Varis İçin 10 Bitkisel Destek

Varis Bitkisel Tedavisi

Konumuz, yine varis. Ama bu sefer, varis bitkisel tedavisi konusunda biraz bilgi vereceğim. Varis ve venöz yetmezlik belirtilerinin hafifletilmesinde, bitkisel destek tedavi seçeneklerinden bahsetmek istiyorum.

Varis, yetişkin yaşta hemen her iki kişiden birisinde gözlenen, yaşamımızı olumsuz olarak etkileyen bir hastalıktır. Varisin tedavisinde günümüzde farklı teknolojik alternatifler olmasına karşın, doğanın mucizevi bitkileri sayesinde bu hastalık ve ona bağlı yakınmaları bir nebze olsun azaltabilmek elimizde.

Varis Bitkisel Tedavisi

Varise Bağlı Yakınmalar İçin Flavonoid

Varis Nedir, Katkıda Bulunan Faktörler Nelerdir?

Varis, bacaklarda ağrı, yorgunluk, ağırlaşma, renk değişikliği ve yüzeysel damarlarda belirginleşme ile seyreden, toplardamarları ilgilendiren bir hastalıktır. Basit olarak varise, toplardamarlar içerisinde yer alan kapakçıkların çalışmaması da diyebiliriz aslında.

Varisin nedenleri gibi, yakınmaları da çok değişkenlik gösterir. Hastalığın orta ve ileri dönemlerinde, bacaklarda ortaya çıkan şişme bazen ilk belirti olarak karşımıza çıkarken, birçok hasta da sebebsiz kasılma ve kramplar gözlenmektedir.

Varis gelişimine katkıda bulunan faktörler arasında; toplardamar duvar yapısında ortaya çıkan bozulma (zayıflama), tam olarak çalışmayan kapakçıklar ve artmış toplardamar içerisi basınç bulunmaktadır.

Varis Bitkisel Tedavisi: Varise Bağlı Yakınmaları Azaltan Bitkisel Besin Takviyeleri

Toplardamar duvarının zayıflaması, aslında yediğimiz besinlerle ilgili bir durumdur. Bioflavonoid ve C vitamini açısından yoksun besinlerle beslenen kişilerde varis daha sık olarak karşımıza çıkmaktadır.

Varis Bitkisel Tedavisi

At Kestanesi

Kapakçıkların yapısal olarak bozulması çoğu hastada esas neden olarak karşımıza çıkmakta olup, dolaşım bozukluğunun ana sebebidir. Kapakçıkların bütünsel olarak şekillerini korumaları ve fonksiyonlarını tam olarak yapabilmesi açısından bioflavonoid’ler önemli bir faktördür.

Uzun süre oturmak veya ayakta kalmak, toplardamar içerisinde belli bir bölgede basınç artmasına neden olur. Bu durum, toplardamar dolaşımını olumsuz etkileyen ve varis gelişimine neden olan bir durumdur.

Şişmanlık, gebelik ve kabızlık varis gelişimine katkıda bulunan diğer faktörler arasında yer almaktadır.

Varis Bulgu ve Belirtileri Nelerdir?

Varis, geliştiğinde ilk belirti yüzeysel damarlarda belirginleşme veya renk değişimi olmaktadır. Yüzeysel damarlar, mor veya mavi renkli olup cilt altında yer almaktadır. Daha ileri durumlarda, ciltten de kabarık bir hal alabilmektedirler.

Ağırlaşmış, yorgun bacaklar varisin ilk belirtisi olarak da karşımıza çıkabilmektedir. Bazen, özellikle diz altında ve ayak bileklerinde ortaya çıkan şişme ve ödem de ilk belirti olabilmektedir.

Varis, yakınmalarını azaltmak için en sık başvurulan yöntem bacakların yukarı kaldırılmasıdır. Bu sayede, toplardamar içerisinde artmış olan basınç etkili bir şekilde azalır ve dolaşım rahatlar.

Varis Tedavi Seçenekleri Nelerdir? Varis Bitkisel Tedavisi Amacı Nedir?

Varisin tedavisinde; enjeksiyonlar, cerrahi ve minimal invaziv endovenöz yöntemleri güncel tedavi seçenekleri olarak kullanılmaktadır. Buna ek olarak, bitkisel destek tedavileri günümüzde artan bir ilgi odağı olarak varis tedavisinde yer almaktadır. Bitkisel destek tedavilerinin varis tedavisinde kullanımında temel olarak odaklandığı noktalara göz atacak olursak;

  • Toplardamar duvarını güçlendirmeleri,
  • Toplardamar içerisinde kan akımını düzenlemeleri,
  • Kapakçıkların fonksiyonlarının sağlanmasına olan katkıları şeklinde özetlenebilir.

Bu konuyu özetleyecek ve bir tablo haline getirecek olursak;

Varis İçin Bitkisel Destek Tedavi Seçenekleri ve Etki Mekanizmaları

Yukarıda saydığımız bitkisel desteklere ek olarak; multivitaminler, A vitamini, D vitamini, kalsiyum, magnezyum, dimetilglisin, glutatyon, aloe vera jeli, çilek ve çilekgiller, bromelain de varis ve varise bağlı yakınmaların azalmasında etkili olmaktadır.

Eğer, sizin de, bu konuda veya damar sağlığınız ile ilgili sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, soru sormadan önce mutlaka bu yazıyı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz