Varis Neden Tekrarlar?

Varis Neden Tekrarlar?

Merhaba, konumuz yine varis tedavisi ile ilgili. Bu sefer, pek iç açıcı olmayan bir konu üzerinde bildiklerimi paylaşmak istiyorum. Varis tedavisi neden başarısız olur? Varis neden tekrarlar? Aslında, hemen her tedaviye başlamadan önce, sorulan ve sorulmasa da benim mutlaka paylaştığım bir konudur işlem başarısı. Yapılacak işlemin ne kadar başarılı olduğu hem doktor hem hasta açısından çok önemlidir.

Varis tedavilerinin uygulanmaya başladığı dönemlerden bu yana, varislerin tedavi sonrası geri geldiği ile ilgili bir genel kanı mevcuttur. Tedavi edilen toplardamarlar veya bağlantılı olanları bir süre sonra tekrar ortaya çıkabilmekte, kimi zaman tedavi öncesi durumdan daha kötü hal alabilmektedir.

Varis neden tekrarlar?

Varis tedavisinin istenmeyen bu sonuçlarının gelişmesinin farklı nedenleri mevcuttur. Ancak, bu nedenleri temel olarak 3 ana başlıkta toplamak mümkündür.

  1. Yanlış toplardamarların tedavi edilmesi,
  2. Doğru toplardamar tedavisinde yanlış teknik veya tekniklerin uygulanması, teknik becerinin düşük olması,
  3. Kapakçık yetmezliğinin ilerlemesine bağlı olarak yeni varislerin ortaya çıkması

Varis Neden Tekrarlar? Yanlış toplardamarların tedavi edilmesi

Varis nedeniyle bana gelen hastalarımla sohbet sırasında, ilk söylediğim şey; gözlemledikleri tüm varislerin (başka bir deyişle toplardamarların) aslında bir nedenden çok bir sonuç olduğudur. Bunu söyler, söylemez çoğunun yüz ifadesi birden değişir, nasıl der gibi bakar olurlar. Evet, burada bir kez daha belirtmek isterim ki; varis veya venöz yetmezlik sırasında ortaya çıkan toplardamarların (ki hastalarım bunlara varis damarları der) hepsi aslında temel olarak toplardamar seviyesinde bir veya birkaç kapakçığın yetersizliğine bağlı olarak gelişir. Blog’um içerisinde, venöz yetmezlik veya varisin oluşum nedenleri ile ilgili olarak farklı yazılarım mevcut. Bu nedenle, olayın temel nedenlerine inmekten çok, bu yazı ile ilgili olan bölümü hakkında bilgi paylaşmak istiyorum.

varis neden tekrarlar

piper60 / Pixabay

Toplardamar içerisinde farklı seviyelerde yerleşmiş olan kapakçıkların, günümüzde de tam olarak anlaşılamamış neden veya nedenlerle yetmezliğe uğraması ile varis gelişir. Bu çok basit bir ifadedir.

Çok yakın zamana dek, venöz doppler ultrasonografi yaygın olarak kullanılmamakta idi. Bu nedenle, hem tanı hem de tedavi yöntemleri sınırlı idi. Venöz doppler ultrasonografi kullanımı henüz bu kadar yaygın değilken, venöz yetmezlik veya varis teşhisinin konulması için günümüzde nerede ise kullanılmayan farklı fizik muayene yöntemlerinin uygulanması gerekli idi. Bu fizik muayene yöntemlerinin tamamı aslında, toplardamar içerisinde ortaya çıkan geri kan akımının seviyesi ve yönünü belirlemeye yönelik idi. Bu sayede, hastalığın seviyesi belirlenmeye çalışılırdı. Ancak her zaman istenen başarı tam olarak elde edilemez idi.

Ses dalgalarını kullanarak görüntüleme imkanı sağlayan ultrasonografi yönteminin gelişmesi ile, sadece radyoloji uzmanları değil, zaman içerisinde varis tedavisi ile özellikle ilgilenen kalp ve damar cerrahları da bu tanı yöntemini kullanmaya başladılar. Zamanla gelişen teknolojik yöntemler sayesinde, günümüzde kalp ve damar cerrahları venöz doppler ultrasonografiyi sadece muayene sırasında kullanmakla kalmayıp, minimal invaziv endovenöz tedavi yöntemleri sırasında da kullanmaya başladılar. Yani, günümüzde kalp ve damar cerrahları hem radyoloji uzmanları tarafından konulmuş olan varis hastalığında kan akım yönlerinin belirlenmesi, yetersiz kapakçık bölgesinin saptanması gibi durumları değerlendirmekte, hem de hastalığın ortadan kaldırılması için yapılacak işlemler sırasında venöz doppler ultrasonografiyi (renkli doppler ultrasonografi) etkili şekilde kullanmaktadırlar.

Teknoloji faydalı mı?

Son yıllarda venöz doppler ultrasonografinin kalp ve damar cerrahları tarafından etkili kullanımı ile, varis tedavisinde başarı oranları ve hasta memnuniyeti geçmiş yıllara oranla oldukça artmıştır.

Yakın zamana dek saptanması farklı nedenlere bağlı olarak oldukça güç olan, pelvik variköz venler (pelvik venöz konjesyon, pelvik venöz göllenme, pelvik venöz konjesyon sendromu), inkompetan perforan venöz yetersizlik, anterior aksesuar safen ven, bifid safen ven ve safenöz ven gelişim ve seyir anormallikleri daha kolay tesbit edilmeye başlanmıştır.

Venöz yetmezlik veya varis için muayene ettiğim hastalarımda, venöz doppler ultrasonografik incelemeyi, basit ve yüzeysel olarak ben de yapmaktayım. Hızlı ultrasonografik inceleme olarak değerlendirmem sonrasında, daha detaylı venöz doppler ultrasonografik inceleme için radyoloji bölümünden destek alıyorum. Bu sayede, iki farklı göz tarafından aynı toplardamar değerlendirilmiş oluyor.

Varis Neden Tekrarlar? Doğru toplardamar tedavisinde, yanlış teknik veya tekniklerin uygulanması

Venöz yetmezlik veya varis durumunda ortaya çıkan toplardamarlar, daha öncede bahsettiğim gibi bir sonuç olarak ortaya çıkmaktadır. Eğer, doğru nedeni tedavi etme konusunda yetersiz kalırsanız, zaman içerisinde toplardamarlar yeniden ortaya çıkacaktır. Bu noktada, şunu da belirtmek isterim ki, sadece nedenin ortadan kaldırılması da etkili olamamaktadır. Bu nedenin ortadan kaldırılmasında, doğru teknik veya tekniklerin bir arada, etkili şekilde kullanılması gerekmektedir. Basit olarak, en sık yapılan hatalardan birisi, genişlemiş toplardamarın (varis) doğrudan, ufak kesilerden çıkarılması işlemi gibi. Bu noktada, yetersiz değerlendirme veya venöz doppler ultrasonografinin yapılmamasına bağlı olarak, büyük safen ven yetmezliğinde olduğu gibi, mevcut kaçak tedavi edilmeden, diz iç tarafında veya ayak bileği yukarısında toplardamar variköz pakelerinin ufak kesilerden çıkarılması işlemi yapılır. Bu ve buna benzer uygulamalar ile sık olarak karşılaşmakla beraber, iyi haber sonrasında ortaya çıkan toplardamarlarında tedavisi mümkündür.

Günümüzde, son yıllarda da giderek artan oranda kullanıma girmiş olan minimal invaziv yöntem olarak değerlendirilen endovenöz ablasyon yöntemlerine her geçen gün bir yenisi eklenmektedir. Eklenen her yeni yöntemin, bir öncekine göre de farklı üstünlükleri ortaya çıkmaktadır. Yakın zamanda, kullanıma giren Süper Yapıştırıcı, Süper Zamk (VenaSeal, Varis Tıbbi Yapıştırıcısı, Zamk Tedavisi) buna iyi bir örnektir. Tıbbi yapıştırıcılar uzun yıllardan beri, tıbbın farklı alanlarında güvenle kullanılmakta idi. Toplardamarların tedavisinde süper yapıştırıcının kullanıma girmesi ile, sadece varis tedavi yöntemi nerede ise tamamen değişmekle kalmadı, aynı zamanda tedavi süreleri de oldukça kısaldı. Uygulama sonrası, yaşantınıza kaldığınız yerden, konforlu bir şekilde devam ediyor olmak ise ayrı bir avantaj.

Kapakçık yetmezliğine bağlı olarak, yeni toplardamarların ortaya çıkması

Venöz yetmezlik veya varis daha önce belirttiğim gibi ilerleyici bir hastalıktır. Nedenleri konusunda henüz tam bir fikir birliği oluşmasa da özellikle diğer aile bireylerinde gözlenen kişilerde daha sık ortaya çıkması genetik veya kalıtımın oldukça etkili olduğunu ortaya koymuştur. Toplardamar içerisinde bulunan kapakçıkların, yaşlanma süreci içerisinde (ki bu süreç, doğduğumuz andan itibaren başlar) ergenlik döneminde bozulmaya başladığı ve 20’li – 30’lu yaşlarda tekrar ortaya çıktığı farklı bilimsel çalışmalar ile gösterilmiştir. Günümüzde, 50 yaş üzerindeki her iki kişiden birisinde, venöz yetmezlik veya varis teşhisi konulmaktadır.

Doğru toplardamar, doğru yöntem veya yöntemler ile kombine edilerek başarılı şekilde tedavi edilse bile, her yıl için %3 ile %4.5 oranında yeni toplardamarlar üzülerek söyleyeyim gözlenebilmektedir. Bu durum, teşhis veya işlem başarısızlığı olarak değerlendirilmemelidir. Basit bir ifade ile bu durum, venöz yetmezlik veya varisin ilerlemesi halinden başka bir şey değildir. Ancak, az önce de bahsettiğim gibi, yeniden ortaya çıkan toplardamarların tedavisi için farklı ve etkili yöntemler her geçen gün ortaya çıkmaktadır.

Evet, kısaca varis tedavisinin neden başarısız olduğu konusunda bilgi vermek istedim. Ben bu konuyu, muayene ettiğim her hasta ile detaylı olarak konuşuyorum. Sizin bu konuda veya başka konularda sormak istedikleriniz varsa, bana buradan kolaylıkla ulaşabilir ve yanıtını merakla beklediğiniz soruyu sorabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazıyı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

p.s.: Kapak görseli www.freeimages.com adresinden alınmıştır.

Cevap Yaz