Kalp Testleri: Hangisi Sizin İçin?

Kalp Testleri: Hangi Test Sizin İçin?

Kalp hastalığı, Amerika’da her yıl 735000 kişinin kalp krizi geçirmesine neden olmaktadır. 610000 kişi, kalp hastalığına bağlı olarak hayatını kaybetmektedir. Başka bir deyişle; her 4 ölümden, 1 tanesi kalp hastalığına bağlı olmaktadır.

Göğüs ağrısı nedeniyle yine Amerika’da acil servislere müracaat eden yıllık hasta sayısı ise 7 milyon civarındadır. Göğüs ağrısı ciddi bir durumdur. Kalp krizinin ilk ve tek belirtisi olabilir. Bu nedenle, aksi ispatlanana dek her göğüs ağrısı, kalbe bağlı bir ağrı olarak algılanmalı ve kılavuzlar ile belirlenmiş teşhis algoritması hemen uygulanmalıdır. Uygulanan testlerin her birisinin bir diğerine göre avantaj ve dezavantajları mevcuttur. Çoğu testin test sonuçlanma süreleri ise ortalama 30 – 45 dakika arasında değişmektedir. Bu nedenle, güvenilir, doğru ve hızlı testlere gereksinimimiz her geçen gün daha da artmaktadır.

Teknolojiyi ne derece takip edersiniz bilemiyorum, ama tıp teknolojisindeki değişim inanılmaz boyutlarda. Yetişmek mümkün bile değil. Tıp fakültesine ilk başladığımda, bilgisayarlı tomografi (BT) ve sonrasında manyetik rezonans (MR) kullanıma girdikleri günleri hatırlıyorum. Hangi hastaları tetkik için gönderebiliriz diye düşünürken, bugün geldiğimiz nokta ultra hızlı BT ve MR cihazları her yerde.

Evet, tıpta teknoloji sadece görüntüleme alanında gelişmiyor, aynı zamanda ve farklı hızlarda hemen her disiplinde biz bu gelişmeleri görüyoruz. İşte bugün size kendi alanımla ilgili olarak, kalp hastalıklarının teşhisinde günümüzde kullanılan bazı yeni testlerden bahsedeceğim.

Yeni Kalp Testleri

1- Corus CAD Testi (CardioDx)

Bu bir kan testi olup, alınan kan örneğinizden 23 gen üzerinde çalışıp, sizin koroner arter hastası olup olmadığınızı analiz ediyor. Bu test sayesinde, mevcut yakınmalarınızın (göğüs ağrısı, nefes darlığı) koroner arter hastalığı ile ilgili olup olmadığı ortaya çıkıyor. Sağladığı en büyük avantaj, daha detaylı kalp testleri için (örneğin anjiografi) ön bilgi sağlıyor. Testi yaptırdıktan sonra, ortalama sonuç alma süresi yaklaşık olarak 3 gün kadar sürüyor. Rutin olarak kullanılan bir test değildir. Bu test ile ilgili olarak daha detaylı bilgi almak isterseniz, buradan ulaşabilirsiniz.

2- Hemoglobin A1c

Bu kan testi yeni bir test olmayıp, şeker hastalığının tanı ve takibinde kullanılmaktadır. Ancak, günümüzde şeker hastaları ve şeker hastalığı adaylarında kalp hastalığı riskinin değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Kalp testleri içerisinde yer almamakla birlikte, önemli bilgi sağlaması nedeniyle beraber değerlendirilmelidir. Basit olarak, A1c bize, ölçüm anında önceki 3 – 4 aylık kan şeker seviyeleri hakkında bilgi sağlar. A1c değerinin; %7’nin altında saptanması bize şeker hastalığının atardamarlarımızı daha az oranda etkileyeceğini ifade eder. Eğer, A1c değerinizi, teşhis konulduktan sonra düşürebilirseniz, uzun dönemde koroner arter gelişim riskinizi de azaltmış olursunuz.

Bu test, özellikle şeker hastalığı bulunanlar için idealdir. Testi, eğer kan şeker seviyeleriniz kontrol altında ise; yılda en az iki kez yaptırmanızı, eğer kontrol altında değilse de yılda 4 kez yaptırmanızı öneririm.

Testin en büyük avantajı; rutin kan tetkikleriniz ile beraber, hızlıca yapılabilmesidir. Şeker yükleme testi gibi zahmetli bir test değildir. Aç veya tok olmanızı gerektirecek bir durum mevcut değildir.

Günümüz de uygulanan kalp testleri ile ilgili özet tablo:

Kalp Testleri

Kalp Testleri

3- Plak Taraması (Karotis Arter Intima – Media Kalınlık Testi)

Bu test, karotis arter (atardamarı) adı verilen (boyun şah damarı) damarınıza yapılan ultrasonografi ile benzerlik gösterir. Kalp testleri içerisinde, doğrudan kalbi ilgilendiren bir test değildir. Ses dalgalarını kullanılarak yapılan bu testte, karotis arterde (şah damarı daralması) mevcut olan tıkanıklığın derecesi değerlendirilir. Karotis arter, beyine kan taşıyan önemli bir damardır. Plak tarama testi sayesinde, karmaşık bir yazılım ile beraber karotis arterin kalınlığı dikkatle ölçülür. Karotis arter intima kalınlığında mevcut olan artış veya normal değerlerden sapma (karmaşık yazılımın, karmaşıklığı burada önem arz ediyor), bize, hastanın kalp ve damar hastalıkları açısından ne ölçüde risk altında olduğunu belirlemektedir.

Bu testi, ailesin de özellikle erken dönemde kalp hastalığı ortaya çıkanlar için idealdir. Çok basit bir uygulama ile, anında değerlendirme sonucunun alınabilmesi büyük bir avantajdır. Tanı konulduktan sonra, eğer risk altında iseniz kolesterol düşürücü ilaçlar ile plak gelişmesi kontrol altına alınabilir.

4- PLAC Testi (Lipoprotein bağlantılı fosfolipaz A2 aktivitesinin ölçümü)

Bu test, en yeni testlerden birisidir. Test sayesinde, özellikle kadınlarda mevcut olan kalp hastalıkları daha erken teşhis edilmesi imkanı mevcuttur. Fosfolipaz A2 aktivitesinin yüksekliğine paralel olarak koroner kalp hastalığına bağlı ölümcül veya ölümcül olmayan olaylar artmaktadır. Kalp testleri içerisinde, son yıllarda artan oranda kullanılmaktadır.

Eğer sizinde, bu veya aklınıza takılan herhangi bir konu ile ilgili sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazıyı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Resim: www.freeimages.com adresinden alınmıştır.

Cevap Yaz