Toplardamar Sağlığı: Portakal Faydalı Mı?

Toplardamar Sağlığı

Merhaba. Varis tedavisinde, flavonoidler konusunda size bilgi vermek istiyorum. Flavonoidler nedir, dediğinizi duyar gibiyim. Ancak, bunu açıklamadan önce biraz temel kavramlardan bahsedeyim.

Toplardamar Sağlığı: Bacak Damarlarının İşi Çok Zor

Kalbimizden atardamarların içerisinde yola çıkan kan, yerçekiminin de yardımıyla bacaklarımıza kolayca ulaşır. Ancak, aynı durumu geri dönüşü sağlayan ana unsur olan toplardamarlar için söylemek pek mümkün değildir. Yerçekiminin amansız mücadelesine karşı bacaklarımızda, kalp gibi doğumumuzdan – ölümümüze kadar aralıksız, düzenli olarak çalışan bir pompa maalesef mevcut değildir. Bununla birlikte, bacak kaslarımız bu görevi üzerine alarak, etrafını sardığı toplardamarlar üzerine bacak hareketlerimiz sırasında ritmik kasılmalarla baskı yaparak, toplardamarlarımız içerisindeki kanı kalbe doğru yönlendirir. Ancak, kasılma döneminin karşıtı olan bir de gevşeme dönemi vardır. İşte bu dönemde, toplardamar içerisinde bulunan kapakçıklar devreye girer ve kanın, yerçekimi nedeniyle ayak tabanına doğru olan akışını engellerler.

Toplardamar Sağlığı: Bacak Toplardamarlarındaki Kapakçıkların Görevi Nedir?

Toplardamarlarımız içerisinde, ayakta veya oturur durumda, ciddi anlamda yüksek bir basınç bulunur. Toplardamar içerisinde yer alan ince – hassas kapakçıklar, görevlerini tam olarak yapamazlarsa; bulundukları bölgelere göre, varis (bacaklarda) veya hemorroid (anüs çevresinde) gibi toplardamar hastalıklarına neden olurlar. Hemorroid veya basur, bir toplardamar hastalığı olup; varis ile de aralarında ortak yönler bulunmaktadır. Bu konu ile ilgili olarak, bu yazımı (basur ve varis) okumanızı öneririm. Yine benzer olarak, varis ile varikosel arasında ortak bir durum mevcuttur. Bu konuda yazdığım bu yazı (varis ve varikosel) ilginizi çekecektir.

Uzun süre ayakta kalmakla veya kötü genlerimizden dolayı toplardamar yapısının kendi kendine bozulduğu durumlarda artan basınç nedeniyle, cilt yüzeyine yakın olan toplardamarlarımız eğri – büğrü bir hal alırlar. İşte, biz bu nokta da durumu aslında fark etmeye başlarız. Varis, latince Varix – eğri – büğrü kelimesinden gelmiştir. Hastalığın kökeni de zaten, Antik Yunan dönemine kadar inmektedir.

Toplardamar Sağlığı: Varis, Neden Yüzeydeki Toplardamarlarda Karşımıza Çıkıyor?

Çoğu zaman hastalarımın sorduğu bir soru; neden sadece yüzeydeki damarlarımda varis oluyor, ya da oluyor biz mi göremiyoruz?. Bu sorunun yanıtını aslında, verdim. Tekrar açıklamak gerekirse, derin toplardamarlarımızın çevresinde bacaklarımızın esas hareketlerini sağlıyan kaslar bulunmaktadır. Bu kaslarla adeta kuşatılmış olan toplardamarlarda da varis gelişmemektedir. Hatta, bu toplardamarların içerisinde kapakçık bile bulunmamaktadır. İşte, varis adını verdiğimiz bu durum bu nedenle sadece yüzeydeki toplardamarlarımızda olmaktadır. Üstelik içerisinde kapakçıkların bulunduğu toplardamarlarda. Tüm bunların sonucunda, kalbimizden en uzak noktada daha fazla olmak üzere, bacaklarımızda gün sonunda daha da belirginleşen şişme, ödem oluşmaya başlar. Bunu en çok ayak bileklerimizde ve diz altında fark ederiz.

Kronik venöz yetmezlik veya varisi erken dönemlerde yakınmaların göz ardı edilmesinden dolayı teşhis etmek biraz daha güçtür. Hastalık, daha ciddi bir hal almaya başladığında örneğin; bacakta ödem, ayak bileklerinde şişme, baldır bölgesinde kasılma, bacaklarda ağırlaşma, diz altında cilt renginde değişme, ayak bileklerinde kaşıntı ve açık yaralar oluştuğunda çoğu zaman tedavi arayışı başlamaktadır. Tüm bu yakınmalar ve klinik bulgular oturmak veya ayakta durmak ile kötüleşmekte ve yaşam kalitemizi olumsuz olarak etkilemektedir. Bu durumda karşımıza çıkacak en kötü tablo, derin toplardamarlar içerisinde yavaşlamış kan akımı ve hasarlanmış kapakçıklardan dolayı pıhtı oluşmasıdır. Tablo, akciğerlere pıhtı atması gibi oldukça ciddi hatta ölümcül hale dönüşebilmektedir.

Toplardamar Sağlığı: Flavonoidler ve Önemi

Flavonoidler, toplardamarların üzerine olumlu etkileri olan ve daha fazla oranda turunçgillerde bulunan doğal maddelerdir. Örneğin, portakal, Hesperidin açısından oldukça zengindir. Benzer şekilde, bir diğer flavonoid olan Diosmin ile kombine kullanımında, varis veya kronik venöz yetmezlik üzerine olumlu etkileri mevcuttur. Bilimsel olarak, farklı merkezlerce yapılmış çalışmalarda bunu desktekler niteliktedir. Çalışmaların çoğu, dünyada flavonoidlerin başarılı şekilde mikronize edildiği Avrupa’da bulunmaktadır. Flavonoidler, toplardamar tonusunu arttırmakta, mikro dolaşımı (ufak toplardamarlar ve kapillerler seviyesindeki) iyileştirmektedir. Ayrıca, lenfatik sistemin rahat çalışmasını sağlamaktadır. Bunların sonucu olarak, bacaklarda ve ayak bileklerinde ödem azalmakta, ölçülen bacak çevre oranları düşmektedir. Ödem, varis ve toplardamar hastalığı bulunan hastaların en önemli yakınmasıdır.

Flavonoidler ayrıca, lökosit denen iltihabi durumlardan sorumlu kan hücrelerinin savunma amacı ile yapmış oldukları doku hasarlanmasını da engellemekte, varis ve kronik venöz yetmezliğin ileri dönemlerinde gözlenen sorunları önceden önlemektedir. Bu etkileri, varis sonucunda gelişmiş olan yaraların (ülser) tedavisinde oldukça önemlidir. Diosmin ve Hesperidin’nin birlikte kullanıldığı durumlarda, yara tedavisi hızlı ve etkili olmaktadır.

At kestanesi, at kestanesi ekstresi (Troxerutin), Gotu Kola gibi diğer flavonoidler de varis ve kronik venöz yetmezlik tedavisinde etkilidir. Diğer flavonoidleri başka bir yazı konusu olarak değerlendirmeyi planlıyorum.

Eğer, sizin de varis, toplardamar hastalıkları ve damar sağlığınız ile ilgili sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazımı okuyunuz.

Varis konusunda faydalı olan sebze ve meyveleri merak ediyorsanız, bu yazı tam size göre.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz