Varis ve Toplardamar Hastalıkları İçin Alternatif Tedaviler – I

Varis Alternatif Bitkisel Tedaviler

Varis ve toplardamar hastalıklarının önlenmesi ve hastalık gidişinin yavaşlatılmasına olan ilgi son zamanlarda giderek artmaktadır. Bu durum, hastalığın uzun dönemli (kronik) olmasına bağlı olarak tedavi masrafları ve iş gücü kayıplarının giderek artması nedeniyle de ekonomik anlamda ciddi bir yük olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılan çalışmalar, bitkisel birçok destekleyici ürünün potansiyel olarak tedavi kapsamında olabileceğini destekler niteliktedir. Varis Alternatif Bitkisel Tedaviler konusunda, biraz bilgi vereyim…

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, bitkisel destekleyici ürünler; hastalığa bağlı olarak ortaya çıkan semptomların ortadan kaldırılması veya hafifletilmesine katkıda bulunmaktadır. Varis veya toplardamar hastalığının altında yatan nedenleri ortadan kaldırmamakta ve bu nedenle de hastalığın köklü tedavisi üzerine hiç bir etkisi bulunmamaktadır.

Varis Alternatif Bitkisel Tedaviler

Bir diğer önemli konu, bitkisel destekleyici ürünlerin hepsinin işlenmiş birer kimyasal madde olduklarının bilinmesidir. Her ne kadar bugün kullandığımız bir çok diğer tıbbi ilaçlar gibi doğal kaynaklardan elde edilmiş olsalar da sonuç olarak önerilen miktarlarda ve sıklıkta kullanılmaları gerekmektedir. Ayrıca, her birinin kullanıma bağlı riskleri ve olası yan etkileri mutlaka değerlendirilmelidir.

Rutin veya Rutosoidler

Varis veya toplardamar hastalıklarının alternatif tedavisinde kullanılmak üzere önerilen bir flavonoid’tir. Daha çok, karabuğday (karabaş, esmer buğday), asparagus, üzümsü meyveler kategorisindeki türlerin (üzüm, çilek, böğürtlen, ahududu, yaban mersini) yenilen meyveleri, portakal ve limonun kabuklarında bulunmaktadır. Etkileri, daha çok toplardamar dolaşımının düzenlenmesi, kılcal damarların güçlenmesi, inflammasyonun azaltılması ve ödemin çözülmesi üzerine olmaktadır. Bitkisel destek olarak, Avrupa ülkeleri, Meksika ve diğer latin ülkelerinde tercih edilmektedir. Varis Alternatif Bitkisel Tedaviler içerisinde, önemli bir bölümü oluşturmaktadır.

Varis Bitkisel Tedaviler

Varis Alternatif Bitkisel Tedaviler

At Kestanesi Ekstresi

At kestanesi, diğer adıyla Aesculus Hippocastanum, bu amaçla kullanılan ve en çok bilinen bitkisel destekleyicidir. Toplardamar yapısında oluşturduğu değişikliklerle, ödemin azaltılmasına katkıda bulunan doğal, bitkisel destekleyici bir üründür. Varis ve toplardamar hastalıklarında karşımıza çıkan bir durum olan kapiller kaçak (kılcal damarlardan doku içerisine sıvı sızması) durumun önlenmesine katkıda bulunmaktadır. Amerika’da ve Avrupa’da bitkisel destekleyici bir ürün olarak kullanılmaktadır.

Gotu Kola

Gotu Kola

Gotu Kola

Gotu Kola, diğer adıyla Centella Asiatica, Asya ülkelerinde doğal olarak karşımıza çıkan bir bitkidir. Ayurvedic tedavi kapsamında farklı kullanım alanları olduğu bilinmektedir. Varis ve toplardamar hastalıkların, varise bağlı ülserlerin kombine tedavisinde kullanılmaktadır. Etkisi, toplardamar duvar yapısı üzerine sağladığı olumlu değişiklikler (toplardamar yapısında bulunan kollajen adı verilen proteinin yapılmasını kolaylaştırmaktadır) ile olmaktadır. Gotu Kola, etkinliği konusunda detaylı çalışmaların yapıldığı, gelecek vaad eden bir bitkidir.

Kırmızı Üzüm Yaprağı

Kırmızı üzüm yaprağı, diğer adıyla Folia Vitis Viniferae, varis ve toplardamar hastalıklarının önleyici tedavisinde önerilen bir diğer bitkisel desteklerdendir. İçeriğinde bulunan yüksek miktardaki anti-oksidan sayesinde toplardamar yapısını güçlendirmekte ve bunun sonucunda da ödemi ciddi oranda azaltmaktadır. Daha sık oranda Fransa ve İngiltere’de kullanılmaktadır. Bilimsel çalışmaların sonuçları tam olarak ortaya çıkmamıştır.

Bitkisel destekleyici ürünlere her gün bir yenisi eklenmektedir. Bu konu ile ilgili olan yazımı okuma kolaylığı açısından ikiye böldüm. Yazının kalan bölümünü yarın yayınlıyacağım.

Eğer, sizin de varis, ve damar sağlığınız ile ilgili sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazıyı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz