Şah Damarı Tıkanıklığı Nedir?

Şah Damarı Tıkanıklığı Nedir?

Başlık konusu sizi birden düşünmeye mi zorladı? Bu sorunun yanıtını mı arıyorsunuz? Size bugün yine yakın zamanda yapılmış olan bilimsel bir çalışmanın sonuçları ile ilgili bilgiler ve şah damarı tıkanıklığı (karotis) nedenleri, klinik belirti ve bulguları, tanı konulması ve tedavi seçenekleri konusunda bilgi vereceğim.

Şah damarı tıkanıklığı, atardamar tıkanıklıklarının en önemlilerinden birisidir. Şah damarı tıkanıklığında, atardamar tıkanıklık belirtileri çoğu zaman nörolojik belirtiler olarak yorumlanır. Bu durum, zaman kaybına neden olduğu gibi ciddi durumlara da neden olur.

Şah damarı tıkanıklığı, teşhis ve tedavide gecikme olması durumunda oldukça ciddi sonuçlara neden olmaktadır. Gelin, şimdi şah damarı tıkanıklığı ile ilgili daha detaylı bilgileri öğrenelim. Şah damarı, atardamarlar içerisinde bölge olarak oldukça yüksek kan basıncına maruz kalan bir bölgede bulunmaktadır.

Şah Damarı Tıkanıklığı Neleri Etkiliyor?

Yapılan bilimsel araştırma bu konuda farklı bir sonuca vardı. Gerçekten, boyunda şah damarında (diğer adıyla karotis arter) herhangi bir belirti vermeden ortaya çıkan şah damarı tıkanıklığı; öğrenme, hafıza, düşünme ve karar verme becerilerinin gelişimi açısından benzer risklere sahip olan ancak şah damarı tıkanıklığı olmayanlara göre daha etkili olmaktadır. Başka bir deyişle, eğer şah damarı tıkanıklığı varsa; öğrenme, hafıza, düşünme ve karar vermenin olumsuz olarak etkilenmesi açısından ciddi bir risk altında olabilirsiniz. Bu çalışma, aslında 2014 yılında, Amerikan Nöroloji Akademisi’nin 66. Yıllık Toplantısında, Philadelphia’da sunulmuş.

Şah damarı tıkanıklığı; neden olduğu felç (diğer adıyla strok veya inme) açısından çok önemli bir sorundur.  Ancak, yapılan bu son çalışmanın bilimsel verileri bize bu hastalığa farklı bir açıdan da bakmamız gerektiğini ortaya çıkardı. İşte, bu yazıda üzerinde konuşmak istediğim konular bunlar.

Şah Damar Tıkanıklığı

Şah Damar Tıkanıklığı

Şah Damarı Tıkanıklığı Nasıl Oluşuyor?

Bu durum, aslında vücudumuzda herhangi bir bölgede mevcut olan atardamarlarda ortaya çıkan durumdan farklı değil. Şah damarı, atardamarlar içerisinde bölge olarak oldukça yüksek kan basıncına maruz kalan bir bölgede bulunmaktadır. Kalpten çıkan, en büyük damar olan aort damarının ilk dalı olması şah damar tıkanıklığı gelişiminde önemli bir nedendir. Şah damarında ortaya çıkan bu daralma; basınç ile karşılaşan bu bölgede ilk olarak damar iç duvarının altında plak birikmesi (kolesterol plakları, ateroskleroz) şeklinde ortaya çıkmaktadır. Boyun damarlarında plak oluşumu, zaman içerisinde soğan zarı şeklinde (lameller tarzda) gelişerek bir süre sonra damarın daralmasına neden olmaktadır. İlk belirtiler aslında damarın etkili olan çapının %50’den fazla daralması ile ortaya çıkar. Bu yazımın konusu olan bu çalışmaya göre bahsedilen belirtiler ortaya çıkmadan da beyin fonksiyonlarımızın önemli bir kısmı olumsuz olarak etkilenmektedir. Başka bir deyişle, boyun damar tıkanıklığı, sinsi ve derinden gelmektedir.

Şah Damarı Tıkanıklığı

Şah Damarı Tıkanıklığı ve Kolesterol Plağı

Şah Damarı Tıkanıklığı Neden Ciddi Bir Durum?

Bu çalışma, her ne kadar 67 kişilik bir grubun verilerini yansıtıyor olsa da, bizim şah damarı tıkanıklığına farklı bir açıdan bakış sağlaması açısından önemli bir çalışma diye düşünüyorum. Asemptomatik adı verilen, yani bahsedilen durum ile ilgili olarak herhangi bir belirti vermeme durumunda aslında fonksiyonel kayıp veya etkilenmelerinde ortaya çıkabildiğini ortaya koymuştur.

Şah damarı tıkanıklığı, çoğu zaman risk faktörleri ile beraber ortaya çıkmaktadır. Bu risk faktörleri arasında, şeker hastalığı (diyabet), yüksek tansiyon (hipertansiyon), kolesterol yüksekliği (hiperkolesterolemi) ve koroner arter hastalıkları bulunmaktadır.

Bu çalışmada, her iki gruba uygulanan benzer testlerde, asemptomatik şah damarı daralmış hastalarda özellikle hafıza ve düşünme becerilerinin değerlendirilmesi açısından çok anlamlı ve ciddi farklar gözlenmiştir. Çok fazla sayıda olmayan hastaların sonuçlarını yansıtan bu araştırmanın, daha fazla sayıda hasta üzerinde yapılması bizlere sağladığı sonuçlar açısından daha anlamlı olacaktır.

Şah Damarı Tıkanıklığı ve Riskleri Nelerdir?

Şah damarı tıkanıklığının 3 önemli riski mevcuttur. Bunlar;

  1. Şah damarı içerisinde gelişen plak, zaman içerisinde giderek büyür ve ciddi şekilde damarı daraltır. İlerleyen durumlarda, damarın tamamını tıkayarak tamamen kapatır.
  2. Şah damarı içerisindeki plak, atardamarın (karotis) duvarının yapısını bozar, damar içerisinde pıhtı oluşumuna neden olarak, beyine doğru olan kan akımının etkilenmesine neden olur.
  3. Şah damarı içerisinde gelişen plak, damar içerisine doğru parçalanır, ufalan bu parçacıklar kan akımı yardımıyla daha küçük beyin damarları içerisinde tıkaçlara neden olarak, beyin kan dolaşımını sekteye uğratırlar.

Şah Damarı Tıkanıklığı Belirtileri Nelerdir?

Şah damar tıkanıklığı, çoğu zaman herhangi bir belirti veya bulgu vermeden seyreder. Zaman içerisinde, ortaya çıkan şah damarı tıkanıklığı belirti ve bulguları, daralmadan daha çok bu zeminde ortaya çıkan pıhtılaşma ve bu durumun beyin kan akımında yarattığı değişikliklere bağlı olmaktadır. Bu duruma felç (strok veya inme) adı verilmektedir. Genellikle, birkaç dakika kadar süren bu durum tamamen iyileşebilmekte ve etkilenen kişi kısa zamanda normale dönmektedir. Ancak, bu durum göz ardı edilmemesi gereken bir durumdur. Her ne kadar kısa süreli olmakta ve tamamen iyileşebilmekte ise de; daha kötü ve ciddi durumların da habercisi niteliğindedir. Bu durumlar genellikle, iskemik strok (felç) veya kalıcı beyin hasarı olarak adlandırılmaktadır. Bunun sonucunda da, genellikle kol veya bacakta uyuşukluk, konuşma güçlüğü, yüz felçi, görme sorunları gibi durumlar gözlenir.

Boyun damar tıkanıklığı, belirtilerinin nerede ise fark edilmemesi, fark edildiğinde de çoğu zaman başka hastalık bulgu ve belirtileri ile karıştırılması hastaların erken teşhis edilebilmelerini de güçleştirmektedir.

Şah Damarı Tıkanıklığı Neden Olur?

Şah damarı tıkanıklığının en önemli nedeni aterosklerozdur. Ateroskleroz, aslında plak oluşumunun diğer ismidir. Genellikle, erken yetişkinlik döneminde başlayan kolesterol plak oluşumu gizli bir şekilde ilerlemektedir. İlerleme hızında ortaya çıkan hızlanma ile 30’lu yaşlarda gözlenmektedir. Yukarıda saydığımız risk faktörlerine ek olarak, obezite, ailesel olarak şah damarı tıkanıklığının bulunması ve ilerlemiş yaş risk faktörleri arasında yer almaktadır. Şah damarı tıkanıklığı ile koroner kalp hastalığının birlikte seyretmesi de bu hastalık ve hastalarının birlikte takip edilmesi açısından da oldukça önemlidir.

Şah Damarı Tıkanıklığı Kimlerde Karşımıza Çıkar?

Şah damarı tıkanıklığı, daha çok ileri yaşlarda ortaya çıkan bir durum olsa da özellikle risk faktörleri olan kişilerde, erken yaşlarda da gözlenebilmektedir. 75 yaş öncesinde, gözlenme açısından erkekler kadınlardan daha fazla risk altındadır. Yüksek kolesterol (hiperkolesterolemi), yüksek tansiyon (hipertansiyon) ve sigara içen kişiler, bu risk faktörlerinin bulunmadığı kişilere göre 8 kat daha fazla risk altındadırlar. Amerika Birleşik Devlet’lerinde her yıl ortaya çıkan 500000 yeni felç olgusunda, şah damarı tıkanıklığı %20 – %30 oranında etkili olmaktadır.

Şah Damarı Tıkanıklığı Nasıl Teşhis Edilir?

Hastalığın öyküsü ve fizik muayene ön teşhisi koymak açısından önemlidir. Boyun yan tarafında yer alan şah damarının stetoskop ile dinlenmesi sırasında duyulan üfürüm erken teşhisi koymak açısından önemlidir. Bu durum, ateroskleroz nedeniyle daralmış olan damar içerisinden geçen kan akımına bağlı olarak ortaya çıkar. Ancak, tanının kesinleşmesi açısından daha ileri tetkiklere gereksinim duyulur. Bu testlerin başında, doppler ultrasonografi (karotis arter doppler ultrasonografisi), bilgisayarlı tomografi ile yapılan anjiografi (BT anjiografi), manyetik rezonans anjiografisi (MR anjiografi) ve beyin anjiografisi bulunmaktadır. Bu görüntüleme yöntemlerinin her birisinin bir diğerine göre avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır.

Şah Damarı Tıkanıklığı Doppler Ultrasonografisi

Şah Damarı Tıkanıklığı Doppler Ultrasonografisi

Şah Damarı Tıkanıklığı: Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Şah damarı tıkanıklığı tedavisinde temel amaç; felç riskinin azaltılmasını hedef alır. Şah damarında ortaya çıkan daralmanın derecesine bağlı olarak tedavi seçenekleri de değişkenlik göstermektedir.

Şah Damarı Tıkanıklığı Tedavisinde Hangi İlaçlar Kullanılmaktadır?

Şah damarı tıkanıklığı, herhangi bir belirti veya yakınması olmayan hastalarda ve tıkanmanın ciddi olmadığı (tıkanmanın %50’nin altında olması) durumlarda genellikle ilaç tedavisi önerilmektedir. .

İlaç tedavisi içerisinde;

  1. pıhtılaşmayı engelleyiciler (antiplateletler),
  2. kolesterol düşürücüler,
  3. yüksek tansiyonu kontrol altına alan ilaçlar (antihipertansifler) bulunmaktadır.

Pıhtılaşmayı engelleyici ilaçlar arasında; aspirin, tiklopidin, klopidrogel bulunmaktadır. Bu ilaçlar, şah damarı tıkanıklığı bölgesinde pıhtı oluşumunu engellemektedir.

Kolesterol düşürücü ilaçlar arasında ise, statin’ler bulunmaktadır. Bu ilaçlar, ateroskleroz durumunda plakların damar duvarında stabilize edilmesini sağlamaktadır. Statinler, aynı zamanda LDL (kötü kolesterol) seviyelerini de diyet ile beraber kombine edildiğinde %25 – %30 oranında düşürmektedir.

Yüksek tansiyon için verilen antihipertansif ilaçlar arasında ise; idrar söktürücüler (diüretikler), ACE inhibitörleri, anjiotensin blokerleri, beta blokerler, kalsiyum kanal blokerleri bulunmaktadır. Yüksek tansiyonun kendisi, felç gelişimi için ciddi bir risk faktörü olması nedeniyle, kan basıncının kontrol altında tutulması oldukça önemlidir.

Şah Damarı Tıkanıklığı: Ne Zaman Ameliyat Edilmeli?

Şah damarı tıkanıklığı, ameliyat tedavisi, bir veya iki kez geçici olarak felç geçirmiş hastalarda ve orta veya ileri derece de şah damarı tıkanıklığı bulunanlarda tercih edilmektedir. Ameliyat ile tedavide amaç; felç gelişimi riskine neden olan ve damarı tıkayan plağın çıkarılması olmalıdır.Bu sayede beyine, kesintisiz ve yeterli kan akımı sağlanabilmesi hedeflenmektedir.

Şah Damarı Tıkanıklığı Endarterektomisi (Karotis Endarterektomisi) Nedir?

Karotis endarterektomi veya diğer adıyla şah damarı tıkanıklığı endarterektomisi; cerrahi bir işlem olup, damar içerisindeki plağın çıkarılması işlemidir. Boyunda, cilde yapılan bir kesiden sonra şah damarı bulunur, geçici olarak şah damarında ki kan akımı kesintiye uğratılır. Bu esnada, beyin kan akımını boyunun diğer tarfında bulunan sağlam şah damarı sağlamaktadır. Şah damarı üzerine yapılan ufak bir kesi ile; damar içerisinde yer alan plak; özel cerrahi teknik ile tamamen çıkartılır. Daha sonra, şah damarının üzeri; yapay damar ile uygun şekilde kapatılır. Konulan klempler kaldırılarak, beyin kan akımının boyunun her iki tarafından da akışı sağlanır.

Karotis endarterektomisi genellikle bir veya iki defa felç geçirmiş ve şah damar tıkanıklığının %50’den fazla olduğu hastalarda tercih edilen bir yöntemdir. Asemptomatik diğer bir deyişle yakınması olmayan hastalarda da damardaki darlığın %60’ın üzerinde olduğu durumlarda da uygulanmaktadır.

Şah Damarı Anjioplastisi veya Stentlemesi (Karotis Anjioplastisi veya Stentlemesi) Nedir?

Şah damarı tıkanıklığı anjioplastisi veya stentlemesi (karotis anjioplastisi veya stentlemesi), minimal invaziv endovasküler yöntemlerden birisidir. Bu yöntem ile; damar duvarında yerleşmiş olan plak, damar dışarısına doğru itilerek damar içi kan geçişi sağlanmış olur. Anjiografi ile birlikte yapılan bir yöntemdir. Esnek plastik borucuk (kateter) yardımı ile kasıktan girilerek işlem yapılmaktadır. Buradan sokulan, bir balon yardımı ile atardamar içerisindeki plak damar duvarının dışına itilerek, atardamar genişletilir. Daha sonra, balon indirilir ve plak içerisine kendi kendisine genişleyebilen, ağsı – tüp yapısında olan stent yerleştirilir. Bu sayede, damar açık kalır.

Anjioplasti veya stentleme yöntemi,

  • %70’den fazla orta ve yüksek derece darlığı olan,
  • ameliyat komplikasyonların hastanın riskini arttırdığı durumlarda,
  • diğer tıbbi durumların bulunduğu,
  • tekrarlayan darlıkları olanlar,
  • daha önceden radyasyon terapisi uygulanmış ve darlığı olan hastalarda tercih edilen bir yöntemdir.

Şah Damarı Tıkanıklığı Bypass Ameliyatı Kimlere Uygulanır?

Şah damarı tıkanıklığı bypass ameliyatı, tıkalı damar bölgesinden kanın bypass edilmesi prensibine dayanan bir ameliyat yöntemdir. Vücudun herhangi bir bölgesinden hazırlanan bir atardamar (radial veya ulnar atardamar) veya toplardamar (safen) genellikle bu iş için kullanılmaktadır. Bu yöntem, özellikle şah damarı tıkanıklığının tam olduğu (%100) durumlarda tercih edilmektedir.

Şah damarı tıkanıklığı tedavisinde, yama yöntemini (patch) tercih etmekteyim. Yama sayesinde, şah damarı tıkanıklığı bölgesini genişletmekte ve azalmış olan beyin kan akımının yeniden sağlanmasını sağlamaktayım.

Şah Damarı Tıkanıklığı Bitkisel Tedavi Mümkün Mü?

Şah damarı tıkanıklığı bitkisel tedavi ile tedavisi mümkün olan bir durum değildir. Şah damar tıkanıklığı, boyun damarlarında plak (kolesterol) plak oluşumu ile karakterize bir durum olduğu için; bitkisel tedavi seçeneklerinin tedavi edici üstünlükleri yoktur. Ancak, kolesterol plak oluşumunu yavaşlatan uygulama ve öneriler, faydalı olabilmektedir.

Evet, bu uzun yazının sonuna geldik. Önemli bir konu olmasından dolayı, açıkçası bölmek istemedim. Bu nedenle, beklediğimden de uzun oldu. Eğer, sizin de, bu konuda veya damar sağlığınız ile ilgili sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, soru sormadan önce mutlaka bu yazıyı okuyunuz.

Son olarak, bu konu ile ilgili yazdığım diğer karotis stenozu başlıklı yazımı da okumanızı öneririm.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

3 Yorum

  1. serkan özer
  2. Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu
  3. İbrahim Bozkurt

Cevap Yaz