KOAH ve Akciğer Embolisi

KOAH ve Akciğer Embolisi

KOAH (kronik obstrüktif akciğer hastalığı) ve akciğer embolisi, karşımıza solunum sıkıntısı ile çıkan iki hastalıktır. Farklı tedavilerin, hızla ve etkin şekilde uygulanması gereken bu iki hastalığın, çoğu zaman, birbirlerinden ayrımını yapmak biz doktorlar için oldukça zordur. İşte bu yazımda; KOAH ve akciğer embolisi ayrımı konusunda sizi bilgilendirmek istiyorum.

Bu arada, akciğer embolisi nedir konusunda önceden biraz bilgi almak isterseniz; akciğer embolisi ile ilgili olan bu yazımı okumanızı öneriyorum.

KOAH Nedir?

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH); hava yollarımızda vücudumuz için zararlı partikül ve gazların oluşturduğu iltihabi olay sonucunda ortaya çıkan çoğu zaman geri dönüşsüz (irreversibl) ve ilerleyici (progressif) hava akımı kısıtlanması ile karakterize, tedavi edilebilen ve önlenebilen bir akciğer hastalığıdır.

KOAH Bizi Nasıl Hasta Ediyor?

KOAH hastalığından sorumlu olan sigara ve zararlı partiküller; özellikle hava yolunda ve akciğer dokusunda iltihabi olayın neden olduğu yıkım ve harabiyete bağlı olarak oluşur. Temel olarak bu işlerden  akyuvarlar (makrofajlar) sorumlu tutulmaktadır.

KOAH’lı hastalarda ortaya çıkan iltihabi olayların sadece akciğerlerde sınırlı kalmadığını söylemek isterim. Tüm vücudu ilgilendiren iltihabi olayların etkilendiği sistemlere bağlı olarak karşımıza çıkan durumları sıralayacak olursak;

  • iskelet ve kas sistemi rahatsızlıkları
  • akciğer embolisi
  • akciğer hipertansiyonu (pulmoner hipertansiyon)
  • kalp yetmezliği
  • koroner arter hastalıkları
  • kansızlık
  • metabolik sendrom
  • Diyabet (şeker hastalığı)
  • uyku apnesi bulunmaktadır.

KOAH ve Akciğer Embolisi

KOAH ile kalp hastalıkları ve akciğer embolisi arasında olan bağlantının nedenleri tam olarak aydınlatılamamıştır. Ancak, tahmin edeceğiniz gibi burada da tetiklenen iltihabi olayların neden olduğu bir durum söz konusudur.

KOAH ve akciğer embolisi her ne kadar birbirleri ile sık olarak gözlenmesede; kardiyo-pulmoner hastalıklar gibi akciğer embolisi de KOAH varlığında kolayca göz ardı edilebilmekte, hatta akciğer embolisinin şiddeti de KOAH varlığında katlanarak artmaktadır. Bu durum özellikle, ileri yaştaki hastalar için hayati risk taşımaktadır.

KOAH ile karşımıza çıkan akciğer embolisinin nedenleri konusunda 2 teori bulunmaktadır.

  1. Artmış oksidatif stress (ki özellikle kanın pıhtılaşmasını sağlayan mekanizmayı doğrudan etkiler)
  2. Kan pıhtısının eritilmesinde (fibrinolitik) azalma ve bunun sonucunda ortaya çıkan pıhtılaşmaya olan artan eğilim

Günümüzde kan testleri sayesinde kalp yetmezliği ile KOAH arasında ayırıcı teşhis eskiye oranla daha kolay yapılabilmekte iken, aynı durumu akciğer embolisi ile yapabilmek pek mümkün olamamaktadır. Başka bir deyişle; şu an akciğer embolisi ile KOAH’ı birbirinden ayıran, güvenilir bir kan testi mevcut değildir.

Dünya Sağlık Örgütü; KOAH teşhisi için solunum sıkıntısının (dispne) uzun süreli (kronik) olması ve akciğer solunum fonksiyon testleri teşhisin doğrulanmasının gerekli olduğunu belirtmektedir.

KOAH’a benzer olarak; akciğer embolisi de çok özel olmayan belirtiler ile karşımıza çıkar. Bunların en başında; ani gelişen solunum sıkıntısı (dispne), nabız hızında artış (taşikardi), göğüs ağrısı (çoğu zaman plöritik tipte, solunum ile değişkenlik gösteren veya artan – azalan) gelmektedir. Akciğer embolisi tedavisinin temelini oluşturan kan sulandırıcı (kan inceltici, antikoagülan) tedavinin bir an önce başlaması için akciğer damar sistemi içerisinde kan pıhtısının var olduğunun gösterilmesi çok önemli bir noktadır. Kan sulandırıcı ilaçlar ve kullanımları sırasında karşılaştığımız ciddi sorunlardan (en başta ölüm ve beyin kanamsı) dolayı; KOAH ve akciğer embolisi ayrımının tam olarak yapılması gerekmektedir.

Akciğer embolisi nasıl teşhis edilir? başlıklı yazım da bu konuyu detaylı olarak inceledim. Yaklaşık 8 dakikanızı alacak bu yazıyı kesinlikle okumanızı öneririm.

KOAH ve Akciğer Embolisi: Birlikte Gözlenme Oranı Nedir?

Derin ven trombozu ve akciğer embolisi (pulmoner emboli) venöz tromboemboli ile seyreden hastalıklardır. Başka bir deyişle; venöz tromboemboli derin ven trombozu ve/veya akciğer embolisine neden olur. Derin ven trombozunun  gerçek gözlenme oranını verebilmek hastaların nerede ise yarısında belirti vermemesinden dolayı pek mümkün değildir. Ancak, 160/100000 gibi bir sayı verilmektedir.

Akciğer embolisinde de durum derin ven trombozu gibi olup, hastaların çoğu aslında ciddi anlamda belirti vermemektedir. Ayrıca, belirti veren hastalarda da akciğer embolisi ilk planda düşünülmediği için teşhis edilmesi de zorlaşmaktadır. Ancak, gözlenme oranı olarak 23 – 69/100000 oranı verilmektedir. Daha basit bir ifade ile, 45 yaş üzeri kişilerde her yıl 187000 yeni akciğer embolili hasta listeye eklenmektedir.

Yapılan bilimsel çalışmaların derlenmiş sonuçları da; KOAH ve akciğer embolisi birlikte gözlenme oranını %10 – %12 gibi rapor etmektedir.

KOAH durumunda, akciğer embolisi yüksek ölüm oranı nedeniyle ciddiye alınması gereken bir durumdur.

KOAH ve Akciğer Embolisi: Risk Faktörlerinin İncelenmesi

KOAH’ta ataklar şeklinde karşımıza çıkan solunum yetmezliği ve hastalığın sistemik etkileri; ölüm nedenlerinin temelini oluşturur.

KOAH atağı ile gelen hastaların yaklaşık %10 ile %25’inde akciğer embolisine rastlanılmaktadır. Bu oran teşhisi konulamayan akciğer embolisi hastalarını da kattığımızda %50’lere çıkmaktadır.

Derin ven trombozu hastalarında geçerli olan risk faktörlerinin tamamı, KOAH ve akciğer embolisi hastaları içinde geçerlidir. Bu faktörler arasında bulunan;

KOAH ve Akciğer Embolisi: Hastanın Değerlendirilmesi Neden Zor?

KOAH hastalarında gelişen akciğer embolisi teşhisinin zor konulduğunu belirtmiştim. Bunun en önemli nedeni, her iki hastalığın belirtilerinin birbirleri ile benzer olmalarındandır. Bu belirtiler arasında;

  • plöritik göğüs ağrısı (nefes alıp vermekle değişkenlik gösteren),
  • nabız hızında artış (taşikardi),
  • solunum hızında artış (takipne, hızlı soluk alıp verme),
  • ateş, bulunmaktadır.

KOAH ve Akciğer Embolisi: Fizik Muayene Bulguları Neler?

KOAH fizik muayene bulguları 1800’lü yıllara kadar gider. O günden günümüze aslında pek değişen bir şey olmamıştır. KOAH belirti ve bulguları arasında;

  • solunum sıkıntısı  (dispne),
  • solunum seslerinin dinlemekle derinden (uzaktan) gelmesi,
  • solunum seslerinin azalması,
  • hırıltılı solunum (wheezing, vizing),
  • fıçı şeklinde göğüs kafesi (göğüs kafesinin ön – arka çapının artması),
  • yardımcı solunum kaslarının kullanıldığı solunum şekli,
  • öksürük ile balgam çıkarma (her zaman değil, ilerleyen aşamada),
  • halsizlik ve efor kapasitesinde azalma, bulunmaktadır.

KOAH hastalarının çoğu sigara içen hastalardır. Bu teşhisin konulması konusunda oldukça önemli bir ayrıntıdır.

Akciğer embolisi de karşımıza benzer belirti ve bulgular ile çıkar. Bunların arasında, solunum

  • sıkıntısı (dispne),
  • solunum sayısında artış (takipne),
  • göğüs ağrısı (plöritik) oldukça önemlidir.

Ancak, akciğer embolisine daha özel olan;

  • kanlı öksürük (hemoptizi),
  • boyun damarlarında dolgunlaşma ve dışarıdan görülür hale gelmesi,
  • bacak veya bacaklarda ağrı,
  • bir bacağın diğer bacağa oranla daha şiş ve hassas olması (derin ven trombozu belirtisi),
  • bacak baldır bölgesinde ayak bileği hareketleri ile ağrı ortaya çıkması (Homans belirtisi, derin ven trombozu), bulunmaktadır.

KOAH ve Akciğer Embolisi: Akciğer Filmi İncelemesi Ne Katıyor?

KOAH ve akciğer embolisi ayırıcı teşhisinde akciğer grafisi (filmi) bize her zaman çok faydalı olamamaktadır. Her iki hastalıkta da, akciğer dokusu içerisinde ortaya çıkan atelektazi (akciğerlerin kapanması) ve plevral effüzyon (akciğerlerde sıvı toplanması) oldukça sık gözlenir. Atelektazi ve plevral effüzyon; zatürre (pnömoni), akciğer ödemi, pnömotoraks ve benzeri diğer akciğer hastalıklarında da gözlenen durumlardandır.

Bu nedenle, KOAH ve akciğer embolisi ayırıcı tanısında akciğer filminin tanı değeri oldukça düşüktür. Bu noktada, klinik değerlendirme ve doktor tecrübesi daha ön plana geçmektedir.

KOAH ve Akciğer Embolisi: Kan Gazı Değerlendirmesi Önemli Mi?

Kan gazı ölçümü, akciğer filmi gibi KOAH ve akciğer embolisi ayırımında pek faydalı olamamaktadır. Birbirleri ile kolayca örtüşen bu iki hastalığın kan gazı sonuıçları da birbirine çok yakın olmaktadır.

Ancak, KOAH durumunda kan gazında oksijen değerleri düşük (hipoksemi) ve karbondioksit değerleri (hiperkapni) yüksektir. Erken dönemde, hiperkapni çok daha fazla artabilmektedir. Bunun en önemli nedenleri; artmış ölü boşluk solunumu ve ventilasyon – perfüzyon dengesinde bozukluktur (artan mukus salgısı ile birlikte).

Akciğer embolisi durumunda da kan gazında oksijen seviyelerinde düşme (hipoksemi) gözlenir. Ancak, güvenilir bir ayıraç olarak kabul edilmese de; akciğer embolisinde karşımıza çıkan bu oksijen düşmesi dışarıdan oksijen verilmesi veya solunum desteklenmesi ile düzelmez. Bunun tam tersine, KOAH durumunda ise kan gazı oksijen seviyelerinde geçici de olsa bir düzelme gözlenir. Bu durum, tam olarak dediğim gibi, güvenilir bir ayırım yapmak için yeterli değildir.

KOAH ve Akciğer Embolisi: D-dimer Kan Testi Ne Kadar Güvenli?

Acil şartlarda; D-dimer kan testi derin ven trombozu ve akciğer embolisi durumlarından şüphelenildiği durumlarda ilk tercih edilen bir testtir. KOAH varlığının, test üzerinde belirgin bir etkisinin olmadığı genel olarak kabul edilmektedir.

Ancak, bu test tromboembolik hastalık şüphesinin düşük olduğu, ve D-dimer test seviyelerinin düşük olarak saptandığı (negatif D-dimer testi) hastalarda oldukça yardımcıdır.

Yüksek olasılıkla derin ven trombozu ve/veya akciğer embolisi düşünülen hastalarda D-dimer testinin düşük olarak gelmesi (negatif D-dimer testi) bize ayırıcı teşhisin yapılabilmesi açısından çok faydalı olmamaktadır.

Ben, klinik uygulamada hastalarıma D-dimer testini rutin işlem gereği yaptırmıyorum. Daha çok hastanın kliniği ve diğer teşhis yöntemleri ile hareket ediyorum. Unutulmaması gereken en önemli nokta, akciğer embolisi tedavisinde fazla zamanınızın olmadığıdır. Etkin tedavinin bir an önce başlatılması çok önemlidir. Bu noktada, farklı branşların bir arada koordineli çalışması ve ekip şeklinde hareket edilmesi yüz güldürücü sonuçların alınmasını sağlamaktadır.

KOAH ve akciğer embolisi ile ilgili bilgilendirici yazımın sonuna geldim. Bu konu ile ilgili sorularınız için bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, lütfen sorularınız sormadan bilgilendirici açıklama yazımı buradan okumanızı rica ediyorum.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

8 Yorum

Cevap Yaz