Kalp Kanseri

Kalp Kanseri

Kanser, çağımızın korkutucu hastalığı.

Kalp’te kanserin, vücudumuzda karşımıza çıkan diğer kanser türlerine göre daha az sıklıkla gözlendiğini biliyor musunuz? Peki bunun neden olabileceği konusunda bir fikriniz var mı? Yanıtını arıyorsanız, bu yazıda.

37.2 trilyon Hücre ve Kanser

Vücudumuzda, 37.2 trilyon hücrenin mevcut olduğu tahmin ediliyor. Tahmin, ediliyor çünkü saymak nerede ise imkansız. Her hücrenin kendisine adanmış bir görevi mevcut. Bu görev sırasında, çevresindeki diğer hücreler ile de uyum içerisindedir. İşte, kanser bu uyumun bir şekilde bozulmasıdır aslında.

Kanser: Hücrenin Kontrol Dışı Büyümesi Olayıdır

Hücrenin, kontrol dışı büyümesi, hücre çekirdeği içerisinde yer alan genetik materyalin (DNA) hasarlanmasına bağlıdır. Normal şartlarda, bozulmuş genetik materyal ile karşılaşan hücre onarım mekanizması yardımı ile bozulmuş olan DNA’yı onarmaya çalışır. Bir diğer yöntem ise, hücrenin ölümüdür. Ancak, kanser hücreleri hem DNA onarımına, hem de hücre ölümüne karşı oldukça dirençlidir. Aksine, kanserli hücreler hızlı bir şekilde bölünerek çoğalırlar. Bu çoğalma sırasında da çevre dokulara doğru gelişim gösterirler (invaze).

Kalp Kanseri: Kalbimize Kanser, Vücudun Diğer Bölgelerinden Geliyor

Vücudun farklı bölgelerinden kanser, kalbe invaze (yerleşir) olur. Genellikle, kalbe invaze olan kanserler sıklıkla akciğer, özafagus (yemek borusu), karaciğer ve mide’den gelir. Daha az oranda lösemi’de kalp’te kansere neden olmaktadır. Kalp’te invazyon sonucu gözlenen kanserlerin hemen tamamı, genellikle kalbin sağ tarafında gözlenir. Bunun en önemli nedeni, kanser hücrelerinin kalbe kan yolu ile taşınmasıdır.Kalp Kanseri

Kalp Kanseri: Kalp’te Neden Kanser Daha Seyrek Gözlenir?

Hepimizin bildiği gibi, genetik materyalimiz olan genlerin yarısı bize annemizden, diğer yarısı ise baba tarafından gelmektedir. Her ne kadar, genetik kaderimiz baştan belirlenmiş gibi görünse de işin aslı öyle değildir. Yaşamımız boyunca, genlerimizde vücudumuz gibi, farklı birçok etken tarafından etki altındadır ve buna bağlı olarak kanser gelişebilir.

Çevresel faktörler, hangi genin baskın, hangi genin çekingen olacağını belirler. Benzer olarak, besinler yolu ile alınan karsinojenlerde (kanser yapıcılar) genler üzerinde etkili olmaktadırlar.

Yapılan bir araştırma, meme dokusunda bir çok toksinin (diğer adıyla zararlı madde) bulunduğunu ortaya koymuştur. Bunun en önemli nedeni olarak ise, yağ hücrelerinin fazlalığı gösterilmiştir. Toksinler, daha yüksek oranda yağ hücrelerinin daha fazla bulunduğu bölgelerde birikmektedir.

Vücudumuz aslında bu toksinlere karşı savunmasız değildir. Farklı mekanizmalar yardımı ile bu toksinleri etkisiz hale getirmeyi başarır. Ancak, özellikle yağ hücreleri içerisinde fazla miktarda birikmiş olan toksinler, genlerimizi doğrudan etkileyerek özellikle yağ dokusunu içeren kansere neden olmaktadırlar.

Kalp Kanseri: Kalbimiz Bu Noktada Özel Bir Organdır

Kalbimizde kanserin vücudumuzda gözlenen diğer kanserlere oranla daha az oranda gözlenmesinin temel olarak iki nedeni vardır. Bunlardan ilki, kalpte yağ dokusu ve hücrelerinin nerede ise hiç bulunmaması. İkinci neden ise, kalbimizin dış yüzeyini baştan başa, kese biçiminde saran perikard zarının varlığıdır.

Evet gerçekten kalbimiz farklı bir organımızdır. Bahsettiğim, bu iki basit mekanizma ise vücudumuzda gözlenen kanserin, neden kalbimizde daha seyrek olarak gözlendiğinin temel nedenleridir.

Kalp kanseri ile ilgili yazdığım ve oldukça ayrıntılı diğer yazıma, buradan ulaşabilirsiniz.

Eğer sizinde, bu konuda eklemek veya sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, soru sormadan önce lütfen bu yazımı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

p.s.: Resimler www.freeimages.com (butter fly ve Jane Lala) adresinden alınmıştır.

2 Yorum

  1. Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz