Kan Pıhtılaşması

Kan pıhtılaşması hakkında bilmeniz gerekenleri, sizin için bu yazıda derleyip, toparlıyorum.

Kan Pıhtılaşması Nedir?

Kan pıhtılaşması; vücudumuzda pıhtılaşma sisteminin aktive olmasına bağlı olarak damar içerisinde kanın pıhtılaşması ile ortaya çıkan bir durumdur. Kan pıhtılaşması deyimi, genellikle toplardamar içerisinde oluşan kan pıhtısını ifade eder.

Kan pıhtılaşması, toplardamar içerisinde (özellikle derinde olan) ortaya çıktığında derin ven trombozu kısaltılmış olarak DVT adını alır. Derin ven trombozu için; farklı yerlerde venöz tromboz veya ven trombozu ifadelerini de görebilirsiniz. Hepsi, aslında aynı şeyi ifade etmektedir.

Kan pıhtılaşma sistemi, normal şartlar altında aktif olmayan bir sistemdir. Yaralanma veya diğer bazı durumlarda sistem kendiliğinden aktif hale gelir ve en basit hali ile kan pıhtısının oluşmasını sağlayarak ölümcül durumlardan bizi kurtarır.

Ancak, vücudumuzda her sistemde olduğu gibi, bazen bu sistemde de ortaya çıkan hastalıklar ile herhangi bir yaralanma veya ciddi bir durum olmadan da kan pıhtılaşması gözlenebilir. Bu durum ile özellikle, bacakta uyluk veya diz altı derin toplardamarları içerisinde karşılaşmaktayız.

Akciğer (Pulmoner) Embolisi Nedir? Kan Pıhtılaşması ile Olan Bağlantısı Nedir?

Akciğer (pulmoner) embolisi; özellikle derin toplardamar içerisinde, oluşan kan pıhtısının kendisinin veya bu pıhtıdan kopan küçük parçacıkların toplardamar kan akımı ile akciğere taşınmasına ve burada akciğer atardamarını tıkamasına bağlı olarak ortaya çıkan oldukça ciddi bir durumdur. Bacakta kan pıhtılaşmasının eşlik ettiği bu durumun çoğu zaman teşhisi konulamamaktadır.

kan pıhtılaşması

Akciğer (Pulmoner) Embolisi

Kan Pıhtılaşması ile Varis Aynı Şeyler Mi? Varis ile Kan Pıhtılaşması Arasında Bir Bağlantı Var Mı?

Hayır; kan pıhtılaşması ile varis aynı şeyler değildir. Ancak çoğu zaman, birbirleri ile beraber anılırlar. Bunun bence en önemli nedeni, her iki durumunda toplardamarı ilgilendiriyor olmasındandır.

Basit bir ifade ile; kan pıhtılaşması çok ciddi ve acil tedavi gerektiren bir durumdur. Varis ise; toplardamarın yapısal bozulması ile uzun zaman sürecinde ortaya çıkan bir durumdur. Tedavi önceliği kan pıhtılaşması ile kıyaslandığında daha geridedir.

Kan Pıhtılaşması Sık Karşılaşılan Bir Durum Mudur?

Kan pıhtılaşması, yaklaşık 1000 kişiden, birisinde gözlenen bir durumdur. (istatistiksel olarak düşük gibi görünse de; oluştuğunda bu oran %100 demektir). Ölüm nedenleri arasında yeri ise, son yıllarda giderek artmaktadır. Tanısının konulması teknolojik imkanlarla kolay olmasına karşın, oldukça fazla oranda da atlanmaktadır.

Kan Pıhtılaşması Genetik Mi?

Kan pıhtılaşmasının nedenleri göz önüne alındığında; kan pıhtılaşmasının genetik nedenlerinin oldukça fazla olduğunu söylemek mümkündür. Kan pıhtılaşması hikayesi bulunanların, detaylı hikayelerinde, anne – baba ve yakın akrabalarında kan pıhtılaşması geçirenlerin olduğu gözlenmektedir.

Kan Pıhtılaşmasının Belirtileri Nelerdir? Kan Pıhtılaşması Nasıl Fark Edilir?

Kan pıhtılaşması her zaman belirti vermez. Bu nedenle teşhisini koymak her zaman mümkün olmamaktadır. Ancak, kan pıhtılaşması olanlarda sıklıkla karşımıza çıkan belirtiler arasında;

  • baldır bölgesinde hassasiyet veya ağrı,
  • bacakta (özellikle baldır bölgesinde) hassasiyet,
  • bacakta renk değişimi (sıklıkla morarma, bazen beyazlaşma),
  • bacakta şişlik

bulunmaktadır. Bacaklarınızda, yukarıda saydığım bu belirtilerden bir veya birkaçı bir arada yer alıyorsa; kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna gitmenizi öneririm. Erken tanı, kan pıhtılaşması durumunda etkili tedavi açısından oldukça önemlidir.

Eğer, kan pıhtılaşması ile oluşan pıhtı, akciğerlere ulaşır ve akciğer embolisi (pulmoner emboli) oluşursa;

  • aniden veya yavaş yavaş gelişen nefes darlığı,
  • özellikle nefes alıp vermekle şiddetlenen göğüs ağrısı,
  • soğuk terleme,
  • bilinç bulanıklığı, gözlenebilir.

Kan Pıhtılaşmasının Komplikasyonları Nelerdir?

Aslında bu sorunun yanıtını verdim; akciğer embolisi kan pıhtılaşmasının en önemli komplikasyonudur. Uzun dönemde, yaşantımızı etkileyen bir diğer komplikasyona ise post-flebitik sendrom adı verilmektedir.

Post-flebitik sendrom; toplardamar içerisinde kan pıhtılaşmasına bağlı olarak ortaya çıkan bir durumdur. Oluşan kan pıhtısı, toplardamar içerisinde yer alan oldukça hassas yapılı kapakçıkların fonksiyonlarını bozar. Bu durum, uzun dönemde toplardamar içi kan basınç seviyelerinin normalin üzerine çıkmasına neden olur. Artan toplardamar içi kan basıncına bağlı olarak;

  • bacaklarda ödem,
  • ayak bileklerinde kaşıntı,
  • ciltte sertleşme ve renk değişikliği,
  • ileri durumlarda ayak bileği seviyesinde yara (venöz ülser) gözlenir. Bu durumların hepsine birden post-flebitik sendrom adı verilir.

Akciğer Embolisi (Pulmoner Emboli) Komplikasyonları Nelerdir?

Akciğer embolisi, ciddi ve tehlikeli bir durumdur. Tanısı, kan pıhtılaşması durumuna göre daha hızlı olarak konulur. Tanı konulur konulmaz, erken dönemde etkili bir tedavi ile başarı şansı oldukça yüksektir.

Akciğer embolisinin en önemli komplikasyonu, ani gelişen sağ kalp yetmezliğidir. Bu durum özellikle, ana pulmoner arter (akciğer atardamarı) içerisinde gözlenen büyük kan pıhtılaşmasında karşımıza çıkar.

Akciğer embolisinin diğer komplikasyonu ise; ileri dönemde akciğer atardamarları içerisinde bulunan kan pıhtısına bağlı olarak gelişen kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon’dur.

Kan Pıhtılaşması Nasıl Tedavi Edilir?

Kan pıhtılaşması tanısı konulur konulmaz tedaviye başlanılması ileride ortaya çıkabilecek komplikasyon veya daha kötü durumların önlenmesi ve etkili bir tedavi için oldukça önemlidir. Kan pıhtılaşması tedavisinde, kan sulandırıcı ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar hem damar yolu ile hem de ağız yolu ile uygulanmaktadır. Damar yolu ile uygulanan ilaçların en başında Heparin yer alır. Ağız yolu ile verilen ilaçlar arasında Kumadin (Coumadin) en sık kullanılandır. Ancak, son yıllarda kullanıma giren, yeni nesil kan sulandırıcılar giderek artan oranda kullanılmaktadır. Bu konu ile ilgili detaylı yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

Kan pıhtılaşmasının etkili tedavisinde, kan sulandırıcı ilaçların yanında erken dönemde kan pıhtısının yükünü azaltmak için pıhtının özel cihazlarla emilmesi ve/veya eritilmesi yöntemleride kullanılmaktadır. Bu işlemlerin hemen tamamı anjiografi ünitesinde lokal anestezi altında yapılmaktadır.

Kan Pıhtılaşması Önlenebilir Bir Durum Mudur? Kan Pıhtılaşması Nasıl Önlenir?

Kan pıhtılaşması, risk faktörleri göz önüne alındığında; ortaya çıkmadan da önlenebilir. Risk faktörlerinin ortaya çıkmadan önlenmesi, (mesela hareketsizliğin ortadan kaldırılması, kemik kırıklarında dikkat edilmesi, doğum kontrol haplarının daha dikkatli kullanımı veya uzun süren yolculuklarda çorap giyilmesi) kan pıhtılaşmasının gelişmesini engellemek açısından etkili yöntemlerdendir.

Kan Pıhtılaşması Açısından Kimler Risk Altındadır?

Kan pıhtılaşması, özellikle;

  • yaşlılarda,
  • kanser durumunda,
  • uzun süre hareketsiz kalanlarda,
  • gebe olanlarda,
  • genetik olarak kan pıhtılaşma bozukluğu bulunanlarda,
  • doğum kontrol hapı kullananlarda (özellikle gençler arasında),
  • şişmanlık (obezite) durumlarında ortaya çıkmaktadır. Bu durum veya durumlara sahip kişiler risk altındadırlar.

Kan pıhtılaşması ile ilgili kısa ve öz bir yazı olsun istedim. Sormak istedikleriniz için bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce mutlaka bu yazıyı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Kapak görseli: marimbajlamesa

2 Yorum

  1. Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu
  2. VAHAP SUNA,,

Cevap Yaz