Şeker Hastalığı ve Kalp Ameliyatı: Bilmeniz Gerekenler Bu Yazıda

Şeker Hastalığı ve Kalp Ameliyatı: Bilmeniz Gerekenler Bu Yazıda

Günümüzde, kalp ameliyatları 50 yıl öncesine göre daha fazla ve eskiye oranla daha güvenli şekilde yapılmaktadır. Bunu sağlayan faktörlerin başında, hasta güvenliğine daha fazla odaklanan teknolojik imkanların eskiye oranla daha fazla oranda kullanılmasıdır.

Tüm gelişen teknolojik imkanlara rağmen, kalp ameliyatları belli gruplar için halen özel riskler içermektedir. Bu riskler, her hasta ve hasta grubu için farklılıklar gösterse de; temel olarak kalp ameliyatı sonrasında sağ kalım ve yaşam kalitesini doğrudan etkilemektedir.

Şeker hastalığı, diğer adıyla diyabet veya tıbbi adıyla Diyabetes Mellitus (Diabetes Mellitus) kalp hastalarını sadece ameliyat oldukları dönemde değil hem öncesi, hem de sonrasında ciddi anlamda etkileyebilen bir durumdur. Şeker hastalığı teşhisi konulan hastaların maalesef yarıdan fazlası, şeker hastası olduklarının farkında değillerdir.

Şeker Hastalığı Neden Bu Kadar Önemli? Ayrıntılar Sayılar İçerisinde

Şeker hastalığının önemi ile ilgili size bazı sayılar vermek istiyorum.

  • Her dört kişiden birisi, şeker hastası olduğunu bilmiyor.
  • Her on kişiden birisi şeker hastası.
  • Şeker hastalığı gelişmesi için risk faktörlerinin en başında; genetik (kalıtım), şişmanlık (obezite), yaşam düzeni ve yaş (40 yaş üzeri) yer almaktadır.
  • Şeker hastalığı olanların; yaklaşık %70’inde kalp hastalıkları, %67’sinde yüksek tansiyon (hipertansiyon), %60 ile %70’inde sinir hastalığı (nöropati), %60’ında dolaşım bozukluğu (kangren, amputasyon), %16’sında ise felç (inme, strok) bulunmaktadır.
  • Şeker hastalığı olanların tıbbi harcamaları bilinen diğer hastalıklara göre oldukça yüksektir.
  • Şeker hastalığı, kronik böbrek yetmezliğinin en önemli nedenidir.
  • Şeker hastalığının ön belirtileri arasında, sık idrara çıkma, fazla su içme, kilo kaybı ve halsizlik bulunmaktadır.
  • Şeker hastalığı sigara içenlerde, içmeyenlere göre %50 oranında daha fazla gözlenmektedir.
  • Şeker hastalığı, şişmanlarda (obez) şişman olmayanlara göre 20 kat daha fazla gözlenmektedir.
  • Şeker hastalığı bulunanların %65’i şehirlerde yaşamaktadır.
  • Dünya yetişkin nüfusunun yaklaşık %10’u şeker hastasıdır.

Bu liste böyle uzar gider… Konumuza dönelim tekrar.

Şeker Hastalığı ve Riskler

Yukarıda da bahsettiğim gibi, şeker hastalığı farklı sistemleri ciddi olarak etkileyen bir hastalıktır. Şeker hastasına uygulanacak ameliyat ve anestezi şekline bağlı olarak ortaya çıkabilecek komplikasyonlar (istenmeyen durumlar) farklı şekillerde karşımıza çıkmaktadır.

Şeker hastalığı teşhisi konulan bir hastaya uygulanacak ameliyat veya cerrahi girişime bağlı olarak ortaya çıkabilecek durumlara kısa da olsa değinmek istiyorum.

  1. Kalp krizi (Myokard İnfarktüsü): Şeker hastalığı teşhisi konulanların çoğunda; aterosklerotik kalp hastalığı ve buna bağlı gelişebilen kalp krizi (myokard infarktüsü) sessiz seyredebilmektedir. Başka bir deyişle, bu hastalar kalp krizi geçirdiklerinin farkına varamamaktadırlar. Bunun en önemli nedeni ise; şekerin özellikle sinir uçlarında ortaya çıkardığı hasara bağlı olarak kriz ağrısının tam olarak hissedilememesidir.
  2. Kalp damarlarına (koroner arterlere) takılan stent ve sonrasında yüksek oranda yan etki görülmesi: Şeker hastalığı; kalp damarlarını (koroner arterleri) doğrudan etkileyen bir durumdur. Özellikle uzun süre kontrolsüz şekilde seyreden kan şekeri yüksekliğine bağlı olarak kalp damarlarında şeker hastalığına bağlı olarak yaygın damar hastalığı oluşmaktadır. Bu hastalara uygulanan koroner stentlerden sonra da erken dönemde stent tıkanması şeker hastası olmayan hastalara göre daha yüksek oranda karşımıza çıkmaktadır.
  3. Şeker hastalığı teşhisi konulan hastalarda böbrek yetmezliği daha sık gözlenmektedir: Şeker hastalığı, tüm atardamar sistemini etkileyen bir hastalıktır. Damarsal yapıların oldukça fazla olduğu böbrek etkilenen bu sistemlerin başında yer almaktadır. Kontrolsüz ve uzun süreli şeker hastalığı bulunan hastalarda ameliyat veya cerrahi bir girişim, böbrek yetmezliği riskini belirgin oranda arttırmaktadır.
  4. Felç (inme, strok): Şeker hastalığının damarsal sistemi etkilediğini daha önce belirtmiştim. İşte, boyun atardamarlarının şeker hastalığına bağlı olarak daraldığı durumlarda beyine giden kan miktarı da azalmış olacağından ve ayrıca beyin atardamar sisteminin en uç damarlarında da karşımıza çıkan damarsal hastalıklardan dolayı bu hastalarda felç (inme, strok) gözlenme riski, şeker hastası olmayanlara göre çok daha fazladır.
  5. Şeker hastalığı, periferik damar hastalığı riskini arttırmaktadır: Şeker hastalığının damarsal yapıları etkilediği bir diğer bölge ise özellikle bacaklar ve ayaklardır. Atardamar sistem hastalıklarının en sık karşımıza çıktığı kasık – diz ve diz altı – ayak bileği arası bölgeler şeker hastalığına bağlı atardamar hastalıklarının da en sık karşımıza çıktığı bölgelerdir. Periferik damar hastalığınız ve riskleriniz ile ilgili daha detaylı bilgi için size periferik arter hastalığı risk faktörleri başlıklı yazımı okumanızı öneririm.
  6. Şeker hastalarında ayaklarda topuk ve parmak ucu yara ve kangren riski yüksektir: Şeker hastalarında, şeker hastalığının atardamarlarda yaptığı hastalık ve yine şeker hastalığının sinir uclarında ortaya çıkardığı tahribata bağlı olarak şeker hastalarının çoğunda ayak topuğunda yara ve parmak uçlarında ise kangren gözlenmektedir.
  7. Şeker hastalarında, ameliyat yaralarında enfeksiyon riski yüksektir: Şeker hastalığı, yara iyileşmesini de olumsuz etkileyen bir durumdur. Özellikle, uzun süren ameliyat veya cerrahi girişimlerden sonra ameliyat yarasının enfeksiyonu şekerin kontrol edilemediği şeker hastaları için oldukça önemli bir risk faktörüdür.
  8. Şeker hastalığı ile idrar yolu enfeksiyonları arasında yakın bir bağlantı mevcuttur: Şeker hastalığı nedeniyle iyi bir besi ortamı haline gelen idrar içerisinde bakterilerin üremesi daha kolay hale gelmektedir. Ayrıca, şekere bağlı sinir hasarına bağlı olarak idrar kesesi boşalmasında da gecikme ortaya çıkabilmektedir. Bu faktörler, idrar yolu enfeksiyon riskini de yükseltmektedir.

Şeker Hastalığı ve Kalp Ameliyatı

Şeker hastalığı, sadece kalp ameliyatı olacak hastalar için bir risk faktörü değildir. Kontrol edilmeyen şeker hastalığı, farklı organ ve sistemleri olumsuz yönde etkiler. Ancak, erken dönemde fark edilebilen şeker hastalığı kontrol altına alındığında riskler belirgin oranda düşmektedir.

Kan şekerinin kontrol edilemediği şeker hastalarında yara enfeksiyonu ciddi sorunların en başında yer almaktadır. Şeker hastalarının %60’ında karşımıza çıkabilen bu durum için en iyi önlem; ameliyattan önceki dönemde kan şekerinin kontrol altına alınmasıdır. Kontrol altına alınmış kan şekeri ve süresi ne kadar uzunsa; ameliyat sonrası yara enfeksiyonu gözlenme riski de o kadar az olmaktadır.

Şeker Hastalığı ve Kalp Ameliyatı: Yüksek Kan Şekeri ve Diğer Sorunlar

Kan şekerinin kontrolsüz yükselmesi, sadece yara enfeksiyonu gelişimi açısından risk faktörü olarak kalmamaktadır. Yüksek kan şekeri aynı zamanda; inme (felç, strok), bacak kangreni gelişmesi ve yoğun bakım ünitelerinde daha uzun kalma riskini de arttırmaktadır. Şeker hastalığı, inme (felç) ile yakın bağlantılı bir durumdur. Şah damarı darlığına da yol açması nedeniyle şeker hastalarının belli aralıklarla kontrol edilmeleri gerekmektedir. Şah damarı darlığı ile ilgili olan şah damarı daralması başlıklı yazımı kesinlikle okumanızı öneririm.

Kan Şekerinizi Planlı Ameliyatınızdan Önce Kontrol Altına Alın

şeker hastalığı ve kalp ameliyatıKan şekerinizin, plansız ve acil ameliyatlardan önce kontrol altına alınması için yeterince zaman her daim mümkün olmamaktadır. Bu durumlarda da, kısa süre içerisinde kan şekeri kontrol altına alınmalıdır.

Ancak, planlanan ameliyatlardan önce kan şekerinin kontrol altına alınmasına yardımcı olmak için dikkat edilmesi gereken kurallar;

  1. Kan şekeri takibinin yakın ve düzenli olarak yapılması,
  2. Şeker hastalığı nedeniyle doktorunuz tarafından verilen ilaçların düzenli şekilde kullanılması,
  3. Bel çevresi ölçünüzün, önerilen değerler içerisinde kalmasının sağlanması,
  4. Şeker hastalığı ve takibi için; şeker hastalığı konusunda uzman birisi tarafından (tercihen endokrinoloji uzmanı) takip edilmesi,
  5. Şeker hastalığı ile doğrudan bağlantısı olmayan diğer durumların, örneğin yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği, böbrek yetmezliği, yakın takip edilmesi, gerekli önlemlerin önceden alınması önerilmektedir.
Şeker hastalığı ve kalp ameliyatı

scotth23 / Pixabay

Şeker Hastalığı ve Kalp Ameliyatı: HbA1c Nedir ve Neden Önemlidir?

Şeker hastalığı teşhisi sonrasında takip edilmesinde HbA1c oldukça önemlidir. Glikolize Hemoglobin adı verilen HbA1c (Hemoglobin A1c) bize yakın geçmişte kan şeker seviyelerinin durumu hakkında sağlıklı bilgi vermektedir. Yüksek HbA1c seviyeleri bize kan şekerinin kontrolünün sağlanamadığını, şeker hastalığının kontrolsüz olduğunu ifade etmektedir. Bu tip hastalarda, yukarıda saydığım komplikasyonlar daha yüksek oranda karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle, şeker hastalığı ve kalp ameliyatı olan hastaların, taburcu edildiklerinde diyabet takibi konusunda tecrübeli doktorlar tarafından yakın takibi gerekmektedir.

Şeker Hastası Olanlarda Muayene Sırasında Nelere Dikkat Ediyoruz?

Şeker hastalığı olanlarda muayene sırasında özellikle dikkat ettiğimiz durumlar;

  1. HbA1c seviyeleri
  2. Kalp ve damar hastalıkları
    1. Kalpte göğüs ağrısı
    2. Bacaklarda atardamar tıkanıklığı (periferik damar hastalığı), aralıklı topallama
  3. Nörolojik hastalıklar
    1. Bacaklarda veya ellerde uyuşma,
    2. Bacaklarda veya ellerde ağrı,
    3. Bacaklarda yara, parmaklarda kangren
    4. Ayak topuğunda yara
    5. Geçici veya kalıcı felç (inme, strok)
  4. Böbrek hastalığı
    1. Aşırı idrara çıkma
    2. İdrar yolu enfeksiyonu

Şeker Hastalığı ve Kalp Ameliyatı: Kalp Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Etmeliyim?

Başarılı bir kalp ameliyatı sonrasında, kan şeker seviyelerinin yakın takip edilmesi ve güvenli sınırlar arasında tutulması açık kalp ameliyatı sonrasında gözlenebilen cerrahi yara enfeksiyonlarının kontrolü açısından oldukça önemlidir. Kliniğimizde ameliyat ettiğimiz şeker hastalarını taburcu ettiğimiz zaman bu konu ile ilgili detaylı bilgilendirilmekte yapılmaktadır. Benzer şekilde bu hastaların, endokrinoloji (şeker hastalığı konusu ile ilgilenen bölüm) uzmanı tarafından da yakın takip edilmeleri sağlanmaktadır.

Şeker hastalığının kontrol altında tutulması, nöropati adı verilen sinir ucu hastalığının önlenmesi açısından da oldukça önemlidir. Uzun dönemde, el ve ayak parmaklarının dolaşım sağlığını olumlu olarak etkileyen bu durum konusunda bilgi talebinde bulunmanızı öneririm. Bu konu ile ilgili olarak bacak kangreni teşhisi başlıklı yazımı okumanızı tavsiye ederim.

Yazınının sonuna geldim. Şeker hastalığı ve kalp ameliyatı ile ilgili kısa bilgilendirici bir yazı olduğunu umuyorum. Sorularınız için bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazımı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz