Kalp Kapak Ameliyatı Nedir?

Kalp Kapak Ameliyatı Nedir?

Merhaba. Kalp kapak ameliyatı hakkında, hasta düzeyinde bilgilendirici yazı yazmadığımı fark ettim. Bu nedenle, konu olarak kalp kapak ameliyatını seçtim.

Kalp kapak hastalığı (veya birden fazla kalp kapağının katıldığı durumda; kalp kapak hastalığı) kalp içerisine yerleşmiş olan; aort, mitral, pulmoner kapak adı verilen kapak ve/veya kapakların yeterli derecede çalışmadığı durumlarda ortaya çıkar.

Kalp kapaklarının yeterli çalışmama hali; genel olarak kapak darlığı veya kapak yetmezliği olmak üzere iki bölümde incelenir. Bu durumlar, birbirlerinden kolaylıkla ayrılamazlar. Hatta, çoğu zaman birlikte olan durumlardır; kapak darlığı ve kapak yetmezliği ve birbirlerinden ayrılmaları mümkün olmamaktadır.

Kalp kapaklarının tam olarak açılamaması durumunda (kapak darlığı); içinden kolaylıkla kan geçemediği için, kalp kapaklarının tam olarak kapanamaması durumunda (kapak yetmezliği) ise içlerinden kan kaçtığı için zaman içerisinde ciddi sorunlar ortaya çıkmaktadır.

1- Kalp kapak darlığı (kalp kapağının tam olarak açılamaması) nedir?

Kalp kapak darlığı, yukarıda da bahsettiğim gibi; kalp kapağının tam olarak açılamaması sonucunda ortaya çıkar. Bu durum, kalp kapağını oluşturan kapakçıkların çevresinde oluşan kalsiyum (kireç) birikmesi veya ateşli romatizma hastalığı sonucunda oluşan yapışıklıklar sonucunda oluşmaktadır. Gerek kalsiyum birikmesi, gerekse ateşli romatizma hastalığı sonucunda kalp kapağında ileri derecede darlık, ve kapakçıkların hareketlerinde belirgin azalma gözlenir. Bunun sonucunda, kapak içerisinden kanın akışı giderek güçleşir. Bazı durumlarda, nerede ise kan geçişi durma noktasına gelir. Adeta bir pompa gibi çalışan kalp için bu durum oldukça önemlidir.

2- Kalp kapak yetmezliği (kalp kapağının tam olarak kapanamaması) nedir?

Kap kapak yetmezliği, diğer adıyla kalp kapağının kapanaması, durumu; kalp kapaşını oluşturan kapakçıkların yapısal olarak bozulmasına bağlı olarak; tam kapanamaması ile ortaya çıkan bir durumdur. Buna bağlı olarak, tam olarak kapanmayan kalp kapağının ortasından; kan geri şekilde kaçar. Bu durum, pompa olarak çalışan kalp için ekstra bir yük oluşturur.

Kalp kapak ameliyatı nedir?

Kalp kapak ameliyatı, kalp kapağı darlığı veya kalp kapağı yetmezliği için yapılan ameliyatlara verilen isimdir. Bu ameliyat içerisinde, hastalıklı veya tam olarak çalışmayan kalp kapağı (veya kapaklarına) girişim yapılır, fonksiyonlarını yapamayan kalp kapağı veya kapakları çeşitli ameliyat teknikleri ile tamir veya tamir edilemeyen durumlarda da protez kalp kapağı ile değiştirilir.

Kalp Kapak Protez Çeşitleri

Kalp Kapak Protez Çeşitleri

Kalp kapak onarımı nedir?

Kalp kapak onarımı, fonksiyonunu tam olarak yapamayan kalp kapağının, fonksiyonunu sağlamak için onarılması işlemidir. Bu işlem sırasında, hastalıklı kalp kapağı, yenisi ile değiştirilmez, farklı ameliyat teknikleri birlikte kullanılarak onarılır. Bu onarım sayesinde, kalp içerisine protez kalp kapağı yerleştirilmez. Kendi kapağınız ile yeni yaşantınıza devam edersiniz. Kalp kapak onarım ameliyatı, kalp kapak değişimi (replasman) ameliyatına göre hasta açısından daha avantajlı bir durumdur. Ancak, ameliyatın kendisi teknik beceri gerektirmete olup, her hastaya da uygulanamamaktadır. Hangi hastanın, ve hangi kapak hastalığının kalp kapak onarım ameliyatına uygun olduğuna, kalp ve damar cerrahisi uzmanı; muayene ve ekokardiyografik tetkik incelemesi sonrasında karar vermektedir.

Kalp kapak onarımı sırasında, bir ameliyat tekniği olarak kalp kapağı çevresine kalp kapak halkası (kapak ringi, kalp kapak halkası) yerleştirilir. Bu halka sayesinde, yetmezlikli kapak adeta güçlendirilmiş olur. Kanın geri kaçışı engellenir.

Kalp kapak ameliyatı onarım teknikleri içerisinde, farklı ameliyat teknikleri bulunmaktadır. Bunların arasında, kalp kapakçığının kesilerek ufaltılması, kalp kapakçığının yama ile onarımı, kalp kapakçığı için korda transferi bulunmaktadır. Sayılan yöntemlerin beraber kullanılması, kalp kapak onarımının dayanıklı olması açısından oldukça önemlidir.

Kalp kapak değişimi (kalp kapak replasmanı) nedir?

Kalp kapak hastalığı sonucunda, kalp kapağınızın onarımının mümkün olamadığı durumlarda kalp kapağınızın, protez kalp kapağı ile değiştirilmesi gerekmektedir. Kalp kapak protezleri genel olarak iki bölüm içerisinde incelenir. Bunlar;

  1. Mekanik kalp kapak protezi
  2. Biyolojik kalp kapak protezi olarak sınıflandırılmaktadır.

Mekanik veya biyolojik kalp kapak protezleri; hassas yapılarından dolayı fabrika da makineler yerine, insanlar tarafından elde yapılmaktadır. İnsan vücudu tarafından kabul edilmesi açısından, yüksek özellikli farklı bileşenlerden (teflon, pirolitik karbon, titanyum, sığır veya domuz perikardı) oluşmaktadır.

Kalp kapak protezlerinin kullanımı sırasında dikkat edilmesi gereken bazı noktalar mevcuttur. Bu noktaların en önemlisi, kalp kapak protezlerinin fonksiyonlarını yerine getirebilmesi açısından özellikli kan sulandırıcı (diğer adıyla kan inceltici) ilaçların (Kumadin gibi) düzenli olarak, belli dozlarda kullanımının gerekliliğidir. Kullanılan protez kalp kapağına ve yerleştirildiği pozisyona bağlı olarak kan sulandırıcı ilaç dozu ve kullanım süresi değişkenlik gösterebilmektedir. Kan sulandırıcı ilacın doz ayarlaması ve kullanım etkinliğinin değerlendirilmesi için kanda Protrombin Zamanı (Protrombin zamanı testi, PTZ) testi yapılır. Başta daha sık olmak üzere belli aralıklarda bu testi yaptırmak oldukça önemlidir. Kumadin ve benzeri kan sulandırıcı ilaçlar, etkin dozlarda kullanıldığında kalp kapağı ve kalp içerisinde kan pıhtısının oluşumunu engellemektedirler.

Biyolojik kalp kapak protezleri; domuz, sığır veya verici insanlardan alınan dokulardan yapılmaktadır. Biyolojik kalp kapak protezlerinin en önemli özelliği; mekanik kalp kapak protezleri kadar uzun süre fonksiyon yapamamalarıdır. Ancak, daha düşük oranda kan sulandırıcı kullanımı ve, kalp içerisinde yerleştirildiği (implante) pozisyonda daha etkili şekilde çalışması da avantajları arasında yer almaktadır.

Kalp kapak protezi seçimi, hangi kalp kapak protezi benim için uygun?

Kalp kapak ameliyatı sırasında kalp kapak onarımının yapılamadığı durumlarda kalp kapağının, kalp kapak protezi ile değiştirilmesi gerekmektedir. Bu amaçlar, yukarıda da belirttiğim gibi; mekanik veya biyolojik kalp kapak protezleri kullanılmaktadır. Ancak, hangi kapak protezinin, size uygun olduğu konusunda karar verilebilmesi öncelikli olarak kalp kapak hastasını ilgilendiren farklı değişkenlere bağlıdır. Kalp kapak protezi seçiminde değerlendirme amacı ile öncelik verilmesi gereken noktalar;

  1. Kalp kapak protezi uygulanacak hastanın yaşı,
  2. Kalp kapak protezi uygulanacak hastanın cinsiyeti,
  3. Kalp kapak protezi uygulanacak hastanın eğer kadınsa, doğum yapıp yapmadığı veya doğum beklentisi,
  4. Kalp kapak protezi uygulanacak hastanın kan sulandırıcı (kan inceltici) ilaç kullanımı ile ilgili olarak herhangi bir sorununun olup olmamasıdır.

Mekanik (halk arasında aynı zamanda metal olarak bilinir) kalp kapak protezleri genellikle, yaklaşık olarak 15 – 20 yıl gibi süre kullanılabilmektedir. Ancak, yapıları gereği kalp içerisinde ve protez kalp kapağı çevresinde pıhtı oluşumuna neden olurlar. Bu nedenle, ömür boyu kan sulandırıcı (kan inceltici) ilaç kullanımı gereklidir.

Mekanik kalp kapak protezlerinin tersine, biyolojik kalp kapakları kalp içerisinde veya protez kapak çevresinde daha az oranda pıhtı oluşumuna neden olmaktadırlar. Kısa süreli kan sulandırıcı ilaç kullanımı sonrasında, yeni jenerasyon biyolojik kalp kapak protezlerinin çoğunda kan sulandırıcı (kan inceltici) ilacın ömür boyu kullanımı gerekli değildir.

Biyolojik kalp kapak protezleri, mekanik kalp kapak protezlerine göre daha kısa, 10 – 15 yıl süre fonksiyon gösterirler. Özellikle, erken yaşta kalp içerisine yerleştirilmişse bu süre daha da kısalmaktadır. Bu nedenle, biyolojik kalp kapak protezi yerleştirilen hastalar; yaşamlarının ileri bir döneminde yeniden kalp kapak ameliyatına gereksinim duyabilmektedirler.

Mekanik kalp kapak protezinin riskleri nelerdir?

Mekanik kalp kapak protezi, aslında vücudumuza ameliyat ile yerleştirilen yapay bir organ veya parçadan farklı birşey değildir. Ancak, mekanik kalp kapak protezlerinin en büyük riski, pıhtılaşmaya bağlı olarak gelişen felç (strok, inme) dir. Bu nedenle, pıhtının oluşum riskini azaltmak için, düzenli olarak kan sulandırıcı (kan inceltici) ilacın alınması ve etkili olup olmadığının kan testi (PTZ, protrombin zamanı) ile değerlendirilmesi gerekmektedir.

Mekanik Kalp Kapak Protezi

Mekanik Kalp Kapak Protezi

Kumadin (kan sulandırıcı, kan inceltici) ve kanama riski

Mekanik kalp kapak protezi ameliyatı yapılan hastaların, uzun süreli kullanmak zorunda oldukları Kumadin (kan sulandırıcı, kan inceltici) ilaca bağlı olarak; kanın pıhtılaşma kapasitesinde azalma veya başka bir deyişle kanın pıhtılaşması için gereken sürede uzama gözlenir. Bu durum; vücudumuzda beyin, mide ve barsak gibi organlarda kanamaya, ciltte morarmaya neden olur. Her yıl, Kumadin kullanan her 100 hastanın; 1 – 3’ünde ciddi kanama riski mevcuttur. Başka bir deyişle, Kumadin kullanan her 100 hastanın; 97’isinde ciddi kanama gözlenmeyecektir. Kumadin gibi kan sulandırıcı ilaçlara bağlı kanama riski; farklı faktörlere bağlıdır.

Biyolojik kalp kapak protezinin riskleri nelerdir?

Biyolojik kalp kapak protezlerinin en büyük riski, ameliyat sonrası 10 – 18 yıl içerisinde kullanıma bağlı fonksiyonlarını kaybetmeleridir. Bu durum, genellikle ikinci bir kalp kapak ameliyatını gerektirmektedir. Genellikle, kalsiyum (kireç) birikmesi ve kapakçıklarda yıpranma neden olarak gösterilmektedir.

Biyolojik Kalp Kapak Protezi

Erken yaşlarda, biyolojik kalp kapak protezleri kullanıldığında bu sorun ile daha sık olarak karşılaşılmakta olup, çoğu zaman ikinci bir ameliyat gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, biyolojik kalp kapak protezi; daha ileri yaşlarda kullanılan bir seçenek olarak tercih edilmelidir. Başka şekilde ifade edecek olursam; eğer 70 yaşında biyolojik kalp kapak protezi ameliyatı yapılırsa 15 – 20 yıl içerisinde 10 kişiden birisi ikinci bir kalp kapak ameliyatına gereksinim duyacaktır. Başka bir ifade ile; 10 kişiden 9’u ikinci bir ameliyata gereksinim duymadan yaşamaya devam edecektir. Ancak; eğer biyolojik kalp kapak ameliyatını 20’li yaşlarda olursanız; 15 – 20 yıl içerisinde, her 10 hastanın 9’u ikinci bir ameliyata gereksinim duyacaktır. Her 10 hastadan, birisi ise ikinci bir ameliyata gerek duymayacaktır.

Kalp kapak ameliyatı nereden yapılır, hangi kesiler kullanılır?

Kalp kapak ameliyatı için, farklı ameliyat teknikleri mevcuttur. Bunların arasında; minimal invaziv adı verilen küçük kesilerden yapılan ameliyatlar son yıllarda giderek artan ilgi odağı halini almıştır. Bunun nedenleri arasında, küçük kalp kesilerinin kozmetik olarak tatminkar sonuçlarının olması, küçük kesiye bağlı olarak ameliyat sonrası ağrı ve kanamanın daha az gözlenmesi bulunmaktadır. Ayrıca, kesi küçük boyutta olduğu içinde cerrahi iyileşme, klasik uzun kesilere göre daha hızlı gözlenmektedir.

Minimal İnvaziv Kapak Kesileri

Kalp kapak protez ameliyatı için, göğüs kafesi, meme altı vey koltuk altı kesileri günümüzde kullanılan kesiler arasında yer almaktadır. Bu kesilerin, hepsinin bir diğerine göre avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Minimal invaziv kalp ameliyatları ile ilgili, yakın bir zamanda bilgilendirici bir yazı yazmayı planlıyorum. Konu ile ilgili detaylı bilgi alabileceksiniz.

Evet, yazımın sonuna geldim. Kalp kapak ameliyatı ile ilgili umarım size yeterli bilgiler verebildim. Ancak, bu konuda eminim sizin de sormak istedikleriniz vardır. Bana sorularınız için buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazımı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

 

Cevap Yaz