğu gibi sorunuzu sormandan önce lütfen bu yazımı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Kaynaklar:

1- Kim B, et al. Coffee consumption and stroke risk: A meta-analysis of epidemiologic studies. Korean J Fam Med, 2012;33(6):356–65.
2- Lopez-Garcia E, et al. The relationship of coffee consumption with mortality. Ann Intern Med, 2008;148(12):904-14.
3- Moreira AS, et al. Coffee melanoidins: structures, mechanisms of formation and potential health impacts. Food Funct,2012;3(9):903-15.

Cevap Yaz