Varis Tedavisi Endovenöz Tedavi Yöntemleri

Varis Tedavisi Endovenöz Tedavi Yöntemleri

Tekrar merhaba herkese… Bugün, varis tedavisi endovenöz tedavi yöntemleri konusunda biraz konuşmak istiyorum. Konu biraz kapsamlı bu nedenle, birkaç gün içerisine sığdırıp anlatmaya, sizler ile paylaşmaya çalışacağım.

Varis Tedavisi Endovenöz Tedavi Yöntemleri

Öncelikle, varis tedavisi endovenöz tedavi yöntemleri konusuna girmeden önce, biraz bu tedavi yöntemlerinin günlük hayatımıza nasıl girdiklerinden bahsedeyim. Aslında, tıp içerisinde endovenöz tedavi yöntemlerinde enerji kaynağı olarak kullanılan radyofrekans (endovenöz radyofrekans ablasyonu) (diğer adıyla ses dalgaları) ve lazer farklı disiplinlerde uzun zamandan beri kullanılmaktadır. Minimal invaziv tedavinin (daha küçük kesilerden, daha az travma ile) son yıllarda gündeme girmesi ile bu enerji kaynaklarının kullanımına olan ilgi de açıkcası hızlı bir şekilde arttı. Internet’in günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmesi ile de bu durum potansiyalize (ivmelendi) oldu. Ayrıca, hastaların, eskiye oranla bilgiye hızlı ve daha kolay ulaşabilmeleri, biyomedikal cihazların daha hızlı bir şekilde geliştirilmelerine de ön ayak oldu.

Endovenöz tedavi yöntemleri, yukarıda da bahsettiğimi gibi radyofrekans (diğer adıyla ses dalgaları), lazer ve son yıllarda kullanıma giren su buharı ile tedavi yöntemlerini içermektedir. Ancak, bu terim her gün bir yenisi eklenen diğer tedavi yöntemleri nedeniyle son zamanlarda kapsamını genişletmektedir. Bu yazı dizisi içerisinde elimden geldiğince eklenen, yakın zamanda da eklenecek varis’in cerrahi tedavisine alternatif olacak bu tedavi yöntemlerinden bahsedeceğim.

Varis Tedavisi Endovenöz Tedavi Yöntemleri: Kozmetik Bir Çözüm Mü?

Bu yöntemler, zaman zaman bilinenin aksine kozmetik amaç dışında, varis veya venöz yetmezliğin kesin tedavisi için kullanılmaktadır. Kozmetik açıdan değerlendirildiğinde, klasik cerrahi gibi kesilerin olmaması ve hastaların daha çabuk günlük aktivitelerine dönebilmeleri yöntemlerin büyük birer avantajıdır. Endovenöz tedavi yöntemlerinin tamamı, bugün minimal invaziv yöntemler olarak bilinmektedir. Tedavide kullanılmaları sonucunda, varis ve toplardamar hastalıklarında oldukça sık olarak karşımıza çıkan; bacakta ağrı, şişme, ayak bileğinde kaşıntı, renk değişimi gibi belirtilerinde ortadan kalkmalarına neden olmaktadır. Bu yöntemler, her birisini kısaca anlatırken de bahsedeceğim gibi, güvenilir, minimal invaziv yöntemlerdir. Klasik cerrahiye oranla, nerede ise hiç kesi yapılmadan yapılabilmektedirler.

Varis Tedavisi Endovenöz Tedavi Yöntemleri: İşlem Öncesi Durum

Her ne kadar bu yöntemler, minimal invaziv yöntemler olarak bilinse de, tedavi öncesi yaklaşım, diğer yöntemlerde olduğu gibidir. Kullandığınız ilaçlar (varsa bitki çayları da dahil), alerjileriniz, geçirilmiş hastalık ve operasyonlar konusunda mutlaka sizi tedavi edecek kalp ve damar cerrahisi uzmanına bilgi veriniz. Özellikle, lokal anestezik maddelere, kontrast maddelere (anjiografi sırasında görüntü amacı ile kullanılan boya) veya iyot alerjisi gibi durumlarınız mevcutsa, lütfen bunları önceden belirtiniz. Eğer bu yazımı okuyorsanız, lütfen gitmeden önce muayeneye not alınız. Çoğu zaman, insan unutuveriyor. Aspirin veya kan sulandırıcı diğer ilaçları kullanıyorsanız bunları da doktorunuza bildiriniz. Minimal invaziv endovenöz tedavi yöntemlerinin çoğunda, kan sulandırıcı ilaçları kesmenize gerek yoktur. Yöntemin, klasik cerrahiye göre bir diğer avantajı da budur.

Varis Tedavisi Endovenöz Tedavi Yöntemleri: Aynı Gün Evinizdesiniz

Endovenöz tedavi yöntemleri, günübirlik tedavi yöntemleri içerisinde bulunmaktadır. Genellikle, aynı gün içerisinde evinize taburcu edilirsiniz. Günlük aktivitelerinizi yapabilecek durumda olursunuz. Ancak, araba kullanmanızı genellikle 3 gün süre ile istemiyorum. Bu nedenle, bu süreçte size yardımcı olabilecekleri ayarlamanız gerekmektedir. Ayrıca işlemin yapılacağı gün, rahat bir kıyafet ile gelmeniz, sizin konforunuz açısından daha iyidir.

Endovenöz tedavi yöntemleri sırasında kullanılan ekipmanlar, ultrasonografi cihazı, kateterler (radyofrekans, lazer veya diğer yöntemlere ait) ve kateterlerin bağlandığı enerji kaynağı yaratıcısı (jeneratör) sayılabilir.

Venöz Doppler Ultrasonografi Cihazı ( Doppler Ultrasonografi, Duplex Ultrasonografi )

Ultrasonografi cihazı, daha önceki muayeneleriniz sırasında kullanılacan cihaza benzer bir cihazdır. Bacaktaki toplardamarlarınızın, görüntülerinin yansıtıldığı bir ekran ile, o görüntülerin alınmasına yarayan, mikrofona benzeyen prob adı verilen bir parçadan oluşmuştur. Ultrasonografi, diğer adıyla Doppler Ultrasonografi cihazı ses dalgası ile çalışmaktadır. Bu nedenle, radyasyon yaymazlar ve gebelerde dahil rahatlıkla kullanılabilirler. Gebelikte yapılan ultrasonografi ile temel prensipleri aynıdır. Bu konu ile ilgili detaylı yazıma buradan (venöz doppler ultrasonografi, renkli doppler ultrasonografi) ulaşabilirsiniz.

Endovenöz Tedavi Yöntemleri: Kateter, Jeneratör ve Diğer Ekipmanlar

Kateter ise, aslında uzun plastik bir borucuktur. Oldukça ince bir yapısı vardır. İçerisinden, radyofrekans veya lazer enerjilerini taşıyan parçalar geçmektedir.

Varis Tedavisi Endovenöz Tedavi Yöntemleri

Varis Tedavisi Endovenöz Tedavi Yöntemleri

Ultrasonografi ile saptanan toplardamar içerisine kesi yapmadan yerleştirilen kateter, varis veya toplardamar yetmezliğinin olduğu bölgeye konumlandırılır. Ultrasonografi cihazı bu noktada, uygulamayı yapan hekimin, en önemli yardımcısıdır. Bu sayede, çok hassas bir şekilde, radyofrekans veya lazer kateteri hastalıklı bölgeye tam olarak yerleştirilir. Daha sonra, radyofrekans veya lazer enerji kaynağı sağlayıcısı (jeneratör) ateşlenir. Jeneratörün sağladığı enerji ile radyofrekans’ta ses dalgaları ısıya, lazer’de ise ışık enerjisi hedef bölge olan hastalıklı toplardamarda ısıya dönüşür. Isınan toplardamar duvarı içerisinde bulunan kollajen adı verilen protein, büzüşür ve toplardamarın kalıcı şekilde kapatılmasına neden olur.

İşlem, lokal veya genel anestezi altında yapılabilmektedir. Günübirlik yapılan işlemler kategorisindedir. Aynı gün, çoğu hasta taburcu edilmektedir.

Lokal anestezi altında yapılan işlem sırasında, uygulama bölgesine lokal anestezik krem uygulanır. Takiben bacak steril olarak boyanır ve örtülür. Daha sonra, iğne yardımı ile kateter yerleştirilir ve işleme devam edilir. İşlem sırasında, lokal anestezik etkiyi de arttırmak için tümesan anestezik solüsyon uygulama bölgesine verilir. Tüm işlem süresi, tek bir bacak için ortalama 45 – 60 dakika arasıdır. Eğer, işlem sırasında variköz pakeler de minimal invaziv yöntemle çıkartılacaksa, işlem süresi biraz uzayabilmektedir.

Endovenöz Tedavi Yöntemlerinin Avantajları

Varis Tedavisi Endovenöz Tedavi Yöntemleri avantajlarına bir göz atacak olursak;

  • Cerrahi olarak nerede ise kesi gerektirmemektedirler. Mevcut olabilecek kesiler, minimal invaziv yöntem dolayısıyla oldukça küçüktür. Çoğu kesi, sütür gerektirmemektedir.
  • Klasik varis cerrahisi ile kıyaslandığında, endovenöz yöntemlerin başarı şansları daha yüksektir.
  • Benzer olarak, işleme bağlı komplikasyon oranları ise daha düşüktür.
  • İşlem sırasında ve sonrasında ortaya çıkan ağrı, klasik cerrahiye oranla daha düşüktür.
  • Endovenöz yöntemler güvenilir yöntemlerdir. Gelişebilecek komplikasyon oranları oldukça düşüktür.
  • Endovenöz yöntemler ile ablaze edilen toplardamarlar genellikle 12 ay içerisinde ortadan kalkmakta, ultrasonografi ile saptanamamaktadır.
  • Çoğu hasta, uygulama sonrası günlük aktivitelerine kolaylıkla dönebilmektedir. İşe geri dönüş süresi, klasik cerrahi yönteme göre daha kısadır.
  • İşlem sırasında ciltte büyük bir kesi olmadığı için, cerrahi enfeksiyon gözlenme oranı klasik cerrahi tedaviye oranla düşüktür.
  • İşlem sırasında kateter kullanımına bağlı olarak, kanama, morarma gözlenebilir. Ancak, gözlenme oranı düşüktür.
  • İşlem sonrasında ortaya çıkan morarma, hassasiyet dışarıdan lokal olarak uygulanabilecek ilaçlar ile kontrol altına alınmaktadır.
  • İşlem sonrası, 30 – 45 gün süre ile varis çorabı giyilmesi, işlem sonrası ortaya çıkabilecek sorunların azaltılmasına katkıda bulunmaktadır.
  • İşlem bölgesinde, toplardamar da oluşan bölgesel hassasiyete tromboflebit adı verilir. Seyrek olmasa da, karşımıza çıkan bu durumda, ıslak – ılık kompres uygulaması, kısa süreli oral antibiyotik ve dışarıdan anti-inflammatuar krem uygulaması oldukça etkili olmaktadır.
  • Seyrek olarak karşımıza çıkan bir durum olan sinir hasarlanması geçici bir durumdur. Zaman içerisinde, kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.
  • Endovenöz tedavi yöntemleri kateter yardımıyla yapılan işlemler oldukuları için, seyrekte olsa katetere bağlı toplardamar içerisinden akciğerlere pıhtı atması durumu (pulmoner emboli) oluşabilmektedir. Ancak, bu seyrek karşılaşılan bir durumdur. (Ben, bugüne dek işlem yaptığım hastalar içerisinde sadece iki tanesinde gözlemledim)

Son zamanlarda, popüler bir tedavi yöntemi olan varis tedavisi endovenöz tedavi yöntemleri ile ilgili söyeleyeceklerim şimdilik bu kadar. Yazı dizisine, bundan sonraki günlerde de devam edeceğim. Yöntemlerin, daha derinine inip, olası sorularınıza yanıt vermeye çalışacağım.

Eğer, sizin de son yıllarda oldukça popüler bir tedavi yöntemi olarak varis cerrahisine alternatif olan endovenöz tedavi yöntemleri konusunda sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazıyı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz