Kumadin ve Ağrı Kesiciler

Kumadin ve Ağrı Kesiciler

Yeni yazımın konusu; site içerisinde diğer yazılarımın çoğunda olduğu gibi poliklinik muayenesi sırasında hastamın sorduğu bir sorudan ortaya çıktı. Kumadin, kullanan hastam; ileride ağrısı olursa veya ağrı kesici kullanmak zorunda kalırsam, hangi ağrı kesiciyi kullanmamı önerirsiniz diye sordu?.

Kumadin ve diğer kan sulandırıcılar, sadece kalp ve damar cerrahisi ile uğraşan biz hekimlerin değil, farklı disiplinlerinde oldukça sık kullandığı veya bu ilaçları kullanan hastalar ile karşılaştıkları bir durum. Bu konu ile ilgili olarak size bilgi vermek istiyorum.

Kumadin ve Ağrı Kesiciler

Kumadin, kalp ve damar sistemini ilgilendiren hastalıklarda, kan sulandırıcı olarak oldukça uzun zamandır kullanılmaktadır. Günümüzde kullanıma giren yeni nesil kan sulandırıcı ilaçlar nedeniyle kullanım oranları giderek azalmaktadır. Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, kan sulandırıcı olarak Kumadin kullanan hastaların özellikle ağrı kesici seçimlerinde oldukça dikkatli olmalarını önermektedir. Özellikle, non-steroid anti-inflammatuar (steroid yapıda olmayan ağrı ve iltihap kesici) ve Aspirin kullanan hastaların mide ve barsak kanamaları açısından yüksek risk altındadır. Steroid yapıda olmayan ağrı ve iltihap kesici ilaçlar veya Aspirin kullanımının gerekli olduğu durumlarda, mutlaka doktorunuza danışın.

Kumadin ve Ağrı Kesiciler: Kumadin Kullanımı Ağrı Kesiciler Açısından Neden Riskli?

Kan, son yıllarda vücudumuzda damarlar içerisinde dolaşan bir sıvıdan daha fazla, bir organ olarak kabul edilmeye başlandı. Gerçekten de kan; karmaşık yapısı içerisinde farklı fonksiyonları içeren hücreler, farklı kimyasal maddeler ve daha da önemlisi hayati birçok olayın gerçekleştiği bir arena gibidir. Bu olaylar içerisinde, tıp fakültesine başladığım ilk günden bu yana, kan pıhtılaşması (ve pıhtılaşmaması) hep aklımı ve bilgimi zorlayan bir durum olmuştur. Damarlar içerisinde dolaşan kan nasıl oluyor da, pıhtılaşmadan, rahatça dolaşırken birden pıhtılaşır ve yaşamı tehdit eder hale geliyor. Bu konu gerçekten oldukça ilginç ve anlaşılması zor bir durum. Site içerisinde, kan ve kan pıhtılaşması ile ilgili farklı yazılarım var. Merak edenler için, site içi arama fonksiyonunu kullanmalarını ve bu yazıları okumalarını öneririm. Bu konu ile ilgili yazılarıma buradan kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

Kumadin, oldukça uzun zamandır kullanılan bir kan sulandırıcı (antikoagülan) ilaçtır. Kan pıhtılaşması üzerindeki etkisi, kanın pıhtılaşmasında en etkili vitaminlerden olan K vitamini üzerinden olmaktadır.  Kumadin kullanılırken, karaciğerimiz tarafından kan pıhtılaşma faktörleri üretilmektedir. Ancak kan pıhtılaşma faktörlerinin fonksiyonel olarak etkili biçimlerine dönüşümleri engellenmekte dir. Bu durum, kanın pıhtılaşmasını engelleyici etkiyi sağlamaktadır. Kumadin kullanımı ile kanın pıhtılaşmasının etkili şekilde engellenmesi için yaklaşık olarak 4 – 5 gün geçmesi gerekmektedir. Kumadin metabolizması, bireysel farklılıklar göstermektedir. Ancak, dikkat edilmesi gereken en önemli nokta; yaşlılarda ilacın kullanımıdır. Bu nedenle, yaşlı kimselerde kumadin doz ayarlamasının dikkatli ve yavaş şekilde yapılması önerilmektedir. Benzer şekilde, kumadin kullanan yaşlılarda; mide – barsak sisteminde kanama gözlenme oranı diğer bireylere göre biraz daha yüksektir.

Kumadin, doz ayarlamasında oldukça faydalı olan ve sıklıkla kullanılan kan testi; protrombin zamanıdır (PTZ). Kumadin kullanan hastalarıma önerim; her ne kadar protrombin zamanı sonuçlarınız doktorunuz tarafından onaylanmış sınırlar arasında ise de; en az ayda bir ve tercihen de aynı merkez, hastane veya laboratuarda kan testinizi yaptırınız.

kumadin ve ağrı kesiciler

Kumadin ve Ağrı Kesiciler: Hangi ağrı kesiciyi kullanmalıyım?

Kumadin ve Ağrı Kesiciler: Hangi Ağrı Kesiciyi Kullanmalıyım?

Kan sulandırıcı olarak, kumadin kullanan hastalarım için önerdiğim ağrı kesici; parasetamol (Asetaminofen) içeren ağrı kesicilerdir. Parasetamol içeren ilaçlar; sadece ağrı kesici etki göstermez, aynı zamanda ateş düşürücü etkileri de mevcuttur. Açık kalp cerrahisi sonrasında, bu nedenle hastalarıma önerdiğim bir ilaçtır.

Parasetamol (Asetaminofen), ağız yoluyla alındığında; mide ve barsak sistemi tarafından hızla emilir. İlaç etkisi genellikle 30 dakika içinde başlar. Kan yolu ile tüm dokulara yayılır ve ilaç idrar yolu ile vücudumuzdan atılır. Parasetamol’ün ateş düşürücü etkisi, ağrı kesici etkisinden daha güçlüdür. Ağrı kesici özelliğinin daha düşük olması bir dezavantaj gibi gözükse de; mide ve barsak sisteminde kanama yapma potansiyelinin diğer ağrı kesicilere göre daha düşük olması, parasetamol’ü tercih etmemize neden olur. Parasetamol, özellikle derin ven trombozu ve gebelik durumunda da, güvenle kullanabileceğimiz bir ağrı kesicidir.

Steroid Yapıda Olmayan Ağrı ve İltihap Kesici İlaçlar Güvenli Değil Mi?

Akla, gelen bu sorunun yanıtını şöyle vermek isterim. Herhangi bir nedenle tedavi veya destek amaçlı da olsa bir ilacı kullanmak her zaman farklı riskler ile gelir. Kimyasal yapıda olan ilaçların, genel olarak riskleri önceden yapılan bilimsel çalışmalar ile belirlenmiştir. Bu durum, steroid yapıda olmayan ağrı ve iltihap kesici ilaçlar için de geçerlidir. Ancak, bu ilaçların özellikle kumadin ile beraber kullanıldıklarında mide – barsak sisteminde oldukça ciddi kanamalara neden olduğu kontrollü bilimsel çalışmalar ile gösterilmiştir. Mevcut olan durum sadece kumadin’e özel olmayıp, son yıllarda kullanım oranları giderek artan yeni nesil kan sulandırıcı ilaçlar içinde geçerlidir.

Size yakın zamanda yapılmış olan bilimsel bir çalışmanın sonuçlarından da bahsetmek istiyorum. Bu, 2014 yılında, tıp camiası içerisinde oldukça prestijli bir dergide basılmış olan oldukça kapsamlı 2 klinik çalışmanın sonuçlarını içeren bir araştırmadır. Araştırma yazısının orijinaline buradan ulaşabilirsiniz.

Gelelim araştırma sonuçlarına;

Bu çalışmada dikkat çekici nokta; yukarıda da bahsettiğim gibi, kumadin ile steroid yapıda olmayan ağrı ve iltihap kesici ilaçların birlikte kullanımlarının oldukça riskli olduğudur. Bu ciddi kanama riski, bacak veya akciğerlerinde kan pıhtılaşması riski bulunan ve kumadin kullanan hastalarda, steroid yapıda olmayan ağrı ve iltihap kesici ilacın kullanımı ile, bu ilacı kullanmayanlara oranla 2 kattan daha fazla oranda gözlenmektedir. Basit bir ifade ile, eğer kumadin kullanıyor ve bu grup ağrı kesici ilaç kullanıyorsanız, kullanmayanlara göre 2 kat daha fazla ciddi kanama riskiniz bulunmaktadır. Benzer durum kumadin ve Aspirin kullananlarda ise 1.5 kat civarında saptanmış.

Araştırmanın diğer ilginç bir sonucu; ciddi mide – barsak kanamasının, kullanılan ağrı kesici süresi ile doğrudan bir ilişkisinin olmaması. Açıklamak gerekirse; mide – barsak kanaması ağrı kesici ilacın ilk dozunda veya 1 haftalık kullanımında da gözlenebilmektedir. Bu açıdan bakıldığında, kumadin ve ağrı kesicilerin birlikte kullanımlarının ciddiyeti ortaya çıkmaktadır.

Kumadin ve Ağrı Kesici İlaç Kullanımında Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

kumadin ve ağrı kesicilerKumadin kullanımında dikkat edilmesi gereken noktaların başında, mide – barsak sisteminde kanama potansiyeli düşük olan ilaçların seçilmesidir. Bu ilaçlar arasında yer alan parasetamol, ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak ilk tercih edilecek grup olmalıdır. Ancak, belli durumlarda veya diğer hastalıklara bağlı olarak steroid yapıda olmayan ağrı ve iltihap kesici ilaçların kullanımı zorunlu ise; mide proton pompa inhibitörleri (baskılayıcı) de eş zamanlı olarak kullanılmalıdır.

Kumadin ve Aspirin Kullanımı Güvenli Mi?

Kumadin ile beraber Aspirin kullanımı, kalp ve damar cerrahisi hastalıklarında oldukça eskidir. Özellikle, atardamar yapısının oldukça bozuk olduğu hastalarda koroner bypass operasyonu sonrasında erken dönemde kumadin ile birlikte Aspirin kullanımı tercih edilmektedir. Bu erken dönemde ortaya çıkacak tıkanıklıkların önlenmesi açısından uygulanan güncel bir yaklaşımdır. Yapılan farklı çalışmalarda, kumadin kullanan hastalarda eş zamanlı Aspirin kullanımının ciddi kanama riskini yaklaşık 1 – 1.5 kat arttırdığını ortaya koymuştur.

Kumadin Kullanan Hastalarda Kanama Riski Hesaplanabilir Mi?

Daha önce bahsettiğim gibi, kanama ve pıhtılaşma birbirleri ile yakın ilişkili mekanizmalardır. Kanama riski, bireysel farklılıklar göstermekle beraber, bilimsel çalışmalar doğrultusunda, özellikle kumadin kullanan hastalarda kanama risk indeksinin hesaplanması mümkündür.

Kanama Risk İndeksi; ciddi kanama ile ilgili olarak, her birisi 1 puan değerinde 4 risk faktörünü içermektedir. Bunlar;

  1. 65 yaş ve üzeri olmak,
  2. Daha önceden mide – barsak sisteminde kanama geçirmiş olmak,
  3. Daha önceden felç (inme, strok) geçirmek,
  4. Yakın zamanda kalp krizi (myokard infarktüsü), kansızlık (anemi, hematokritin %30 altında olması), böbrek yetmezliği (serum kreatinin seviyesinin 1.5mg/dl üzeri olması) ve şeker hastalığı (diyabet) durumlarından en az birisi veya birden fazla durum olması.

Kanama riski değerlendirmesi ise şu şekilde yapılmaktadır. Yukarıda, her bir satır 1 puan değerinde olup toplam değer;

  • 0 ise: kanama riski düşük,
  • 1 – 2 arası ise: kanama riski orta,
  • 3 ve üzeri ise: kanam riski yüksek olarak değerlendirilmelidir.

Yazımın sonuna geldim. Kumadin ve ağrı kesiciler hakkında, daha doğrusu kumadin ile birlikte kullanabileceğiniz ağrı kesiciler konusunda biraz bilgi vermeyi amaçladım. Özetleyecek olursam; parasetamol türevi ağrı kesiciler, kumadin kullanan hastaların tercihi olmalıdır. Ancak, kumadin ile kullanılacak her ilacın dikkatli şekilde kullanılmasını öneriyorum. İnternette, kumadin ve etkileşimde olabileceği ilaçlar ile ilgili olarak farklı kaynaklara ulaşabilirsiniz. Kumadin kullanımı konusunda, yeterli bilgi almak için öncelikle doktorunuz ile konuşunuz, gerekli bilgilendirmeyi yapmasını sağlayınız. Bazı hastanelerde, kumadin ve kullanımı ile ilgili olarak broşür ve bilgilendirme kitapçıkları bulunmaktadır.

Bu konu veya kan sulandırıcıların etki ve etkileşimleri ile ilgili olarak blog içerisinde yazılarım mevcut. Ancak, yanıtını bulamadığınız soru veya sorularınız varsa bana buradan ulaşabilirsiniz. Lütfen, sorunuzu sormadan önce bu konu ile ilgili olarak yazdığım, önemli açıklamayı okuyunuz.

Sağlıkla kalın.

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz