Yaşlılık ve Varis: Tedavi Seçenekleri Neler?

Yaşlılık ve Varis

Merhaba. Bugün, varis’in yaşlılık ile olan ilgisinden biraz bahsetmek istiyorum. Yaşlanma, aslında doğumla başlayan yaşantımız süresince devam eden engellenemez bir süreçtir. Bu süreçte, vücudumuzdaki her organ bu süreçten farklı derecelerde etkilenmektedir. Buna bağlı olarak, farklı durumlar ile karşı karşıya kalmaktayız. Her organ gibi, toplardamarlarımızın bu süreçten etkilenmesi de farklı derecelerde karşımıza çıkmaktadır. Asıl mesele, özellikle her çeşit sağlık sorunu için yüksek risk oluşturan yaşlılık sürecinde, hastalık bulgularına gereken önemin verilmesi, erken tedavi uygulaması ile rahat ve sağlık açısından sorunsuz bir dönem geçirilmesidir. Yaşlılık ve Varis

Yaşlanma süreci içerisinde, birçok yakınma kolaylıkla göz ardı edilebilmektedir. Bazen, bir belirti bir diğer hastalık ile ilişkilendirilmektedir. Bu durum, çoğu hastalığın tedavisini olumsuz yönde etkilemektedir. Çoğu yaşlıya yaşlanma sürecinin bir parçası olduğu söylenen, bacaklarda kramp, ağırlaşma gibi belirtiler aslında altta yatan varis ve toplardamar hastalığının belirtileri olabilmektedir. Sadece yaşlılarda değil, tüm bu bulgulara sahip hastalar için, mevcut bu durumun düzeltilebilmesi ve daha sağlıklı, konforlu bir hayat sürdürebilmeniz için tedavi seçenekleri mevcuttur. Bu durum için, minimal invaziv tekniklerin katkısı sayesinde, herhangi bir yaş kısıtlaması mevcut değildir.

Varis veya venöz yetmezlik, sağlıklı toplardamarların içerisinde bulunan kapakçıkların fonksiyonlarını tam olarak yapamamasına bağlı olarak, asıl olarak kanın yerçekiminin etkisi ile bacaklarda toplanması sonucu oluşur. Bunun sonucunda, bacaklarda ağırlaşma, künt ağrı, kasılma, ciltte renk değişiklikleri oluşmaktadır. Toplardamarlar duvarlarında yer alan kollajen adı verilen proteinin, yaşlanma sürecinde azalmasından dolayı varis ve toplardamar hastalıkları yaşlılarda daha fazla oranda gözlenmektedir. Benzer şekilde, ciltte bulunan proteinlerinde yapılarındaki değişim, varise bağlı ülserlerin yaşlılarda daha fazla ve şiddetli oranda gelişmesine neden olur.

Benzer şekilde, derin ven trombozu’da genişlemiş, eğri – büğrü toplardamarların daha fazla oranda gözlendiği yaşlılarda normal popülasyona oranla daha fazla oranda görülmektedir. Derin ven trombozu’nun yaşlılarda daha yüksek oranda gözlenmesinin diğer nedenleri;

  • genişlemiş bu toplardamarların daha yüksek oranda travmaya maruz kalması,
  • hareketsizlik veya kısıtlı hareket edebilme nedeniyle yavaşlamış toplardamar kan akımı,
  • pıhtılaşmaya olan eğilimin yaşlılıkla artması,
  • yaşlanmaya bağlı diğer tıbbi nedenlerden dolayı hareket edememe durumu veya dejeneratif hastalıklardan dolayı yatağa bağlı kalma veya operasyon geçirme (kalça veya diz protezi)

Yaşlılık ve Varis: İleri Yaş, Varis Tedavisi İçin Bir Engel Mi?

Çoğu yaşlı hasta, varis tedavisinde klasik ameliyatın tek çare olduğunu sanmaktadır. Bu nedenle, tedavi şanslarını erken dönemde kaybedebilmektedirler. Minimal invaziv yöntemlerin hemen her gün giderek artan oranda kullanıldığı bir dönemde, varis tedavisi için de günübirlik tedavi seçenekleri mevcuttur. Bu tedavi seçenekleri arasında bulunan endovenöz lazer veya radyofrekans tedavileri yaşlı hastalara, rahatlıkla anestezi verilmeden uygulanabilmektedir. Sadece anestezi gerektirmemekle kalmayıp, nerede ise kesi yapmadan tedavi olabilme şansını da sunmaktadır. Bu nedenle, işlem riski/yarar oranlaması yağıldığında, yaşlılar için ideal bir tedavi yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Eğer, sizin de yaşlılıkta varis, ve damar sağlığınız ile ilgili sormak istedikleriniz varsa, bana buradan  ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazımı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Cevap Yaz