Varis Ne Zaman Tedavi Edilmeli?

Varis Ne Zaman Tedavi Edilmeli?

Yazımın konusu, sıcak havaların ve yaz mevsiminin adeta belalısı haline gelen varis. Ama bu sefer, varis ne zaman tedavi edilmeli konusuna yanıt vermeye çalışacağım.

  • Varis için ideal tedavi ne zaman?
  • Varis tedavisi her zaman, her mevsimde yapılır mı?
  • Varis tedavisinde, özellikle son yıllarda gelişen teknolojiler, tedavi zamanlaması konusunda etkili oldu mu?
  • Varis tedavisinde, mevcut tedavi seçeneklerinin uygulanması açısından, zaman, mevsim veya süre yönünden dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Bu liste böyle uzar, gider. Aklıma geliveren bu soruları, aslında siz ve hastalarım soruyor. Ben aklımda kalanları buraya yazdım. Bu yazıda da, aklımda kalan ve sizlerin sıklıkla varis ne zaman tedavi edilmeli ile ilgili soruları yanıtlamaya çalışacağım.

Varis Ne Zaman Tedavi Edilmeli?

Bu sorunun yanıtını vermeden önce anlaşılır olması açısından bir konuya değinmek istiyorum. Hastalarımın kolay anlayabilmesi ve tedavi seçeneklerinin daha basit açıklanabilmesi açısından varis üç bölümde incelenir.

  1. Kozmetik Varis
  2. Kozmetik Olmayan Varis
  3. İkisi Beraber Olan Varis (karışık durum)

Kafanız karışır gibi oldu. Hiç duymadığınız kavram ve tanımlamalar olsa da bunlar, tedavi seçenek ve sürecinin kolay anlaşılabilir olması açısından, tamamen benim bulduğum bir sınıflama aslında.

1- Varis Ne Zaman Tedavi Edilmeli: Kozmetik Varis Tedavisi

Kolay anlaşılabilir olması açısından sınıflandırdığım varis hastalarımın büyük çoğunluğu kozmetik varis grubu içerisinde yer almaktadır. Bu hastaların ortak özellikleri arasında;

  • genç olmaları,
  • doğum yapmamış olmaları,
  • geçmiş veya yakın zamanda doğum kontrol hapı kullanma hikayelerinin olması bulunmaktadır.

Hastalarımın azımsanmayacak bir bölümünü oluşturan bu grupta; genellikle ilk başvuru nedeni kılcal damarların son zamanlarda birden arttığı ve bu durumun yarattığı endişedir. Her muayenede yaptığım gibi, detaylı bir hikaye ve hastalık geçmişinin sorgulanmasını takiben aslında, mevcut durum şekillenmektedir. Venöz yetmezlik veya varise bağlı şikayetlerden daha çok kılcal damarların varlığı ön planda ortaya çıkmaktadır. Muayenenin tamamlanmasının ardından, istenen venöz doppler ultrasonografi ile son nokta konulmaktadır.  Venöz yetmezliğin olmadığının saptanması, Safen toplardamar çaplarının normal sınırlar içerisinde olması kılcal damarların altta yatan ciddi bir venöz yetmezliğe bağlı olmadığını ortaya koymaktadır.

Kılcal damarların tedavisinde uygulanan seçenekler üzerinde biraz durmak ve bilgi vermek isterim.

  • Skleroterapi (sıvı veya köpük): Oldukça ince iğne yardımıyla, özel bir kimyasal sıvı (veya köpük) kılcal damar içerisine uygulanması yöntemidir. Halk arasında, iğne ile çekme yöntemi adı verilmektedir. Tecrübeli kişi ve merkezler tarafından yapılmasını şiddetle öneririm. Bu konu ile ilgili daha fazla bilgi için skleroterapi kılcal damar tedavisi başlıklı yazımı da okumanızı tavsiye ederim.
  • Ultrasonografi eşliğinde yapılan köpük skleroterapisi: Bu yöntemi, yukarıda bahsettiğim tedavi yönteminin, kılcal damarlardan daha büyük damarlar için, ultrasonografi eşliğinde yapılması olarak adlandırabiliriz. Köpük haline getirilen kimyasal madde, yine ince bir iğne ile ultrasonografi eşliğinde uygulanmaktadır.
  • Transkütan radyofrekans uygulaması: Kılcal damarların tedavisi için radyofrekans tedavi seçeneği, lazer gibi oldukça uzun zamandır uygulanmaktadır. Ses dalgası (radyofrekans) tedavi yönteminde, damar içerisine iğne ile enjeksiyona gerek kalmadan, damar büzüştürülmektedir. Bunun sonucunda, işlemin uygulandığı kılcal damar zaman içerisinde, kendi vücudunuz tarafından ortadan kaldırılmaktadır. Genellikle bu süre 2-3 ay kadar sürmektedir. Bu tedavi şekli ile ilgili detaylı bilgi için; kılcal damar radyofrekans tedavisi  ve kılcal damar tedavisi başlıklı yazılarımı kesinlikle okumanızı öneririm.
  • Transkütan lazer uygulaması (Nd-YAG): Kılcal damarların tedavisinde en az radyofrekans uygulaması kadar eski olan bir diğer yöntem ise; transkütan lazer tedavisi yöntemidir. Bu yöntemin; Türkiye’de ilk kullanıcılarından birisi idim. Lazer tedavisi için ilk başlarda 980 nanometre diod lazeri kullanıyordum. Oldukça ağrılı ve bir o kadar da iz bırakma potansiyeli olan bir yöntem idi. Son yıllarda, lazer teknolojisinin gelişmesine paralel olarak transkütan lazer uygulaması için Nd-YAG lazerler kullanıma girdi. Nd-YAG lazerleri, çok basit olarak epilasyon amacı ile kullanılan lazerlerdir. Ancak, uygulama bölgesinin farklılığı nedeniyle probe (uç) farkı mevcuttur. 980 nanometre diod lazer uygulamasına göre, Nd-YAG transkütan lazer uygulaması daha az ağrılı olmakta ve hastalar tarafından tolere edilebilmektedir.

Tüm uygulamaların kısa açıklamalarını yaptıktan sonra, gelelim kilit soruya: Kılcal damarların tedavisinde nelere dikkat etmeliyim? Bu sorunun yanıtını kolay olması ve akılda kalması açısından madde, madde vermek istiyorum.

  • Ne Zaman Yaptırmalıyım?: Skleroterapi uygulaması (sıvı veya köpük, farketmez) güneş ışınlarının en yoğun olduğu yaz döneminde yapılmamalıdır. Bu tedavi için en ideal dönem Ekim – Nisan ayları arasındadır.
  • Güneş – Solaryum ve Skleroterapi: Solaryum uygulaması sırasında, skleroterapi, transkütan radyofrekans ve lazer uygulaması yaptırmayınız. Ultraviyole ışınları (güneş veya solaryuma bağlı) ile bu tedavi yöntemleri arasında adeta şiddetli bir geçimsizlik mevcuttur. Uygulamalar sonrasında bu geçimsizliğe bağlı olarak, iz kalma riski oldukça yüksektir.
  • Doğum Kontrol Hapı ve Skleroterapi: Doğum kontrol hapı veya hormon tedavisi sırasında, skleroterapi işlemini yaptırmayınız. Doğum kontrol hapları, hem kılcal damar oluşumunu arttırmaktadır, hem de kanın pıhtılaşma riskini doğrudan arttırmaktadır.
  • Hassas Cilt, Açık Renk ve Skleroterapi: Hassas bir cilt yapısına sahip veya çok açık renkli iseniz skleroterapi uygulamasını önce gözle daha az görünen bir bölgenize yaptırın. Bu sayede, istenmeyen bir etki ortaya çıktığında daha az üzülürsünüz.
  • Skleroterapi Yapılmayacak Bölgeler: Yüz, el ve ayak sırtı bölgelerine skleroterapi asla yaptırmayın. Bu bölgelerde hem cilt yapısı gereği daha hassastır hem de ciltaltı yağ dokusu daha azdır. Buna bağlı olarak, yapılabilecek hatalı girişim tolere edilemez.
  • Kalpte Delik ve Skleroterapi: Kalpte delik varsa veya emziriyorsanız; skleroterapi uygulamasını yaptırmayınız. Uygulamayı, emzirme dönemi sonrasında yaptırınız. Kalpte delik durumlarında (atriyal septal defek – ASD, ventriküler septal defek – VSD, patent foramen ovale – PFO), paradoks emboli denen, skleroterapiye bağlı olarak ortaya çıkan kan pıhtısının veya kimyasal maddenin atardamarları (beyin, göz ve diğer organlar) tıkama riski bulunmaktadır.
  • Alerji – Ürtiker ve Skleroterapi: Ciddi ilaç alerjisi veya ürtiker hikayeniz varsa; skleroterapi uygulamasını yaptırmayınız. Skleroterapi için kullanılan kimyasal maddelere karşı çapraz alerji durumu ortaya çıkabilir.
  • Migren ve Skleroterapi: Eğer migren rahatsızlığınız varsa, skleroterapi sırasında kullanılan kimyasal maddenin migreni tetikleme riskinden dolayı, skleroterapi yapılması önerilmemektedir.
  • Cilt Rengi ve Skleroterapi: Çok koyu cilt rengi olan kişilerde skleroterapi, açık cilt rengi olanlara göre daha risklidir. Özellikle, skleroterapi için verilen kimyasal maddenin damar dışarısına kaçmasına bağlı olarak istenmeyen cilt lezyon ve görüntüleri ortaya çıkabilmektedir. Bu hastaların, özellikle daha dikkatli olmalarını öneriyorum.
Varis Ne Zaman Tedavi Edilmeli

Güneş ve Varis Tedavisi

2- Varis Ne Zaman Tedavi Edilmeli: Kozmetik Olmayan Varis Tedavisi

Kılcal damarların ciddi olarak gözlenmediği, venöz doppler ultrasonografik incelemede ileri derecede venöz yetmezlik veya varis saptanan hastalarım bu gruba girmektedir. Muayene ettiğim hastaların yaklaşık %50’si bu grupta yer almaktadır.

Venöz yetmezlik veya varisin saptandığı bu hasta grubu aslında, tıbbi varis grubunu oluşturmaktadır. Başka bir deyişle, kozmetik varisten daha ciddi hastalık durumu mevcuttur. Zaten bu hastaların bana geliş nedenleri de kılcal varis hastası grubundan oldukça farklıdır. Çoğu hastam; bacak şişmesi ve ağrısı tarif etmektedir. Geceleri ortaya çıkan bacak huzursuzluğu ikinci en sık karşılaştığım nedenler arasındadır. Bu hasta grubu, ağırlıklı olarak, bacaklarında çok belirgin eğri – büğrü büyük yeşilimsi damarların ortaya çıktığını belirtmektir. Yapılan venöz doppler ultrasonografik incelemede, genellikle Safen ven (yüzeysel) sisteminde yetmezlik saptanmaktadır.

Kozmetik olmayan varis tedavisinde, tedavi seçeneklerini aşağıdaki gibi özetleyebilirim.

  • Klasik varis ameliyatı:
  • Endovenöz ablasyon yöntemleri:
    • Buhar tedavisi:
    • Farmako-mekanik tedavi (MOCA, ClariVein):
    • Endovenöz radyofrekans tedavisi:
    • Endovenöz lazer ablasyonu:
    • Endovenöz süper yapıştırıcı veya zamk tedavisi (Super Glue):

Kozmetik olmayan varis tedavisinde, dikkat edilmesi gereken noktaları sıralamak isterim.

  • Varis ameliyatı veya endovenöz tedavilerin uygulanmasında zamanlama oldukça önemlidir. Gebelik venöz yetmezlik ve varise bağlı olan yakınmaların en şiddetli olduğu dönemdir. Bu nedenle, varis ameliyatı planlanan hastaların gebelik sürecini (eğer planlanıyorsa) en azından 2 sene civarında geciktirmeleridir. İdeal olan, varis ameliyatı veya girişimi sonrasında tekrar gebe kalınmamasıdır. Gebelik ve venöz yetmezlik oldukça zor geçen bir dönemdir. Bu dönemde kadın doğum uzmanı tarafından takip edilirken, aynı zamanda da kalp ve damar cerrahisi uzmanından da destek almanızı öneririm. Gebelere özel olarak tasarlanmış varis çoraplarının kullanımı ilk yapılması gerekendir.
  • Hamilelik sırasında, asla varis ameliyatı veya endovenöz ablasyon tedavisi olmayın. Gebelik sırasında oldukça genişlemiş ve belirgin hale gelen damarlarınız için size özel olarak verilecek varis çorabını giyiniz. Bu çorap size sadece bir konfor sağlamakla kalmaz, aynı zamanda da toplardamar pıhtılaşması riskini azaltmaktadır.
  • Endovenöz ablasyon yöntemleri, kozmetik olmayan varis tedavisinde günümüzde tercih edilen yöntemlerin en başında yer almaktadır. Bu yöntemler içerisinde, son yıllarda giderek artan oranda kullanılanı ise; tümesan anestezi gerektirmeyen endovenöz süper yapıştırıcı veya bizde bilinen adıyla zamk tedavisidir. Bu tedavi yöntemi ile ilgili olarak, yazdığım varis tedavisinde tıbbi yapıştırıcı, zamk tedavisi başlıklı yazımı mutlaka okuyunuz.
  • Endovenöz ablasyon yöntemleri içerisinde yer alan buhar ve farmako-mekanik tedavi yöntemleri uygulamada karşılaşılan sorunlar ve sonuçların diğer yöntemler (lazer ve radyofrekans) tatminkar olmaması nedeniyle yaygın olarak kullanıma girmemiştir.
  • Kozmetik olmayan varis tedavisi için en çok kullanılan iki yöntem endovenöz radyofrekans ablasyonu ve endovenöz tedavi yöntemleri lazer. Her iki yöntemde de ısı ile varisli toplardamarın tedavi edilmesi temel prensiptir.
Varis Ne Zaman Tedavi Edilmeli

Endovenöz Süper Yapıştırıcı (Tıbbi Zamk) Tedavisi

3- Varis Ne Zaman Tedavi Edilmeli: İkisi Beraber Olan Varis (Karışık Durum) Tedavisi

Venöz yetmezlik ve varisin farklı nedenlere bağlı olmasından dolayı, varis hastalarının büyük çoğunluğu bu grup içerisinde yer almaktadır. Belirgin genişlemiş (ameliyat veya girişim gerektiren) toplardamarlar yanında, adeta farklı yerlere (genellikle uyluk dış ve iç tarafı, diz arkası) serpiştirilmiş kılcal damarlar birlikte görülmektedir. Bu hastalarda hem kozmetik hem de tıbbi yaklaşım gerektiği fizik muayene ve sonrasında yapılan venöz doppler ultrasonografi ile doğrulanmaktadır.

Peki gelelim önemli sorunun yanıtına; karışık durum varisleri bulunan hastalara yaklaşım ne olmalı? Bu hastalara ne zaman girişim yapılmalı?

Yanıt, aslında oldukça basittir. Ben, hastalarıma muayeneleri sırasında kendi yaptığım venöz doppler ultrasonografi ile hemen bir tedavi planı yapıyorum. Venöz yetmezlik ve varis tedavilerinde temel kural, eğer varsa ana (büyük) toplardamar içerisinde var olan kaçağın öncelikli tedavisinin yapılmasıdır. Daha basit bir ifade ile bunu hastalarıma şu şekilde ifade ediyorum; evinizin bir odasında, tavan sıvasında bir kabarma mevcut. Ve siz bunu, belli aralıklarla badana – boya yaptırıyorsunuz. Ancak, sürekli bu durum tekrarlıyor. Oysa, sorun odanızın üst katında boru tesisatında olan bir sızıntı veya kaçağa bağlı. Buradaki sorunu halletmediğiniz için sürekli kendi tarafınızda tavanda, boyama yapıyorsunuz. Varis veya venöz yetmezlikte de durum bundan farklı değildir. Eğer, safen ven sisteminde kasık veya diz arkası bölgede venöz doppler ultrasonografi ile saptanmış ciddi bir yetmezlik (kaçak) durumu varsa, öncelikli olarak bunun tedavisi tamamlanmalıdır. Bunu, takiben de kılcal (kozmetik) damarların tedavisine başlanabilir.

Ancak, bu tedavileri uygulama dönemleri veya zamanları için belli dönemlerin ve şartların olması gerektiğini unutmayın. Kılcal damarların tedavisi için ideal uygulama daha öncede belirttiğim gibi Ekim – Nisan ayları arasındadır. Bu dönem dışında, uygulamaların yapılmasını doğru bulmuyorum.

Varis Ne Zaman Tedavi Edilmeli sorusuna yanıt vermeye çalıştım. Eminim, sormak istediğiniz sorularınız var. Ancak, soru sormadan önce lütfen bu yazıyı okuyunuz. Bana sorularınız için buradan ulaşabilirsiniz.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

2 Yorum

  1. Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz