Varis ve Sosyo-Ekonomik Etkisi Üzerine Bir Yazı

Varis ve sosyo-ekonomik etkisi, başka bir deyişle; varisin toplum üzerindeki ekonomik yükünden biraz bahsetmek istiyorum. Varis ve venöz yetmezliğin, kronik hastalıklar olmasından dolayı gerek tedavileri gerek takipleri, ekonomik anlamda ekonomik olarak iyi durumda olan toplumlar için bile bir yüktür.

Günümüzde, varis ve kronik venöz yetmezliğinin toplumlarda gerçek gözlenme oranlarını saptamak birçok nedenden dolayı mümkün değildir. Bunun belki de en önemli nedeni, hastalığın hastalık olarak tanımlanmasındaki güçlüktür. Belirtilerin hangilerini bu hastalık içerisine almalı, ya da bir diğer değişle hangilerini kapsam dışı bırakmalıyız? Varis veya kronik venöz yetmezlik, bacakta kasılma, kramp gibi basit belirtilerden, ayak bileğinde yara gibi oldukça ciddi bulgulara kadar değişkenlik gösteren bir spektrumu ifade eder. Bu konuda, fleboloji adı verilen toplardamar hastalıkları ile uğraşan disiplin içerisinde bile henüz tam olarak bir fikir birliği oluşmamıştır.

Varis ve Sosyo-Ekonomik Etkisi

Kronik venöz yetmezliğin gerçek görülme sıklığı erkeklerde %2 – %56, kadınlarda ise %1 – %60 arasında değişmektedir. Toplumlarda, hastaların yaşam kalitesi üzerine olan olumsuz etkileri ve sağlık harcama bütçelerinde ayrılan payın çok yüksek olmasına rağmen halen ciddiye alınmamaktadır.

Varis veya kronik venöz yetmezlik, yaş ile artan oranda gözlenen bir durumdur. Rakamlar ile ifade edecek olursak, varis 30 – 40 yaşları arasında erkeklerde yaklaşık %3 oranında gözlenirken, 70 yaş üzerinde bu oran %40’a çıkmaktadır. Benzer oranlar, kadın cinsiyeti içinde geçerlidir. Diğer, ciddi risk faktörleri arasında, aile öyküsü (genetik), şişmanlık, uzun süre ayakta durma ve diyet bulunmaktadır. varis ve sosyo-ekonomik etkisi

Toplumda bu denli sık gözlenen varis ve kronik venöz yetmezliğinin, sağlık sistemi harcamalarına olan etkisi ise gerçekten inanılmaz boyutlardadır. Yakın zamanda, Amerika Birleşik Devlet’lerinde yapılan bir araştırma sonuçlarına göre kronik venöz yetmezliğin tedavi harcamaları yıllık 3 bilyon Amerikan Doları civarındadır. Bu miktar bir başka deyişle, batı toplumlarının, toplam sağlık harcamalarının %2’sine denk gelmektedir.

Avrupa’da durum, Amerika Birleşik Devlet’lerinden farklı değildir. Yakın zamanda, Fransa’da yapılan bir araştırma, kronik venöz yetmezlik için yılda, 2.24 bilyon Euro harcama yapıldığını ortaya koymuştur. Bu meblağın, yaklaşık %41’i ilaçlar, %34’ü hastane bakımı ve %13’ü de tıbbi katkı payı olarak harcanmıştır. Yine, 1991 yılında Fransa’da yapılan bir araştırma, bir yıl içerisinde hastanelere 200000 kronik venöz yetmezlik nedeniyle yatış yapılmış ve aynı çalışmada, 8. en önemli yatış nedeni olduğu saptanmıştır. Aynı yıl, toplam sağlık harcamalarından aldığı pay ise %2.6 oranında idi. Bir diğer Avrupa ülkesi olan Almanya’da, 1997 yılında, yapılan bir çalışma, kronik venöz yetmezliğin doğrudan yatan hastalara olan yıllık maliyetinin 250 milyon Euro civarında olduğunu ortaya koymuştur. Ayaktan tedavi edilen hasta grubunda ise bu maliyetin 234 milyon Euro, bu grupta ilaç maliyetinin ise 207 milyon Euro olduğu ortaya çıkmıştır.

Varis ve Sosyo-Ekonomik Etkisi: İsveç Çalışması

Yine bir Avrupa ülkesi olan İsveç’te 2002 yılında, kronik venöz yetmezliğin istenmeyen son safhası olan venöz ülserlerin (yara) bir hasta için ortalama haftalık bakım ücretinin 101 Euro civarında olduğu, aynı gruptaki hastaların, yıllık tedavi masraflarının ise yaklaşık 73 milyon Euro olduğu saptanmıştır.

Benzer bir açıdan yine Amerika Birleşik Devlet’lerine dönecek olursak, venöz ülserler yıllık toplam, 2 milyon iş günü kayba neden olmuşlardır. Benzer şekilde 1990 yılında, Almanya’da aynı durumun bedeli ise 270 milyon Euro olarak saptanmıştır. Fransa’da da rakamlar çok farklı olmayıp, toplam yıllık iş günü kaybı yaklaşık 6.4 milyon gün olarak saptanmıştır.

Rakamlar gerçekten oldukça ürkütücü. Benzer olarak, venöz ülserlerin, sosyo-ekonomik etkileride çok etkileyici olmaktadır. Kişinin sosyal ve günlük yaşantısını olumsuz yönde etkilediği gibi, benzer olarak, yaşam kalite ölçütlerinde de azalmaya neden olmaktadır. Venöz ülserlerin tedavilerinin uzun sürmesi (İngiltere’de yapılan bir çalışmada ortalama 9 ay) ve %20 hastada, tamamen iyileşmenin 2 yıl süresince olmaması, %66 hastada da, 5 yıl içerisinde venöz ülserlerin tekrarlaması hastalığın ciddiyetin ortaya koymaktadır. Bu nedenle, birçok toplumda, venöz ülserler erken emeklilik nedeni olarak listeye girmiştir.

Bu rakamları çoğaltmak mümkün. Ancak, sonu olmayan, moral bozucu bir noktaya geliniyor. Ama her zaman çaresizliğin içinde, bir çarenin olduğuna inandım. Bir hekim olarak tıp eğitimim süresince bir hastalığı tedavi etmeden çok, o hastalığın önlenmesinin (veya önlenebilmesinin) birçok yönden daha avantajlı olduğunu gördüm. Aslında, Hipokrat döneminden bu yana süregelen tıp’ta yakın zamana dek bu çerçevede içinde icra edilmekte idi. Kapitalizm, rakamlarla ifade edilir. Yazım içerisinde bahsettiğim tüm rakamlar, dünyanın zengin ülkelerindeki durumu yansıtan rakamlar. Anlıyamadığım (aslında, anlamaya başladığım) durum, ekonomik ve eğitimsel anlamda bu kadar zengin ve ileri ülkelerin nasıl oluyorda, sağlık harcamalarına ayrılan payda içerisinde ciddi bir oranı alıp götüren varis, kronik venöz yetmezlik gibi (kolaylıkla çoğaltılabilecek) hastalıkların önlenmesine yeterli ilgi göstermemeleri durumu. Dedim ya, ben sorunun cevabını biliyorum (sizinde bildiğinizi tahmin ediyorum), ama kabullenmek istemiyorum…. Ve, yine de bu hastalıkların önlenmesi adına elimden geleni yapmaya çalışıyorum.

Bahsettiğim gibi, varis ve sosyo-ekonomik etkisi, son yıllarda artan tedavi maliyetleri ile tüm toplumları ciddi oranda etkilemeye başlamıştır. Bu nedenle, erken dönemde tanı konulması ve tedaviye başlanılması daha sonra artacak tedavi giderlerinin önceden azaltılabilmesi açısından oldukça önemli bir adımdır.

Eğer, sizin de bu konuda sormak, eklemek veya yorum yapmak gibi istekleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazıyı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

p.s.: Bu yazı için kaynak: Prevalence and socioeconomic data in chronic venous disease: how useful are they in planning appropriate management? Author: D. J. Milic, 2011

Cevap Yaz