Varis ve Varikosel

Varis ve Varikosel

Tekrar merhaba. Bugün, yine size varisten bahsedeceğim. Varisin erkeklerde, farklı bir bölgede olan halinden bahsedeceğim. Testis veya yumurtalıklarda olan varis, yada diğer adıyla Varikosel’den bahsedeceğim. İki açıdan aslında çok önemli bu durum. Birincisi, farkedilmeyip tedavi geçiktirilirse kısırlığa kadar ulaşan bir duruma neden olması, ikincisi ise, son yapılan çalışmalarda, erkekler arasında ciddi anlamda depresyona neden olduğunun saptanması. Varis ve Varikosel

Varis ve Varikosel

Varikosel, aslında varisin kendisidir. Bir toplardamar hastalığı, olup testisler (yumurtalıklar) çevresinde bulunan plexus pampiniformis’in (venöz – toplardamar yumağı) anormal derecede genişlemesi ile ortaya çıkmaktadır. Bu oluşumun asıl görevi, testislerin fonksiyone spermler üretebilmesi için uygun olan ısı ortamını sağlamalarıdır. Evet, yanlış anlamadınız, aslında çok önemli bir görevi var bu yapının. Biraz daha açıklamak gerekirse, testisler erkeklerde spermlerin üretilip, depolandığı bir organdır. Skrotum (yumurtalık kesesi) adı verilen, oldukça gevşek bir kese içerisinde yerleşmiştir testisler. Bu kese içerisinde olmalarının farklı nedenleri vardır aslında. Testislerin, uygun fonksiyonda sperm üretebilmeleri için vücut ısı değerimizden 4 – 6 santigrad derece daha düşük ısı değerleri arasında bulunmaları gerekir. Bu değerlerin altında veya üzerindeki ısı ortamlarında testisler, yeterli ve sağlıklı sperm üretimi yapamaz.

Testisler ve Varis

Testisler de varis gelişimine bağlı olarak, erkek kökenli infertilite (kısırlık) oluşur. Isı ortamındaki değişiklik, testislerde sperm üretimi dışında, yine testislerden salınan testosteron adı verilen erkeklik hormonunun üretim ve salınmasını da olumsuz etkilemektedir. Bu hormonun yetersizliği sonucunda ise, erkeklerde kıllanmada geçikme, libido da (cinsel istek) azalma ve sertleşme sorunları gibi durumlar ortaya çıkar. Daha ileri yaşlarda ise, kemik erimesinin bir nedeni olarak karşımıza çıkar. Basit bir toplardamar yapısının vücudumuzda (sadece orada kalsa, biz erkeklerin beyinlerinde de yaratıyor) ortaya çıkardığı kaos’a bakar mısınız?

Varis ve Kısırlık

varis ve varikoselCinselliğin halen bir tabu olarak görüldüğü, yeterli cinsel eğitimin maalesef erken yaşlarda verilemediği bizim gibi toplumlarda bu durum oldukça önemlidir. Sadece, infertilite nedeni olarak kalmayan bu durum, ruhsal anlamda sağlıklı bir yaşam sürmeye çalışan bireyleri etkilemekte, depresyon gibi toplumda ciddi bir sorun olan duruma neden olmaktadır.

Varikosel’in aslında bir varis çeşidi ve infertilite nedeni olduğu gerçeği yakın zamana dek pek üzerinde durulmayan bir durum idi. Ancak, infertilite üzerine yapılan çalışmalar ile hastalığın önemi daha iyi anlaşılmıştır. Plexus pampiniformis adı verilen toplardamar yumağı içerisinde, varikosel durumunda biriken veya göllenen kan, basit olarak testis iç ortamında ısı artışına neden olur. Hassas ısı derecelerinde (vücut ısısından 4 – 6 santigrat derece düşük) bulunması gereken testislerde; sperm ve testosteron hormon üretimi ciddi anlamda bozulur. Daha da önemlisi, artmış ısı ortamında bulunan testislerde kanser gelişim riski belirgin oranda artmaktadır. Isı değişikliklerine bu kadar hassas testisler, bu nedenle skrotum adı verilen kese içerisinde yerleşmiş, adeta mobil bir haldedirler. Gerçekten de, havaların çok sıcak olduğu ortamlarda, testisler yumurtalık kesesinin en altında, adeta vücudumuzdan uzaklaşmış bir halde bulunur. Tam tersine, kışın soğuk havalarda ise, kesenin en üst noktasında, vücudumuza en yakın yerde bulunmaktadır. İşte, bu ısı değişikliklerindeki hareketlerin sağlanmasına plexus pampiniformis’te katkıda bulunmaktadır.

Varis ve Varikosel: Testosteron Hormon Dengesi Bozar Mı?

Her ne kadar, herkes tam olarak bilmese de testosteron biz erkekler için oldukça önemli bir hormondur. Erkeklik ile ilgili hemen her durumda karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle, erken yaşlardan başlıyarak, ebeveynlerimizin daha sonrasında ise biz erkeklerin ara, ara yumurtalık kesesini ve testisleri kontrol etmesi oldukça önemlidir. Testislerin etrafında veya yumurtalık kesesi içerisindeki kitlenin hissedilmesi durumunda, bir uzmana (tercihen ürolog) danışılması ileride ortaya çıkabilecek ciddi sorunların önlenebilmesi açısından oldukça önemlidir. Kendi kendimize yapabileceğimiz bu muayene için en iyi ortam aslında, sıcak bir banyo sırasında, ayakta pozisyonda olduğumuzdadır. Bu pozisyonda, yumurtalık kesesi içerisinde bulunan testisler, kesenin en aşağı pozisyonunda (sıcak suya bağlı olarak artmış vücut ısısı nedeniyle) bulunmaktadır. Basit ve hassas bir şekilde, kese ve testisler kitle varlığı açısından muayene edilmelidir. Bu muayene, kadınlarda kendi kendilerine düzenli olarak yapılması önerilen meme muayenesi ile benzerlik göstermektedir.

Varis, Başka Nerede Görülür?

Varikosel, aslında bir toplardamar hastalığıdır demiştim, hatırlarsanız yazının başında. İşte, varisin testislerde gözlenen bu formunun birde anüs çevresindeki toplardamarlarda gözleneni var ki, ona da hemoroid yada halk arasındaki adı ile basur adı verilir. Basur ve varis ile olan ilişkisi ile ilgili detaylı, ayrı bir yazı yazmayı planlıyorum. Burada, konunun dağılmaması için, şimdilik bahsetmeyeceğim.

Varis ve vücudumuzda görüldüğü farklı yerler ile ilgili olarak yazdığım yazımı okumanızı öneririm. Yazının bağlantısı; burada (varis nerelerde olur?).

Varikosel, eğer yeterli ön bilgiye sahipseniz, varis gibi kolay teşhis edilebilen bir hastalıktır. Kendi, kendimize yapacağımız muayene ile veya şüphe durumunda yapılan skrotal doppler ultrasonografi ile kolaylıkla teşhisi konulabilmektedir. Teşhisindeki kolay, benzer şekilde tedavisine de yansımaktadır. Varikosel’in günümüzdeki modern minimal invaziv tekniklerle tedavisi, varis hastalığın tedavisi gibi oldukça hızlı ve kolay hale gelmiştir. Gelişmiş tedavi yöntemleri sayesinde, günlük rutin aktiviteler bölünmeden tedavi edilebilir, bir kaç saatlik gözlemden sonra evinize dönebilirsiniz.

Varis ve varikosel, her iki hastalıkta bir diğeri ile bağlantılı. Bu bağlantı ile ilgili bir yazı idi. Eğer, sizin de varis, ve damar sağlığı ile ilgili sormak istedikleriniz veya eklemek istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazıyı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz