Meme Kanseri ve Lenfödem

Meme Kanseri ve Lenfödem

Meme kanseri sonrasında, karşımıza sık çıkan lenfödem konusu ile ilgili bilgi vermek istiyorum. Ekim, “Dünya Meme Kanseri Farkındalık Ayı”. Bugün konu olarak, meme kanseri sonrası lenfödem üzerine bir paylaşım yapmak istedim. Önemli bir konu olması ve içeriklerin yoğun olması nedeniyle, bir yazı dizisi gibi planladım. Evet, buyrun bakalım.

Meme Kanseri ve Lenfödem

Lenfödem Nedir?

Lenfödem, meme kanseri cerrahisi veya radyoterapisi sonrasında aylar veya yıllar sonrası ortaya çıkan bir tablo. Lenf nedir?

Lenf; tüm vücutta, atıkları, bakterileri ve dokulardan diğer maddeleri taşıyan (uzaklaştıran) açık renkli bir sıvıdır. Lenfödem ise, bu sıvının miktar olarak fazlaca biriktiği durumları yansıtan bir ifadedir aslında. Genellikle, meme kanseri nedeniyle tedavi olanlarda kol veya ellerde karşımıza çıkmakta ise de, bazen meme, koltukaltı, göğüs duvarı ve sırtta da gözlenebilir.

meme kanseri ve lenfödem

Engin_Akyurt / Pixabay

Lenfödem Neden Olur?

Meme kanseri nedeniyle kanser cerrahisi uygulanan hastaların, birçoğun da koltukaltı bölgesine lokalize lenf bezlerinin (nodlarının) en az 2 – 3 tanesi, çıkarılır. Bu işleme “sentinel lenf bezi biyopsisi” adı verilir. Kanserin yayılım derecesine göre bazen lenf bezi temizleme işlemi; koltuk altı bölgesine dek (aksiller lenf nodu disseksiyonu) uzanabilmektedir. Bunun nedeni, anatomik olarak meme bölge ve dokusuna ait lenf akımının ilk durağı (direne olduğu bölge) bu bölgedir. Bu bölgeyi, aslında bir aktarma istasyonu olarak ta düşünebilirsiniz. Meme kanseri nedeniyle cerrahi uygulanan çoğu hasta, aynı zamanda radyoterapi tedavisi de almaktadır. Radyoterapi, bölgesel olarak uygulansa da, geniş bir alanı zaman içerisinde etkilemekte ve sıklıkla lenf bezlerinin birbirleri ile olan doğal akış trafiğini kesintiye uğratmaktadır. Bu durum, zaman içerisinde lenf sıvısının doku içerisinde birikmesine ve lenfödem tablosunun oluşmasına neden olmaktadır.

Çoğu zaman, meme kanseri muayenesi sırasında lenfödem konusunda fazla detaylı bilgi verilmez. Bu nedenle, meme kanseri tedavisi sonrasında ortaya çıkan bu durum yeni bir durum olarak algılanabilir.

Lenfödem gelişimi konusunda risk faktörleri bilinse de, kimde, nasıl ve ne zaman ortaya çıkacağı tam olarak bilinmemektedir. Ancak, hastalar tedavi seçeneklerini, yöntemleri kolayca öğrenebilmekte ve normal bir hayat yaşayabilmektedirler. Lenfödem, eğer tedavi edilmezse zaman içerisinde ilerler ve kötüleşerek kalıcı bir durum haline gelir. Bu aşamada, tedavi seçenekleri sınırlı bir hal alır ve tedavi güçleşir.

Lenfödem Nasıl Oluşur?

Lenfödemin nasıl ve neden oluştuğunu anlamak için, öncelikle lenfatik sistem ile ilgili bilgi sahibi olmak gerekir. Meme kanseri için uygulanan cerrahi ve radyasyon tedavileri; lenf bezleri ve lenf kanallarının zedelenmelerine neden olur. Lenf sıvısının, akışı kesintiye uğrar ve sonrasında ise lenfödem tablosu oluşur. Bu durum, daha sık olarak tedavinin uygulandığı bölgelerde gözlenir. Artan lenf sıvısı oluşumu ile tablo, giderek daha da kötüleşir.

Başlangıçta; hafif bir ödem tablosu mevcut iken, zaman içerisinde ödem klinik olarak kötüleşir. Kol veya el giderek ağırlaşır, ileri dönemlerde ise his kaybı oluşabilir. Meme kanseri cerrahisi ve radyasyon tedavisi sonrasında kadınların ortalama %20 – %30’un da, lenfödem tablosu ortaya çıkar. Klinik tablonun şiddeti; etkilenen lenfatik sistemin derecesine doğrudan bağlıdır. Geniş çaplı, koltuk altına doğru yapılan rezeksiyonlar, obezite ve aşırı kilo alma; lenfödemin ortaya çıkma riskini arttıran faktörler arasında ilk sıralarda yer almaktadır.

Evet, meme kanseri ve lenfödem ile ilgili yazı dizisinin ilk bölümünün sonuna geldim. Yarın, kaldığım yerden devam edeceğim. Ancak, konu ile ilgili olarak veya varis ve damar sağlığı ile ilgili sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz.  Soru sormadan önce, bu yazımı okumanızı rica ederim.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz