Şah Damarı Daralması (Karotis Stenozu)

Şah Damarı Daralması (Karotis Stenozu veya Darlığı) Nedir?

Merhaba, şah damarı daralması (boyun damarı daralması) ile karşı karşıya kalan kişiler; erken dönemde inmeden çok daha önemli sorunlar ile karşı karşıya kalacaklar diyor, yakın zamanda yapılmış ve Amerikan Nöroloji Derneği’nin toplantısında sunulan bilimsel bir çalışma.

Evet, farklı yazılarım içerisinde de bahsettiğim gibi; şah damarı tıkanıklığı veya daralması giderek artan oranda karşımıza çıkıyor. Şah damarı daralması ameliyatlarını, eskisine oranla daha fazla yapar oldum. İnsan yaşam konforunun artmasına mı bağlı bilemiyorum, ama insan ömrü uzadıkça şah damarı daralması ve koroner arter hastalıklarını daha fazla göreceğim gibime geliyor.

Şah Damarı Daralması: Ciddi Sorunu İhmal Etmeyin

sah damar daralması

Şah damarı daralması

Daha önceki yazılarım içerisinde de bahsettiğim gibi, şah damarı daralması koroner arter hastalığı gibi aterosklerotik bir hastalıktır. Aterosklerotik hastalıkların tamamında, ilgili atardamar içerisinde zaman içerisinde bozulmuş olan kolesterol metabolizma ve dengesi sonucunda; özellikle kan akım travmasına en çok maruz kalınan bölgeler olan damar kavşak noktaları (genellikle damarın dal verdiği bölge) civarında kolesterol plakları (damar kireçleri) önce damar duvarının orta bölgesinde daha sonra da hastalık ilerlediğinde iç tarafında yerleşir, şah damarının daralmasına neden olur.

Şah Damarı Nedir? Şah Damarı Nerede Bulunur?

Adını Safevi hükümdarı Şah İsmail’den aldığı söylenmektedir. Şah damarı, diğer adıyla karotis atardamarı (arteri), her insanda boyunun iki tarafında yer alan ve beyine olan kan akımının büyük bölümünü sağlayan damarlardır. Beyin; özellikli bir organ olması nedeniyle, iki farklı atardamar sisteminden kan alır. İşte, konumuz olan ve boyunun iki tarafında yer alan şah damarları, konuşma, düşünme, kişilik, duygusal ve hareket merkezlerinin bulunduğu ön bölgesine gerekli kanı taşımakla görevlidir. Boyunun iki yanında yer alan şah damarlarına ait nabız vurusunu (şah damarı atması), boyun bölgesine elinizi koyarak rahatlıkla siz de hissedebilirsiniz. Acil durumlarda, çoğu zaman nabız varlığının kontrolünü (şah damarı atmasını) bu bölgeden yaparız.

Şah Damarı Darlığı Nasıl Oluşur?

Vücudumuz içerisinde yer alan diğer atardamarlarda olduğu gibi, şah damarı daralmasının en önemli nedeni ateroskleroz‘dur. Ateroskleroz, halk arasında damarı kireçlenmesi (damar sertliği) olarak bilinir. Bu konu ile ilgili olarak daha fazla bilgi almak isterseniz, bu yazım tam size göre. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.

Ateroskleroz, damar kireçlenmesi, zaman içerisinde ortaya çıkan ve ilerleyen bir hastalıktır. Uzun zamana yayılması nedeniyle, ciddi sonuçlara neden olmadığı sürece, pek fark edilemez. Ancak, konu boyun bölgesinde olan şah damarı daralması olduğunda, durum biraz daha farklı şekilde karşımıza çıkar.

Gelelim bu sorunun yanıtına.

Şah Damarı Daralması: İlk Belirti Baş Dönmesi Mi?

Şah damarı tıkanıklığı durumunda ilk belirti ne oluyor şeklinde hep soru sorulur bana. Bunun yanıtı aslında çok nettir; şah damarı daralmasında ilk belirti her hasta için farklıdır. Gerçekten de, hastalarımın bir çoğu baş dönmesi diye bu soruya yanıt verirken, diğer taraftan da geçici görme kaybı diye yanıt verenlerin oranı da azımsanmayacak derecededir.

Ancak, herkes bu denli şanslı olamamaktadır. Bazen, hastalarım bana; felç ile de gelebilmektedir. Bu durum tahmin ettiğiniz gibi pek iç açıcı bir durum değildir. Her açıdan, sıkıntılı bir durumdur. Felç durumu bazı hastalarda geçici bir durum olabilirken, bir diğer grup hastada ise bu durum kalıcı hale de dönüşebilmektedir.

Yakın zamanda yapılan bir araştırma aslında durumun bu denli net sınırlar ile belirlenmediğini, hastaların bir çoğunda hafıza, öğrenme ve diğer bilişsel yeteneklerde de belirgin azalma veya bozulmaların ortaya çıktığını ortaya çıkarmıştır. Erken dönemde başlayan bu değişiklikler, çoğu zaman ileride sorun olabilecek sorunların aslında ön habercisi niteliğindedir.

Bu çalışma, küçük ölçekli bir çalışma niteliğindedir. Ancak, sonuçları açısından incelendiğinde önemli bir çalışmadır. Özellikle, herhangi bir yakınması olmayan hastalar, şah damarı daralması olan hastalar ile karşılaştırıldığında hafıza, karar verme, dil ve diğer tüm testler açısından sınıfta kalmışlardır. Başka bir deyişle, yakınması olmayan şah damarı daralması hastaları; erken dönemde belirti vermektedirler.

Bu çalışma, küçük ölçekli bir çalışma olmasına rağmen, gelecekte daha büyük ölçekli çalışmaların yapılması açısından bir uyarı niteliğinde kabul edilmelidir. Bu sayede, aslında yaşantımızı etkileyen bu durumların erkenden teşhis edilmesi ve gereken önlemler alınmış olur. Bozulmuş olan kolesterol metabolizmasının düzeltilmesi yapılması gerekenlerin en başında yer almaktadır.

Şah Damarı Darlığı ve Felç (İnme) ile Olan Bağlantısı Nedir?

Yukarıda da belirttiğim gibi, şah damarı daralması bulunan hastaların karşımıza çıkma nedenleri;

  • şah damarının ateroskleroz (kireçlenme) nedeniyle iyice daralması
  • şah damarı darlığına neden olan aterosklerotik plak (ki benzer yapı, koroner damarlarda da kalp krizine neden olur) yırtılması ile (şah damarı yırtılması)
  • şah damarı darlığının temelini oluşturan aterosklerotik plağın yırtılması (şah damarı yırtılması) sonucunda ortaya çıkan ve kan akımı ile beyinin önemli merkezlerine kadar gidebilen plak parçacıklarının beyin dokusunda oluşturduğu hasara bağlı
  • şah damarı daralmasına neden olan plağın yırtılması ve kana karışan özel maddelerin neden olduğu bölgesel kan pıhtılaşması sonucunda beyinin önemli bir bölümünün kansız kalması, felç (inme, strok) oluşumu

İşte, size yukarıda saydığım bu 4 neden, şah damarı darlığının oluşumunun ve ortaya çıkan tehlikenin temel nedenleridir.

Şah Damarı Hastalığı En Sık Kimlerde Görülür?

Şah damarı hastalığı en sık;

  • ileri yaşta olanlarda
  • sigara içenlerde
  • hipertansiyonu (yüksek kan basıncı) bulunanlarda
  • yağ veya kolesterol metabolizması bozuk olanlarda
  • insülin direnci olanlarda
  • diyabetiklerde (şeker hastalığı)
  • obez (şişman) olanlarda
  • fazla hareket etmeyen, hareketsiz bir yaşam sürenlerde (sedanter)
  • ailesinde ateroskleroz (damar kireçlenmesi, damar tıkanıklığı) olanlarda, karşımıza çıkmaktadır.

Şah Damarı Hastalığı Belirtileri Nelerdir? Şah Damarı Hastalığı Karşımıza Nasıl Çıkar?

Şah damarı hastalığı (karotis darlığı, karotis stenozu) çoğu zaman herhangi bir belirti vermeden seyreder. Eğer, belirti verirse de bu genellikle başka hastalıklar ile kolayca karışır. Bu nedenle, şah damarı hastalığı teşhisinin konulması gecikir.

Şah damarı hastalığı belirtileri arasında;

  • ani görme kaybı (körlük)
  • görmenin bulanıklaşması, görüşün bozulması
  • vücudun tamamında veya bir yarısında güçsüzlük, uyuşma (genellikle kol veya bacakta olur)
  • aniden ortaya çıkan yürümede güçsüzlük, dengenin bozulması, söylenenleri yapamama
  • aniden ortaya çıkan baş dönmesi veya bilincin (şuur) bulanması (bozulması)
  • konuşmada bozulma veya hiç konuşamama
  • aniden ortaya çıkan baş ağrısı
  • aniden veya yavaşça gelişen hafıza kaybı veya bozulması
  • gıdaları yutma sırasında zorlanma, bulunmaktadır. Bu belirtiler felç (inme, strok) ile aynı belirtilerdir.

Yukarıda saydığım nedenlerin ne kadar önemli olduklarını tahmin ettiğinizi düşünüyorum. Bu nedenle, şah damarı hastalığı teşhisinden şüpheleniyorsanız en kısa zamanda konusunda uzman bir doktora muayene olunuz.

Şah Damarı Darlığında Geçici Felç Olur Mu?

Şah damarı darlığı, geçici felç (inme, strok) ile de karşımıza çıkabilir. Geçici felç veya diğer adıyla transient iskemik atak (TIA) şah damarı hastalığının geçici bir süre ile ortaya çıktığını gösterir. Başka bir deyişle, şah damarı daralmasına bağlı durumun kendi kendine, kısa süreli iyileştiğini gösterir. Burada, kısa süreli ifadesine dikkat çekmek isterim. Kısa süreli olan bu durum, çoğu zaman, tedavi edilmezse, kısa süre içerisinde tekrarlayacaktır. Kalıcı felç adını verdiğimiz duruma dönmeden, bu durumun ciddi tedavisi gerekmektedir. Geçici felç hastalarının, geçici felç gözlenmeyen diğer hastalara oranla 10 kat daha fazla oranda kalıcı felç (inme) geçirme risklerinin bulunduğunu belirtmek isterim.

Şah Damarı Darlığı Nasıl Teşhis Edilir?

Yukarıda da belirttiğim gibi, şah damarı hastalığı çoğu zaman belirti vermeden, sinsice karşımıza çıkar. Bu nedenle, yukarıda saydığım birbirinden farklı belirtiler verebilse de, şah damarı darlığı şüphesi bulunan hastaların düzenli şekilde takip edilmeleri oldukça önemlidir.

Şah damarı hastalığından, bazen boyun bölgesine yerleştirilen stetoskop (doktor dinleme aleti) yardımıyla da şüpheleniriz. Muayene sırasında duyduğumuz anormal ses veya üfürüm, bizim daha ileri tetkik yapmamız için  neden olur. Dinleme aleti yardımıyla duyabileceğimiz bu ses, şah damarı darlığında oluşan anormal kan akımının sesidir. Bu teşhis yöntemi, şah damarı hastalığının en ucuz ve en basit teşhis yöntemidir.

Şah damarı darlığının bir daha pahalı ve detaylı teşhis yöntemlerine bakalım. Bu yöntemler arasında;

  • şah damarı renkli ultrasonografisi (karotis arter Doppler ultrasonografisi)
  • manyetik rezonans anjiografisi (MR anjiyografi)
  • bilgisayarlı tomografi anjiografisi (BT anjiyografi)
  • beyin anjiografisi (şah damarı anjiografisi, karotis anjiografisi), bulunmaktadır.

Bu yöntemlere kısaca biraz değinmek isterim.

Şah Damarı Renkli Ultrasonografisi (Karotis Arter Doppler Ultrasonografisi, Karotis Doppler)

Bu test, ağrısız ve radyasyonun kullanılmadığı, basit bir teşhis yöntemidir. Bu yazımda da belirttiğim gibi, tamamen ses dalgaları kullanılarak, şah damarı ve içerisinde bulanan darlığının görüntüsü oluşturulur. Bu görüntü üzerinden yapılan ölçüm ve kan akım değerlendirilmesi ile de hastalığın boyutu hakkında fikir elde edilir.

Şah damarı içerisindeki kanın akışkanlığı ve hızı hakkında bilgi veren Doppler ultrasonografi sırasında, diğer radyolojik görüntüleme yöntemlerinde (röntgen, anjiyografi, bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans (MR) görüntüleme) olduğu gibi radyasyon kullanılmaz. Doppler ultrasonografik incelemede sadece ses dalgası kullanılır. Bu açıdan bakıldığında, karotis Arter Doppler ultrasonografi incelemesi; gebelik sırasında güvenle kullanılabilen bir teşhis yöntemidir.

Manyetik Rezonans Anjiografisi (MR Anjiyografi)

Bu teşhis yönteminde, doğrudan oldukça güçlü mıknatıslar yardımıyla yaratılan manyetik alan kullanılmaktadır. Anjiografik kontrast madde (radyoopak madde, boya) verilmesi sırasında elde edilen yüksek çözünülürlüklü görüntüler, bilgisayar teknolojisi ile değerlendirilir ve şah damarı darlığının derecesi ile ilgili detaylı bilgiler elde edilir.

Bilgisayarlı Tomografi Anjiografisi (BT Anjiyografi)

Röntgen ışınlarının kullanıldığı ve daha detaylı bilgilerin elde edilmesine olanak veren bir görüntüleme yöntemidir. Manyetik rezonans anjiografisinde olduğu gibi anjiografik kontrast madde verilmesi sırasında elde edilen görüntüler, bilgisayar teknolojisi ile değerlendirilir. Manyetik rezonans görüntüleme yönteminden farkı; bu yöntemde manyetik alan yerine iyonize radyasyon kullanılmaktadır. Bu nedenle, hastalar radyasyona maruz kalırlar. Gebelik sırasında veya emziren kadınlarda kullanımı bu nedenle tavsiye edilmez.

Beyin Anjiografisi (Şah Damarı Anjiografisi, Karotis Anjiografisi)

Şah damarı hastalıklarının teşhisinde kullanılan, altın standart diyebileceğimiz teşhis yöntemidir. Vücudumuzda anjiografik inceleme için kullanılan kasık (femoral) veya el bileği (radiyal) atardamarlarından girişi takiben şah damarına anjiografik olarak yerleştirilmiş kateter (plastik borucuk) yardımıyla verilen anjiografik kontrast maddenin sağladığı görüntülerin eş zamanlı olarak değerlendirilmesi prensibine dayanır. İyonize radyasyonun kullanıldığı bir yöntemdir. Bu nedenle, gebelik ve emzirme dönemlerinde kullanımı tavsiye edilmemektedir.

Şah Damarı Daralmasında Tedavi

Şah damarı darlığında tedavi yöntemlerinin en başında, benzer hastalık grubu olan periferik damar hastalıklarında olduğu gibi yaşam düzeni değişiklikleri önemli bir rol oynamaktadır. Ancak, bu düzen değişiklikleri maalesef hastalar tarafından pek kabul görmemekte, kolaylıkla uygulanmamaktadır. Bu durum, uygulanan diğer tedavi yöntemlerinin başarısını da olumsuz şekilde etkilemektedir. Bu nedenle, özellikle ciddi şah damarı darlığı bulunan hastaların, doktorunuz tarafından önerilen yaşam düzeni değişikliklerine tamamen uymalarını ve uygulamalarını öneriyorum.

Yaşam düzeni değişikliklerine bir göz atacak olursak, bunlar;

  • sigarayı bırakmak
  • kan basıncını sağlıklı sınırlar arasında tutmak
  • şeker hastalığını (Diyabet) kontrol altında tutmak
  • kolesterol değerlerini sağlıklı sınırlar içerisinde tutmak
  • sağlıklı kiloya sahip olmak
  • sağlıklı beslenmek
  • haftada en az iki kere minimum 30 dakika süren düzenli egzersiz yapmak (yürüme, yüzme, tempolu yürüme, pilates)
  • alkol tüketimini ölçülü seviyede tutmak
  • yaşınız gereği, düzenli doktor kontrolünde olmak

Anlatacaklarım bu kadar. Boyun damarı olarak adlandırılan şah damarı daralması ve bu konu ile bağlantılı olarak sormak istedikleriniz vardır. Bana sorularınız için buradan adresinden ulaşabilirsiniz. Ancak, soru sormadan önce, mutlaka bu yazıyı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

p.s.: Yazı kapak görseli, www.freeimages.com adresinden alınmıştır.

Cevap Yaz

WhatsApp WhatsApp'tan Yaz