Varis Tedavisi En Yeni Yöntemler

Varis Tedavisi En Yeni Yöntemler

Yeni yazımın konusu son zamanların ilgi odağı haline gelen varis tedavisi en yeni yöntemler. Bu konu ile sitem içerisinde farklı yazılarım mevcut. Eğer, toplu halde bunları okumak isterseniz bu bağlantıdan ulaşmanız mümkün. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum.

Az önce de belirttiğim gibi, bu yazının konusu varis tedavisi en yeni yöntemler. Amacım, varis tedavisi sırasında kullanılan ameliyatsız, daha doğrusu ayaktan, hastanın yatırılmasını gerektirmeden tedavi edilmesine imkan veren yöntemleri derli – toplu şekilde size sunmak.

Hadi bakalım, biraz varis tedavisi en yeni yöntemler konusunda bilgi verelim

Varis Tedavisi En Yeni Yöntemler

Size varis tedavisi en yeni yöntemler ile bilgi vermeden önce, varis neden oluşur bu konu ile ilgili temel bilgi vermek istiyorum.

  • Varis Nedir?: Her şeyden önce, varis bir toplardamar hastalığıdır. Toplardamar içerisinde bulunan ve kanın vücudumuzun pompa sistemi olan kalbe geri dönüşünü kolaylaştıran kapakçık sisteminin görevini tam olarak yapmaması ile ortaya çıkan bir durumdur. Toplardamar içerisinde bulunan ve oldukça hassas bir yapıda olan kapakçıkların yetersiz çalışması sonucunda venöz yetmezlik veya daha ileri hali ile varis ortaya çıkar. Varis ile ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz, bu yazı tam size göre. Bağlantısı burada.
  • Varis Belirtileri Nelerdir?: Venöz yetmezlik ve ileri hali olan varis her hasta da farklı şekilde karşımıza çıkıyor. Bunun nedenleri arasında; cinsiyet, sosyo-ekonomik durum, eğitim seviyesi bulunmaktadır. Hastalar belirgin bir yakınma olmadan veya ayağında varis yarası ile karşımıza çıkabilmektedir. Ama çoğu varis hastası karşımıza damarlarımda belirginleşme ve artma oldu diye gelmektedir. Başka bir deyişle, yüzeysel yeşil – kırmızı damarlar çıktı şeklinde yakınmaları olmaktadır. İlerlemiş varis durumunda ise, yüzeysel damarlarda eğri – büğrü hal alma ve belirginleşme, bazen bunların üzerinde kaşıntı, renk değişimi, kızarıklık gözlenebilmektedir. Daha da ilerlemiş durumda ise artık, kahverengi – siyah görünüm, basmakla solmayan kalıcı damarlar yerini almaktadır. Buraya kadar anlattığım varis belirtilerini özetleyecek olursak;
    • açık veya koyu renkli (çoğu zaman mor – siyah) belirgin yüzeysel toplardamarlar,
    • belirginleşmiş adeta eğri – büğrü hal almış veya yumaklaşmış bir yere daha belirgin şekilde toplanmış yüzeysel damarlar,
    • bacakta diz altında arka bölgede (çoğu zaman baldır belgesi) kasılma ve kramp,
    • özellikle dinlenme, uzun yolculuklarda (araba veya uçak) kasıktan başlayarak – ayak tabanına dek yayılan bir ağırlık hissi, bacağı hareket ettirmede isteksizlik veya güçlük hali,
    • daha ileri durumlarda bacakta zonklama, veya yanma hissi,
    • özellikle akşam saatlerinde daha belirgin olan diz altı bölge veya ayak bileğinde şişme (ödem) hali,
    • aralıklı olarak yüzeysel damarların belirginleştiği veya belirginleşmeye başladığı bölgelerde kaşıntı hali, sürekli kaşıma isteği,
    • bacakların iç veya dış taraflarında kasık – diz arası bölgede örümceksi, kılcal yapıda damarların ortaya çıkması
  • Varis Risk Faktörleri Nelerdir?: Her hastalıkta olduğu gibi, venöz yetmelik veya varis için bazı risk faktörleri mevcuttur. Bu risk faktörlerini sıralayacak olursak;
    • yaş, sadece varis için değil diğer tüm hastalıklar için bir risk faktörüdür. Ancak, varis durumunda daha belirgin bir risk faktörü olarak karşımıza çıkar. Ortalama her 2 yetişkinin birisinde (%50) varis bulunması bu durumu ortaya koymaktadır. Toplardamar içerisinde bulunan kapakçıkların, yaş alma süreci içerisinde deformasyonu (bozulması) buna neden olmaktadır.
    • cinsiyet, her ne kadar eski ve yer etmiş bir bilgi olsa da varisin cinsiyet ayrımı yaptığı kısmen doğrudur. Varis, kadınlarda, erkeklere oranla biraz daha fazla oranda gözlenmektedir. Ancak bu durum özellikle yetişkin döneme geldiğinde nerede ise eşitlenmektedir. Kadınlar arasında venöz yetmezlik ve varisin daha fazla gözlenmesinin en önemli nedeni, gebeliklerdir. Artan gebelik sayısı veya ikiz – üçüz gebelikler, bu durumun en önemli nedenidir. Bir alt maddede biraz daha detaylı anlatacağım.
    • gebelik, az önce de belirttiğim gibi gebelik kadınlar için önemli bir risk faktörüdür. Gebelik döneminde artan hormonlara (östrojen ve progesteron) bağlı tüm damar sisteminin genişlemesi, kanın özellikle bacaklarda birikmesi ve rahim (uterus) içerisinde yer alan bebeğin bacaklardan gelen ve kalbe kanı geri getiren ana toplardamarı sıkıştırması en temel 2 nedendir. Varis Tedavisi En Yeni Yöntemler
    • genetik veya kalıtım, varis bir aile geçişli (kalıtsal, genetik) hastalıktır. Maalesef anne ve babanın birisinde veya ikisinde varisin bulunması sizde de varisin yüksek olasılıkla bulunacağını ifade eder. Bunun çok az bir oranda istisnası ile karşılaştım. Özellikle, anne ve anneanne tarafında varisi bulunan kadın hastalarım son yıllarda belirgin oranda artmaktadır. Erkekler için henüz tam bir oran veremiyorum, ancak onlarda da son yıllarda varis oranı ciddi bir artış gösteriyor.
    • şişmanlık (obezite), son yılların popüler bir hastalığı olan şişmanlık venöz yetmezlik ve varis için belki de değiştirilebilir risk faktörlerinin en başında yer almaktadır. Şişmanlık nedeniyle, hareketsiz kalma veya az hareket etmeye bağlı olarak bacak baldır bölgesinde bulunan ve aktif şekilde kanın kalbe geri pompalanmasını sağlayan kas pompası (baldır kas pompası) aktif şekilde çalışamaz ve kanın yer çekimi nedeniyle diz altında toplanmasına neden olur. Bu durum ileri dönemde de yakınmaların artmasına hatta toplardamar içerisinde kanın pıhtılaşması riskini arttıran bir durum halini alır. Şişmanlık ve varis ile ilgili detaylı yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
    • uzun süre oturma veya ayakta durma, bu durum az önce belirttiğim bacak kas pompası durumu ile yakın ilgilidir. Baldır kas pompasının aktif şekilde çalışmasını engelleyen uzun süre oturma (yatma) ve ayakta sabit durma hali, toplardamar içerisinde kan basıncının artmasına ve venöz yetmelik belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur.
  • Varis Nasıl Teşhis Edilir?: Venöz yetmezlik ve varisin teşhisi oldukça kolaydır. Hastanın şikayeti ile beraber yapılan detaylı fizik muayene çoğu zaman teşhisi koydurur. Ancak, tanının kesinleşmesi ve daha da önemlisi tedavi yöntemlerinin planlanması açısından Venöz Doppler Ultrasonografi yöntemi ile muayenenin tamamlanması oldukça önemlidir. Venöz Doppler Ultrasonografi yöntemi ile ilgili merak ettikleriniz için bu yazımı okumanızı tavsiye ederim. Venöz Doppler Ultrasonografi sayesinde, toplardamar içerisinde deformasyona uğramış kapakçık yapıları ve kanın akım yönü hakkında detaylı bilgiler elde edilir. Yine toplardamar içerisinde yer alan kan pıhtılaşması ile ilgili sağlıklı bilgiler vermektedir.
  • Varis Nasıl Tedavi Edilir?: Venöz yetmezlik ve varis tedavisinde en başta yapılması gereken, düzenleyici faktörlerin devreye sokulmasıdır. Düzenleyici faktörler arasında; kilo verilmesi, düzenli hareket edilmesi, düzenli spor yapılması (yürüyüş, yüzme, aerobik, pilates) bulunmaktadır. Bunların düzenlenmesi tedavinin temelini oluşturmalıdır. Aksi taktirde diğer uygulanacak tedavilerin etkinlikleri de düşük seviyede olacaktır.
  • Varis Tedavisi En Yeni Yöntemler (Ameliyatsız Varis Tedavisi): Varis tedavisinde, son 10 yıl içerisinde oldukça ciddi gelişmeler olmuştur. Bu gelişmelerin temelini minimal invaziv endovasküler tedavi yöntemleri oluşturmaktadır. Minimal invaziv endovasküler tedavi yöntemlerinin temel amacı, hasta için klasik ameliyat gibi büyük bir travma – stres nedeni olmadan (ameliyatsız varis tedavisi), kısa sürede etkili bir tedavi sağlamaktır. Bu konu ile ilgili daha detaylı bilgi almak isterseniz, bu yazım tam size göre. Gelelim bu yazının temel konusu olan varis tedavisi en yeni yöntemler hakkında bilgi vermeye. Bahsedeceğim yöntemler, varisin tedavisinde kullanılan minimal invaziv endovasküler veya hastalar arasında kullanılan adıyla ameliyatsız varis tedavilerini oluşturmaktadır. Bu tedaviler aslında çok ciddi anlamda ilerleme gösterdi. Yaklaşık 15 sene önce endovenöz lazer ve endovenöz radyofrekans tedavi seçenekleri ile başlayan dönem, günümüzde varisin biyolojik yapıştırıcılar ile kapatılması noktasına geldi.
    • Termal veya ısı kullanılarak varisin tedavi edildiği yöntemler: Bu tedavi yöntemleri, aslında ilk jenerasyon tedavi yöntemleri olarak bilinmektedir. Endovenöz lazer ve radyofrekans tedavi yöntemleri bu grup içerisinde yer almaktadır. Temel olarak bir kateter yardımı ile iletilen enerjinin (ışık veya ısı) damar içerisinde ısıya dönüştürülmesi ve hastalıklı damarın bu enerji ile kapatılması prensibine dayanmaktadır. Günümüzde halen ileri derece venöz yetmezlik veya varisin tedavisinde %95 – %98 başarı oranları ile kullanılmaktadır. Bu tedavi yöntemlerinin uygulaması lokal anestezi eşliğinde yapılmakta ve hasta 3 – 4 saat işlem sonrası gözlemi takiben yürüyerek evine gidebilmektedir.
    • Varis tedavisinde biyolojik yapıştırıcılar: Biyolojik yapıştırıcılar, uzun zamandır tıpta kullanılmaktadır. Toplardamar hastalıklarının tedavisinde son yıllarda, yapıştırıcının da gelişim sürecine bağlı olarak aktif şekilde kullanılmaya başlandı. Özellikle, tümesan anestezi (özel, lokal bir anestezi şekli) gereksinimini ortadan kaldırması ve iyileşme sürecinin ısı kullanılarak damar kapatma yöntemlerine göre daha kısa ve sorunsuz olması yönteme olan ilgiyi arttırmıştır. Günümüzde varis tedavisinde siyanoakrilat biyolojik yapıştırıcı (süper yapıştırıcı, zamk tedavisi) kullanılmaktadır. Erken dönem başarı sonuçlarının değerlendirilmesi, bu yöntemin başarı açısından diğer yöntemlerden daha farklı olmadığını, hasta tarafından da olumlu bulunduğunu belirtmektedir. Minimal invaziv yöntemlerin revaçta olduğu bu dönemde biyolojik yapıştırıcılar sadece ana toplardamar varislerinin tedavisinde değil, aynı zamanda önemli bir varis grubunu oluşturan yan dal varislerinin tedavisinde de biyolojik yapıştırıcının aktif şekilde kullanılacağını göstermektedir. Son yıllarda aktif şekilde kullanılan varis biyolojik yapıştırıcısı ve kullanımı ile ilgili olarak yazdığım bu yazıma buradan ulaşabilirsiniz. Yazımda bahsettiğim bu yöntemi aktif olarak hastalarıma uygulamaktayım. Memnuniyet oranları ise oldukça yüksek.

Yazımın sonuna geldim. Konu ile ilgili sormak istediğiniz sorularınız için bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, yine her yazımın sonunda da belirttiğim gibi lütfen sorunuzu sormadan önce sorularınız ile ilgili açıklayıcı bu yazımı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

 

WhatsApp WhatsApp Mesaj