Kılcal Damarlarım: Siz Ne Zaman Ortaya Çıktınız?

Kılcal Damarlarım: Siz Ne Zaman Ortaya Çıktınız?

Evet, bu soruyu hastalarımın çoğundan, kendi kendilerine sorduklarını birçok kez duydum. 50’li yaşlara merdiven dayamış birisi olarak, bu soruyu sormam gerekiyor mu? Ya da, daha açık bir ifade ile, ne zaman sorulur bu soru daha çok? Kılcal Damarlarım: Siz Ne Zaman Ortaya Çıktınız?

Hakkında pek çok yanlışın olduğu bir konudur kılcal damarlar. Bugün, biraz bu konu üzerinde duracağım.

Kılcal Damarlarım: Siz Ne Zaman Ortaya Çıktınız? Yoksa, Orada Mısınız??

Kılcal damarların, yaşlılıkta görülmesi inanışı doğru değildir. Kadınlarda (erkeklerde dahil) yaşantılarının herhangi bir döneminde gözlenebilmektedir. Artık, 20’li – 30’lu yaşlarda gözlenmeye başlamıştır. Bunun sebeblerine bakacak olursak, düzenli egzersiz yapmama, gebelikler, güneşe maruz kalma öncelikli olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kılcal Damarlarım

Kılcal Damarlar

Yaşantımızın erken döneminde karşımıza çıkan kılcal damarlar, çoğu zaman aslında zararsızdırlar. Herhangi bir yakınmaya neden olmadan, sessizce orada uzun süre dururlar. Bizim için, genellikle dikkat çektiği zamanlar, bacaklarımızda ağrının da eşlik ettiği veya görsel olarak bozulmanın dikkat çekmeye başladığı dönemlerdir. Sessiz ve sinsi bir şekilde bacaklarımızda yerleşen bu durum için, yapılması gereken en doğru hareket, fark ettiğimizde bu konuda uzman bir hekime danışmak olacaktır. Çünkü, çoğu zaman erken dönemde ortaya çıkan bu damarlar, ileride ortaya çıkacak daha ciddi bir durumun ön habercisi niteliğindedir. Aslında, kuzeni varis ile aralarında yakın bir ilişki vardır. Kılcal damarlar, varislerin çok daha küçük ölçekli olanıdır. Ağrı olmaması ile ayrılsalarda varisten, seyrek olarak ağrı da eşlik edebilmektedir.

Varis ile ortak olan bu benzerlik, temel olarak oluşum nedenleri ile de ortaklık göstermektedir. Kılcal damarlar da çoğu zaman, uzun süre ayakta kalmak gibi toplardamarlarımızda artmış basınç ile seyreden herhangi bir durumda da oluşmaktadır. Ama bir o kadar etkili olan faktör ise genetiktir. Kontrol edemediğimiz kötü bir faktördür aslında. Bu durumda, oluşumunu engelleme konusunda yapılabilecek birşey kalmamaktadır.

Kılcal damarlar, oluştuktan sonra kendi kendilerine ortadan kaybolmazlar. Genellikle de bu oluşum sonrasında, zaman içerisinde toplardamar yapısındaki değişikliklere bağlı olarak daha da kötüleşirler. Ancak, günümüzde tedavi açısından farklı seçenekler mevcuttur. Farklı seçeneklerin sunulması ile, her hasta için farklı bir tedavi planı oluşturulması, tedavi başarısını da olumulu yönde etkilemektedir. Uygulanacak yeni tedavilerin hemen hepsi, klinik ortamında, günlük iş akışınızı etkilemeden yapılabilmektedir. Burada önemli bir nokta, tedavinin etkin olabilmesi açısından erken dönemde tedaviye başlanılmasıdır. Kılcal damarlarınız, yaşantınızı daha fazla etkilemesin, tedavi imkanı mevcut.

Eğer, sizin de varis, ve damar sağlığınız ile ilgili sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazıyı okuyunuz.

Son olarak, kılcal damar tedavisi ile ilgili transkütan radyofrekans tedavisi başlıklı yazım, ilginizi çekebilir.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz