Kalp Krizi ve Yama Tedavisi

Kalp krizi, koroner arter hastalıklarının en önemli komplikasyonlarından birisi. Korkutucu bir durum. Amerika’da her 43 saniyede bir kişi kalp krizi geçiriyor dersem, olayın boyutlarını biraz daha iyi anlayabilirsiniz.

Her yıl, Amerika Birleşik Devlet’inde 610000 Kişi Kalp Hastalığı Nedeniyle Yaşamını Kaybediyor

Kalp hastalığı, cinsiyet ayırımı göstermiyor, nerede ise kadın ve erkeklerde aynı oranda karşımıza çıkıyor. Bu denli önemli olması, beyin ve böbreklerimiz gibi kalbimizin de, 3 – 5 dakikadan daha fazla oksijensizliğe dayanamamasındandır.

Kalp Kası Vücudumuzdaki En Özel Kaslardan Birisidir

Kalp kasını özel kılan durum, metabolizmasının çok aktif olması ve vücudumuzdaki diğer organlardan her yönden farklı olmasındandır. Aslında, çok ironik bir durum kalp kasının ki; oksijenden zengin kanı içerisinden her an pompalayan bu organın kısa süreli oksijensizliğe dayanamaması.

Kalp Krizi, Koroner Arterler İçerisinde Mevcut Olan Plağın Yırtılması ile Oluşur

Koroner arterler içerisinde, akıma bağlı stress etkisinden dolayı genellikle damarın ikiye ayrıldığı bölgelerde koroner damar iç duvarının altında zaman içerisinde kolesterol birikmeye başlar. Bu birikim sonucunda, damar iç duvarında daralma ortaya çıkar. Bu daralma, iç duvarda daralma olan bölgede ki baskıyı daha da arttırır. Zaman içerisinde giderek daha da büyüyen kolesterol plağı, bir gün yırtılır (rüptüre olur). Koroner damar iç duvar düzeni bozulduğu için, kanda bulunan pıhtılaşmayı sağlayan hücreler (trombositler) birikmeye başlar ve sonunda bir tıkaç oluşur. İşte bu tıkaç aslında sonun başlangıcıdır. Tıkaç oluşumu ile, azalmış koroner arter kan akımı, belirgin şekilde azalır, tamamen durma noktasına gelir. Bu noktada, koroner arterin beslediği kalp kası kitlesinde iskemi (oksijensizliğe bağlı olan bir durum) belirtileri ortaya çıkar. Bu süre 3 – 5 dakikayı aştığında ise artık iskemi kendisini nekroza bırakmış olur. Nekroz durumunda, artık tamamen geri dönüşümsüz bir yola girilmiştir. İşte, gerçek kalp krizi budur.

Kalp Krizi Sonrasında Kalp Kasında İyileşme (rejenerasyon) Mümkün Değil

Vücuttaki diğer 2 organ (beyin ve böbrek) gibi, kalp kasının rejenerasyon (yenilenme, iyileşme) şansı hiç yoktur. Aslında yok demek pek doğru değil, çünkü mevcut olan iyleşme aslında istenen iyileşme olmadığı için böyle denilmektedir. Kalp krizi sonrasında iyileşme, skarlaşma (kabuklaşma) ile oluşmaktadır.

Kalp Krizi Aslında Sadece Kalp Kasını Etkileyen Bir Durum Değil

Kalp krizi sonrasında birçok olay arka, arkaya gelişir. Bunların başında, artık daha sık kardiyolog ziyareti, daha sağlıklı bir diyet, ilaçlar ile karmaşık hale gelmiş yeni bir yaşam. Eklenen yeni ilaçlar sayesinde artık kalp krizi geçiren kişi adeta her yönden kontrol altına alınmıştır. Bu kadar yoğun ve ani olan değişim karşısında kişinin ruh sağlığı da olumsuz etkilenir. Kriz geçiren kişi, krizden sonra yaklaşık 6 ay süren bir depresyon ve anksiyete hali ile baş etmeye çalışır halde bulur kendisini.

Kalp krizi ve yama tedavisi

Kalp Krizi ve Yama Tedavisi: Yeni Bir Umut Mu?

Kriz sonrasında ortaya çıkan yeni durum içerisinde önlenemez ve geri-dönüşümsüz olan tek şey, kalp kasındaki harabiyettir. Kalp kası kriz sonrasında, tamamen ölmüştür aslında. Yeni kalp kasının oluşma şansı yoktur. Oluşan skarlaşma ise geri kalan sağlıklı kalp kası kitlesinin de çalışmasını olumsuz yönde etkileyen bir durumdur. Daha da kötüsü, ikinci bir kalp krizi geçirmenin anahtarı durumundadır.

Yakın Zamana Dek, Kalp Krizi Sonrasında Yapılacak Aslında Bir Şey Olmadığı Sanılmakta İdi

Kalp krizi sonrasında ik ana problem mevcuttur. Bunlardan birincisi skarlaşma, ikincisi ise kasın ölümüdür. Klinik durumun adeta belirleyicileri olan bu iki durumun tedavisinde artık yeni bir yaklaşım kapımızda

Günümüzde uygulanan tedavilerin hiçbirisi, temelde etkileri olan bu iki durum üzerine faydalı olamazken, yakın zamanda geliştirilen bir teknoloji belki de bu konuda çığır açacak. Dışarıdan kalp krizi geçiren bölge üzerine yerleştirilecek küçük bir parça, FSTL 1’i (Follistatin-benzeri 1 protein) uyararak kalp krizi geçiren bölgeye kültüre edilerek yerleştirilmiş yeni kalp kası hücrelerinin yeniden büyümesi ve gelişmesini sağlayacak. Uygulanan bu parça, sadece yeni kalp kası hücrelerinin gelişimini sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda skarlaşmayı da azaltacak.

İşin en güzel ve en önemli tarafı; bu tedavi sırasında herhangi bir bağışıklığı baskılayıcı ilacın kullanımına gereksinim duyulmaması.

Bu tedavi yönteminin, en kısa sürede kullanıma gireceğini umuyorum. Bu sayede, koroner arter hastalıklarına daha farklı bir açıdan bakacağız, tüm tedavi protokollerini belki de yeniden gözden geçirmemiz gerekecek.

Eğer, sizin de, bu konuda veya kalp ve damar sağlığınız ile ilgili sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuz öncesinde, lütfen bu yazımı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Kaynak: Wei K, Ruiz-Lozano P, Serpooshan V, Hurtado C, Diez-Cunado M, Zhao M, et al. Epicardial FSTL1 reconstitution regenerates the adult mammalian heart. Nature. 2015.

Cevap Yaz