Kılcal Damar ve Radyofrekans Tedavisi

Kılcal Damar ve Radyofrekans Tedavisi

Merhaba. Kılcal damarlarınız mı var? Tedavi ettirmeden okumanız gereken bir yazı bu, emin olun. Bugün konumuz, kadın hastalarımın baş belası olan ve hemen her muayene ettiğim kadın hastalarımın sorduğu bu kılcal damarlardan nasıl kurtulurum, bir tedavisi var mı? sorusu ile ilgili. Kılcal Damar ve Radyofrekans Tedavisi

Kılcal Damar ve Radyofrekans Tedavisi

Ses dalgalarının tıpta kullanımı yeni değil. Birçok farklı disiplin ses dalgaları ile tedavi teknolojisini kullanmaktadır. Son yıllarda da giderek artan oranda bir ilgi duyulmaya başlandı. Bunun temel sebebi, ses dalgalarının tedavi sırasında çevre dokulara yaptıkları hasarın kabul edilebilir boyutlarda olmasındandır.

Bu yazımda, size kılcal damarların tedavisinde ses dalgaları ile tedaviden bahsedeceğim. Işık ve ses dalgaları ile kılcal damarların kapatılması işlemine termo-koagülasyon yöntemi ile kapatma adı verilir. Gerek ışık ve gerekse ses dalgasının enerji kaynağı olarak kullanıldıkları bu yöntemde, amaç kılcal damarın tamamıyla ortadan kaldırılmasıdır. kılcal damar ve radyofrekans tedavisi

Ses dalgaları ile kapatma yönteminde, yüksek frekanslı ses dalgaları ince bir iğne aracılığıyla hedef doku olan kılcal damar duvarına yönlendirilirler. Ses dalgası enerjisi, kılcal damar duvarına ulaştığında mevcut enerjisini ısı enerjisine dönüştürerek, ince kılcal damarın protein yapısının kısa sürede değişmesine ve büzüşmesine neden olur. Büzüşen kılcal damar içerisinde bulunan kan pıhtılaşır ve damar tamamen kapanır. Termo-koagülasyon, kontrollü şekilde doğrudan hedef dokuya iletilirse, sadece hedef dokuyu ortadan kaldırdığı ve çevre dokulara zarar vermediği için ideal bir yöntemdir. Yanık, ciltte nekroz veya yara, ciltte renk değişimi gibi beklenmeyen ve istenmeyen yan etkilerin gözlenme oranı diğer yöntemlere göre daha düşüktür. Gözle görülür değişim, 24 – 48 saat içerisinde gözlenir. Bu teknolojik yöntem geliştirilirken yapılan klinik çalışmalar, yöntemin etkinliğinin %90’ların üzerinde olduğunu ortaya koymuştur.

Kılcal Damar ve Radyofrekans Tedavisi: Yöntemin Teknik Detayları:

Biraz yöntem ve uygulamasından bahsedecek olursak; yöntem nerede ise tamamen ağrısız bir yöntemdir. Herhangi bir anestezik yönteme gereksinim duyulmamaktadır. Yüz, diz ve ayak bilekleri de dahil vücudun herhangi bir bölgesine, kolayca uygulanabilir. Yüz bölgesinde bulunan lezyonlarda (özellikle Rosacea) veya burun çevresindeki kılcal damarlarda oldukça etkilidir. Herhangi bir cilt tipine rahatça uygulanabilir. Lazer uygulamasından farklı olarak, herhangi bir renkteki kılcal damara uygulanabilmesi, lazer tedavisine olan üstünlüğüdür. Küçük, kılcal damarlarda rahatlıkla uygulanan bu yöntemde uygulamadan bir kaç gün sonra uygulama sahasında kırmızı noktalar gözlenebilir. Bazen, çok hassas ciltlerde hafif su toplaması gözlenebilir. Ancak, bunların hiç birisi kalıcı olmayıp iz bırakmadan yok olurlar. Uygulama sahasında, ufak kabuklanmalar gözlenebilir, bunlar 4 – 12 hafta içerisinde iz bırakmadan ortadan kalkmaktadır. Kalıcı yara izi veya renk değişikliği gözlenmez. Yöntemin uygulandığı kılcal damarlar tamamen kapanır. Ancak, mevcut hastalığınızın ilerlemesi durumunda, yeni kılcal damarların gelişmesi kaçınılmaz bir durum olabilir.

Ses dalgası ile kılcal damar kapaması, nikel allerjisi olanlar, gebelik durumu, kalıcı kalp pili takılmış olanlar veya cilt hastalığı olanlarda kullanılamaz. Kılcal damar tedavisi, üst düzey teknolojinin kullanımının gerekliliği yanında, bilgi birikimi ve tecrübe gerektiren bir durumdur. Bu konuda, gerekli araştırma yapmadan, uygulanabilecek tedavi seçenekleri konusunda bilgilendirilmeden tedaviye başlamayın.

Kılcal damarların, transkütan radyofrekans yöntemi ile tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak için, bu yazımı da okumanızı öneririm.

Kılcal damar ve radyofrekans ile tedavisi konusunda kısa bilgi verdim. Kılcal damar tedavisinin farklı yöntemlerinden birisi idi. Eğer, sizin de kılcal damar tedavisi konusunda sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazıyı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

3 Yorum

  1. Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu
  2. Selda
  3. Selda

Cevap Yaz