Periferik Arter Hastalığı: Risk Faktörleri Nelerdir?

Periferik Arter Hastalığı Risk Faktörleri

Periferik arter hastalığı neden bu kadar önemli? Vücudumuz için, periferik arter hastalığının önemi nedir? Kötü bir durumun ön habercisi mi?

Çağımızın 4 belalısı nedir diye sorsalar, herkesin farklı bir yanıtı olacaktır buna eminim. Ama bu soruyu bizlere sorduğunuzda verilecek yanıt üç aşağı ve beş yukarı aynı olurdu. Evet, işte karşınızda günümüz 4 belalısı (veya Mahşerin Dört Atlısı, bu daha uygun göründü şimdi);

  • Sigara içimi
  • Şeker hastalığı (Diyabet)
  • Tansiyon yüksekliği (Hipertansiyon)
  • Kolesterol yüksekliği (Hiperkolesterolemi)

Periferik Arter Hastalığı Nedir?

periferik arter hastalığı risk faktörleri

Periferik arter hastalığı; ciddi durumların ön habercisi niteliğindedir.

Periferik arter hastalığı ( PAD ), organ ve dokuları besleyen atardamarların tıkanması olayına verilen genel bir ad aslında. Periferik arter hastalığı’nın en sık nedeni ise çok yakından tanıdığımız ateroskleroz’un kendisidir. Ateroskleroz durumunda, atardamar duvarındaki üç tabakanın en iç ve ortadaki arasında kolesterol plakları (tabakaları) birikmeye başlamaktadır. Aynı durum, kalbimizde ve boyun damarlarımızda görülen ve kireçlenme adı verilen ile tamamen aynıdır. İşte bu kolesterol plakları atardamar içerisine doğru büyüyüp geliştiğinde, atardamarı tıkamaktadır. Bu tıkanmanın derecesi %50 (kesit alanındaki daralmanın derecesi) ‘yi geçmeye başladığında tıkanmanın olduğu atardamar bölgesine göre belirti ve bulgu vermeye başlamaktadır. Örneğin, bu tıkanmanın karşımıza en sık çıktığı bir bölge olan bacak atardamarlarında ise, genellikle ilk belirti yol yürüme ile ortaya çıkan ve hemen dinlenme ile ortadan kalkan özellikle baldır bölgesinde yerleşmiş ağrı olmaktadır.

Eğer karın bölgesindeki atardamarlarda ise, yemek yedikten sonra ortaya çıkan karın ağrısı şeklindedir. Böbrek atardamarlarını tutan bir durumda ise karşımıza böbrek yetmezliği şeklinde bir tablo çıkmaktadır. Örnekler, olaya katılan atardamarın bölgesine göre değişkenlik göstermektedir. Ancak, atardamar çapının boyutu ile ters orantılı bir şekilde bulgular ortaya çıkmaktadır. Örneğin, büyükçe bir atardamar olaya katıldığında tıkanıklığın %50’leri bulma süresi daha uzun olmakta ve hastalığa bağlı hasarlanma da uzunca bir süreye yayılmaktadır. Oysa, küçük – orta çaplı bir damar olan bacak atardamarında ise, %50’lik bir tıkanma derecesine ulaşmak daha kısa bir süre almakta, ve buna bağlı olarak belirti ve bulgularda daha erken bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Genellikle de bu durum önce yokuş veya daha ileri durumlarda ise düz yolda ortaya çıkan ağrı şeklinde olabilmektedir. Çok ileri durumlarda ise, bacakta ortaya çıkan yaralar (kuru) olarak gözleyebilmekteyiz. Ateroskleroza bağlı olarak; bir çok insan kalp krizi, ani kalp durması veya felç sonrası ölebilmektedir.

Periferik arter hastalığının tedavi edilmediği durumlarda ortaya çıkan en kötü tablo kangrendir. Bu konu ile ilgili yazıma, buradan (kangren nedir?) ulaşabilirsiniz.

Periferik Arter Hastalığı

Periferik Arter Hastalığı Risk Faktörü – Kolesterol Yüksekliği

Periferik Arter Hastalığı Neden Önemli Bir Sorun?

Buraya kadar anlattıklarımdan, periferik arter hastalığının erken bulgu verdiğini ve teşhisinin de kolay olduğu izleminine kapılabilirsiniz. Ancak, durum o kadar da basit değil. Periferik arter hastalığı adeta radar görüş menzili altında uçan bir uçak veya vücudun bir yerlerinde saklanan bir kanser hücresi gibi sinsi ve derinden gelmektedir. Çoğu zaman hastalarım (bunların içinde doktorlarda var), ortaya çıkan belirtileri fark edemediklerini veya kendilerine konduramadıklarını diğer hastalıklarla karıştırdıklarını ifade etmektedirler. Özellikle yaşlılarda en sık karıştırılan durum eklem romatizması veya kireçlenme olmaktadır.

Basit bir ifade ile; periferik arter hastalığında belirti vermeyen hastaların oranı 1/3 iken yine aynı hasta grubunun 1/3’ünde ise çok belirtiler belli belirsiz olup, bunlar bacakta güç kaybı şeklinde nerede ise fark edilemeyecek durumda olmaktadır. Son 1/3’lük grupta ise belirti ve bulgular çok belirgindir. Bu grubun tanısını koymak çok kolaydır. Yürürken ortaya çıkan ve dinlenmekle geçen tipik bacak ağrısı, iyileşmeyen yaralar, bacaklarda soğukluk ve sürekli üşüme hissi ve erkeklerde ereksiyon bozukluğu belirtiler arasındadır.

Yakın zamanda yapılan ve en kapsamlı çalışmalardan birisinde, periferik arter hastalığı bulunan 45000 hasta, yaklaşık 25 yıl süre ile takip edilmişler. Kalp hastalığı ve felç ile karşımıza çıkan Mahşerin Dört Atlısı (sigara, şeker hastalığı, hipertansiyon ve kolesterol yüksekliği) bu çalışmada da beklediğimiz gibi çıkmıştır. Periferik arter hastası olan bu grubun %96’sında Mahşerin Dört Atlısı’ndan bir veya bir kaçı bulunmaktadır.

Periferik Arter Hastalığının Saptanması ve Tedavisi

Periferik arter hastalığı sessiz ve derinden geldiği için erken teşhis için en önemli girişim, risk grubundaki hastaların belli aralıklarla düzenli olarak taranması şeklinde olacaktır. Örneğin, yürümekle ortaya çıkan bir bacak ağrınız varsa ve Mahşerin Dört Atlısı’yla da bir ortaklığınız varsa, size önerim hemen ilk kontrol randevunuzu almanız yolunda olacaktır. Benzer şekilde, eğer koroner arter veya kalp hastalığı tanısı konulmuşsa, karotis arter (şah damarı daralması) veya böbrek hastalığınız varsa, ailenizdekilerden birisinde periferik arter hastalığı tanısı konulmuşsa mutlaka periferik arter hastalığı açısından sizde kontrolden geçmelisiniz.

Hastalığı oluşmadan önlemek en iyi tedavi biçimidir. Unutmayın; sigara içmeye son vermek, kan basınç değerlerinizi normal sınırlar arasında tutmak, kolesterol ve şeker ölçüm değerlerinizi kontrol altında tutmak periferik arter hastalığı gelişmeden yapabilecekleriniz arasındadır. Periferik arter hastalığının tedavisi bunlarla başlar ve düzenli egzersiz, sağlıklı bir diyet ve önerilen ilaçları düzenli kullanmak ile devam eder.

Eğer sizinde, periferik arter hastalığı ve diğer damar hastalıkları konusunda sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, soru sormadan önce lütfen bu yazımı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz