Varis Yarası Belirtileri

Varis Yarası Belirtileri

Merhaba, varis yarası belirtileri ve varis yarası tedavisi ile ilgili bilgi vermek istiyorum. Varis veya venöz yetmezlik; 50 yaş üzeri yetişkinlerin yaklaşık olarak yarısında gözlenen bir durumdur. Varis veya venöz yetmezlik tedavi edilmediğinde; varis yarası gibi ciddi sonuçlara neden olabilmektedir. Bu konu ile bağlantılı olarak, varis neden tekrarlar yazımı okumanızı şiddetle tavsiye ederim.

Varis veya venöz yetmezliğin erken tedavisi, varis yarası gelişim riskini oldukça azaltmaktadır. Varis yarası (venöz ülser) tedavisi, oldukça zahmetli ve masraflı bir tedavi süreci olduğu için; erken tanı ve tedavi oldukça varis yaraları ortaya çıkmadan oldukça anlamlı olmaktadır.

– Varis yarası, sosyo-ekonomik bir sorundur

Varis ve venöz yetmezlik; toplardamar içerisinde yer alan kapakçıkların yetersizliği ve buna bağlı olarak toplardamar kan basıncının çok yüksek seviyelere çıktığı (venöz hipertansiyon) bir durumdur. Artan basınca dayanıklı bir savunma geliştiremeyen yüzeysel toplardamarlar; zaman içerisinde giderek genişler, eğri – büğrü bir hal alır. Bu aşamada, eklenen kaşıntı ile ayak bileği seviyesinde renk değişimi de gözlenir. Kahverengi, mor ve yeşilimsi renk değişimi; aslında azalmış toplardamar içerisi kan akımına bağlı olabileceği gibi; aynı zamanda artmış toplardamar basıncı sonucunda; deri altına sızan eritrositler (kırmızı kan hücreler, alyuvarlar) içerisinde bulunan demir (Fe2) elementine bağlıdır. Bu duruma biz, staz dermatiti adı vermekteyiz.

– Varis yarası belirtileri nelerdir?

Varis yarası (venöz ülser), venöz yetmezlik sonucunda ortaya çıkan bir durumdur. Bu süreç uzun sürede ortaya çıkmaktadır. Genellikle, ilk belirti ayak bileği seviyesinde yeni damar yapılarında artıştır. Ancak, bu durum kolaylıkla fark edilemeyen bir durumdur. Erken dönemde fark edilmediği için, zaman içerisinde de belirginleşir ve mevcut duruma kaşıntı eklenir. Kaşıntı; toplardamar dışına sızan kanın içerisindeki alyuvarlar da bulunan demir elementinin cilt ve ciltaltında yaptığı uyarıya (irritasyona) bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Varis yarası olan hastalarda ayak bileği bölgesinde ortaya çıkan bu kaşıntı aslında mevcut durumun ciddiyetini de ortaya koymaktadır. Çünkü, bu aşamada tedavi edilmeyen varis yaraları genellikle yakın zamanda enfekte olmakta, iltihabi durum gelişmektedir. Bu durumun en önemli nedeni, cildimizde bulunan normal patojen mikropların (zararsız bakteriler), kaşıntı nedeni ile iyice incelmiş cilt derisinden daha derin dokulara doğru geçişidir. Bu geçiş sonucunda, hemen yanındaki toplardamara ulaşan mikroplar; kolaylıkla tromboflebit’e (pıhtı ile beraber damar iltihabı) neden olur. İleri dönem varis yarası bulunan hastaların büyük çoğunluğu bu dönemde doktora müracaat etmektedir. Tromboflebit ile ilgili olan yazımı okumak ister misiniz? Bağlantısı burada (tromboflebit ve derin ven trombozu).

Varis yarasına bağlı olarak ortaya çıkan damar iltihabı durumu (tromboflebit) eğer tedavi edilmez veya yeteriz tedavi edilirse; zaman içerisinde ana toplardamar seviyesine dek çıkabilir. Bu noktada, ortaya çıkan hastalık daha ciddi bir hastalık olup, yine pıhtı ile seyretmektedir. Biz bu duruma, Derin Ven Trombozu (derin ven trombozu ne demek?) adı vermekteyiz.

– Varis Yarası Belirtileri: varis yarası teşhisi nasıl konulur?

Varis yarasının teşhisi, klinik değerlendirme ile konulsa da, yaraların benzerliği açısından atardamar yaralarından tedavi farklılıkları nedeniyle mutlaka ayrılmalıdır. Varis veya venöz yetmezliğe bağlı olarak ortaya çıkan varis yaraları (venöz ülser) tipik olarak, ayak bileği iç tarafında (iç malleol) gözenlenir. Oysa, atardamar hastalıklarına bağlı olarak gelişen yaralar, daha sık bir kural olarak ayak bileği dış tarafında (dış malleol) gözlenir.

– Varis yarası oluşumu nasıl önlenir?

Varis yarasının oluşumu, varis veya venöz yetmezliğin erken dönemde doğru ve etkili tedavisi ile engellenir.

– Varis yarasının (venöz ülser) tedavisi nasıl yapılır?

Varis yarasının tedavisinde temel amaç, yara bölgesinde sağlıklı cilt (deri) gelişimin sağlanmasıdır. Çoğu hastada, tedavide ilk basamak varis veya venöz yetmezliğin etkili tedavisidir. Bu amaçla; hastanın bilgilendirilmesi, bacakların yukarıya kaldırılması, elastik varis çoraplarının kullanımı oldukça önemlidir. Tek başına, damar veya ağız yolu ile verilen antibiyotiklerin faydası yoktur.

Elastik olmayan, diz altı varis çorapları; venöz pompanın fonksiyonlarının yeniden sağlanması açısından özellikle varis veya venöz yetmezlikli hastalarda oldukça etkilidir. Varis çorapları sadece venöz pompanın iyileştirilmesinde etkili olmakla kalmaz, aynı zamanda da inflammatuar sitokinlerin de azaltılmasına katkıda bulunurlar. Zaman içerisinde azalan ödem, varis yarasının iyileşmesi, fibroblastik aktivitenin yeniden oluşması açısından çok önemlidir.

Deri greftleri veya yapay deri greftleri de varis yarasının tedavisinde son zamanlarda kullanılan tedavi seçenekleri arasında bulunmaktadır. Ancak, yöntemlerin yeni olması ve sınırlı kullanımları nedeniyle henüz sonuçların etkili olup olmadığı konusunda bir yorum yapabilmek pek mümkün değildir.

Varis yarasının tedavisinde bilinen en etkili yöntem; lokal anestezi eşliğinde uygulanan endovenöz ablasyon yöntemleridir. Bu yöntemler arasında, lazer veya radyofrekans arasında sonuçlar açısından büyük bir fark yoktur. Perforatör yetmezliği durumunda ise, perforatörlere yönelik bağlama, ablasyon veya köpük skleroterapisi uygulanan yöntemler arasında yer almaktadır.

Varis yarasının tedavisi hem masraflı, hem de oldukça uzun süren bir tedavidir. Aynı zamanda, etkili bir tedaviye rağmen, tekrarlama olasılığı da oldukça yüksektir. Ancak, yukarıda da belirttiğim gibi, varis veya venöz yetmezliğin erken tanı ve tedavisi varis yarasının ortaya çıkma sürecini de engelleyebilmektedir.

Varis yarası ile ilgili olarak benim size anlatacaklarım, kısaca bu kadar. Eminim, sizin de sormak istedikleriniz vardır. Bana sorularınız için buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, bana sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazımı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

p.s.: Yazı kapak ve içerik resimleri; www.freeimages.com adresinden alınmıştır.

Cevap Yaz